WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahallesinde bulunan taşınmazının tapu kaydında önceden bulunmayan ve mülkiyet hakkını kısıtlayan bir şerhin tek taraflı bir işlemle konulduğunu belirterek, bu şerhin terkinini talep etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun; 1- Taşınmaz yükünün tescilini ve kazanılmasını düzenleyen 840. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Aksine bir hüküm yoksa, taşınmaz yükünün kazanılmasında ve tescilinde taşınmaz mülkiyetine ilişkin hükümler uygulanır.”, 2- Yolsuz tescilin terkinini ve değiştirilmesini düzenleyen 1025. maddesinde; “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.” 3- “Düzeltme” başlıklı 1027. maddesinde; “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir....

İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkili idareye karşı 2942 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak daha önce açılan bir dava nedeniyle 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince dava ve tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar ilgili şerhin konulduğunu, mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde herhangi bir süreye tabi olmayan şerhin tapu müdürlüğü tarafından resen kaldırılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şerhin iki yıl gibi uzun bir süre kaldırılmaması halinde dava konusu edilebileceğini, davacının şerhin kaldırılması için Tapu Müdürlüğüne başvurmaksızın dava açmasının kötüniyet göstergesi olduğunu, şerhin tapu müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen idari bir işlem olduğunu, bu nedenle şerhin terkinine ilişkin davaların idari yargıda görülmesi gerektiğini, açılan davada görevsizlik kararı verilmesini ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 22 nci maddesi uyarınca...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.01.2008 gününde verilen dilekçe ile gaiplik, tescil ve şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; gaiplik ve tescil talebinin kabulüne, şerhin terkini talebinin reddine dair verilen 22.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK.nun 588. maddesi gereğince ... gaipliğine, dava konusu taşınmazdaki hisselerinin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tapu kaydındaki takyidatların terkinine karar verilmesi isteği ile açılmıştır....

gerektiğini, şerhin kaldırılması için gerekli şartların oluşmadığını ileri sürmüştür....

mahkeme kararlarına rağmen kazanılmış hakların uygulanmasının mümkün olmadığını, bu durumların önüne geçmek için idare lehine düzenlenen 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin (b) bendi çerçevesinde, dava konusu yapılan taşınmazın tapu sicillerine bu şerhlerin konulmasının talep edildiğini, şerhin konulduğu tarihten önce, dava konusu taşınmaz ile ilgili mahkeme nezdinde 2942 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak açılmış bir dava bulunduğunu, ilgili şerhin dava ve tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar konulduğunu, ilgili yazı gereği mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde herhangi bir süreye tabi olmayan şerhin tapu müdürlüğü tarafından resen kaldırılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şerhin uzun bir süre kaldırılmaması halinde dava konusu edilebileceğini, bu sürenin en az 2 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu şerhin konulmasından itibaren geçen sürenin 2 yılın çok altında olduğunu, idareye yapılacak bir başvuru ile de şerhin kaldırılması...

mahkeme kararlarına rağmen kazanılmış hakların uygulanmasının mümkün olmadığını, bu durumların önüne geçmek için idare lehine düzenlenen 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin (b) bendi çerçevesinde, dava konusu yapılan taşınmazın tapu sicillerine bu şerhlerin konulmasının talep edildiğini, şerhin konulduğu tarihten önce, dava konusu taşınmaz ile ilgili mahkeme nezdinde 2942 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak açılmış bir dava bulunduğunu, ilgili şerhin dava ve tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar konulduğunu, ilgili yazı gereği mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde herhangi bir süreye tabi olmayan şerhin tapu müdürlüğü tarafından resen kaldırılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şerhin uzun bir süre kaldırılmaması halinde dava konusu edilebileceğini, bu sürenin en az 2 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu şerhin konulmasından itibaren geçen sürenin 2 yılın çok altında olduğunu, idareye yapılacak bir başvuru ile de şerhin kaldırılması...

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile şerhin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ... Köyü 376 parsel sayılı taşınmazın yörede 1981 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, tapu kaydı üzerindeki şerhin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline; şerhin iptali davası gerçek muhatap aleyhine ikame edilmediğinden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir....

Yönetimi tarafından kesinleşen tahdide dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil ile taşınmazın tapu kaydında yer alan şerhin kaldırılması istemlerine ilişkindir. Çekişmeli 580 sayılı parselin tapu kaydı incelendiğinde, davalılar murisi ... lehine “rücu şartı”na ilişkin şerh bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davacının, çekişmeli taşınmazın tapu kaydında yer alan şerhin kaldırılmasına yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, hükümde bu hususa hiç değinilmemiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçelerle, davacı ... Yönetimi ve bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/05/2018 günü oy birliği ile karar verildi....

mahkeme kararlarına rağmen kazanılmış hakların uygulanmasının mümkün olmadığını, bu durumların önüne geçmek için idare lehine düzenlenen 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin (b) bendi çerçevesinde, dava konusu yapılan taşınmazın tapu sicillerine bu şerhlerin konulmasının talep edildiğini, şerhin konulduğu tarihten önce, dava konusu taşınmaz ile ilgili mahkeme nezdinde 2942 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak açılmış bir dava bulunduğunu, ilgili şerhin dava ve tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar konulduğunu, ilgili yazı gereği mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde herhangi bir süreye tabi olmayan şerhin tapu müdürlüğü tarafından resen kaldırılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şerhin uzun bir süre kaldırılmaması halinde dava konusu edilebileceğini, bu sürenin en az 2 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu şerhin konulmasından itibaren geçen sürenin 2 yılın çok altında olduğunu, idareye yapılacak bir başvuru ile de şerhin kaldırılması...

Bilindiği gibi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırları Başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaati ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, (b) bendinde de idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklara muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari yargının görev alanı içinde sayılmıştır. Davacı 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddesi uyarınca şerhin yazılma tarihinden itibaren beş yıl içinde satışın yapılmadığını ve şerhin re’sen kaldırılması gerektiğini ileri sürerek terkinini istemiştir. Davacının talebi İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi anlamında idari yargının görevi alanına giren bir işlemin iptali niteliğinde olmadığından davanın görülme yeri adli yargıdır....

UYAP Entegrasyonu