tapusu iptal edilen taşınmazların zemin değeri, üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatları esas alınarak, tapu sahiplerinin oluşan gerçek zararlarının saptanması gerekmektedir ....
Öte yandan, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki düzenlemelere göre iade edilecek taşınmazların; hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar olduğu, uyuşmazlıkta ise önceki kayıt maliklerinin tapu iptal gerekçelerinin 2/B olmadığı ve evveliyatı orman tahdit hudutları içinde olan ve 3116 sayılı Kanun uyarınca Devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edilen bir yerin eski tapu kaydına dayandırılarak kadastro tespiti suretiyle evvelki malikleri adına (mükerrer) tapu tesis edilmesinin hukuki değer ifade etmediğinden, taşınmaz 6292 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunmamaktadır....
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arta kalan kısmının davaya dahil edilerek tapusunun iptali ile Hazine adına tescilinin sağlanmasının usul ve esas yönünden hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğini, kıyı kenar çizgisi belirlendikten sonra buna göre dava açma ve kıyı kenarda kalan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etme yetkisinin idarede olduğunu, ancak tapusu iptal edildikten sonra taşınmaz sahibinin tazminat davası açabileceğini, davacı lehine maktu vekâlet ücreti hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....
Belirtilen şartları taşıyan taşınmaz sahipleri, tapularında bulunan bu şerhin idarece kaldırılması istemiyle başvuruda bulunmaları üzerine idarece bu belirtmeler kaldırılır. Yine aynı maddeye göre, bu belirtmelerin bulunduğu taşınmazlar hakkında, ilgilileri tarafından Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazların iade kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve taşınmaz orman niteliğinde iken adlarına tapu düzenlenen, daha sonra ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların ise, Anayasa'nın 169. maddesi gereği ormanların mülk edinilemeyeceği hüküm altına alındığından yapılan tescillerin yolsuz tescil niteliğinde olması ve yolsuz tescilin sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davada önce aktif dava ehliyetini ispat etmesi gerektiğini, tapu maliki olarak görünen kişi ile davacı murisinin aynı kişiler olup olmadığı hususunda tespit davası açılarak sonucuna göre taraf teşkilinin kurulması gerektiğini, yoksa davacının sunmuş olduğu veraset name ile taraf teşkili sağlanarak davanın esasına girilemeyeceğini, devam eden bir tapu iptali ve tescil davası varken ortada gerçekleşmiş bir zarar olmadığından davanın görülmesinin de mümkün olmadığını, davacının şerhin kaldırılması için talepte dahi bulunmadığını, davacının dava konusu taşınmazı edinme nedeninin de araştırılmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III....
İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... parselin tapu kaydında yer alan 2/A ve 2/B belirtmesinin 6292 sayılı Kanun uyarınca kaldırılması ve parsele ilişkin olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davadan vazgeçilmesi amacıyla yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında; dava konusu taşınmazın ......
Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki dava tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile ... adına tesciline ilişkin asıl dava ile tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın birleştirilen dosya davacıları ve davalı Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Genel olarak, davanın değeri çoğu zaman davacının talep ettiği alacak veya tazminat miktarını gösterirken ve bu miktarın yüksekliği davanın kabulü halinde davacının lehine sonuç doğurur. Bazı davalarda ise mahkemece belirlenen ve hüküm altına alınan dava değeri davacının değil davalının lehine olabilmektedir. Mesela, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında, davanın kabulü halinde belirlenen değer üzerinden davalı taraf harç ve vekalet ücreti ödemek zorunda ise de, önalıma konu payın belirlenen bedelinin davalıya ödenmek üzere davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi gerekmektedir. İpotek şerhinin kaldırılması davalarında, davacı taraf maliki bulunduğu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılmasını talep ederken, şerhin kaldırılması karşılığında ödeyeceği ipotek bedelini düşük göstermek suretiyle dava açmakta ve gösterdiği bedel üzerinden davasının kabulünü talep ederken, davalı taraf ipotek bedelinin yüksek hesaplanmasını talep etmektedir....
Orman İşletme Müdürlüğünün 25/05/2010 tarihli 4801 sayılı yazısına istinaden 1193.94 m²si eylemli orman vasfındadır" şerhinin iptaline, davacının tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, eylemli orman şerhinin iptaliyle birlikte, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında orman kadastrosu, 27.06.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 7139 sayılı Kanununun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına 02/12/2019 gününde oy birliği ile karar verildi....
Köyü 423 ada 1 ila 16 parsellerin, aynı köy 65 sayılı ... parselinden geldiği, 364 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının edinme sütununda, taşınmazın önce ...ya tahsis edildiği ancak, bu kişi tarafından imar ihya edilmediği için tahsisin iptal edildiği, daha sonra da ... ...’e tahsis edildiği, imar ihyasının bitirildiğinden söz edilerek, ... Bakanlığı Ziraat İşleri Genel Müdürlüğünün 26.01.1981 gün ve V-18/26-8561 sayılı yazısıyla ... ... adına tescil edildiği, ... ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 06.04.2006 GÜN VE B.12.0.TUG.05.1.0047 sayılı yazısı ile içinde 65 sayılı ... parselinin de bulunduğu taşınmazların yasa ve tüzüğün öngördüğü veriliş amacı dışında kullanıldığının saptandığından, aralarında ... ...'e ait 65 nolu ... parselindeki (364 nolu kadastro parseli) tahsisin kaldırılması istemine, ... ve Köyişleri Bakanlığınca 06.04.2006 tarihinde olur verildiği, Somut olayda; ......


