İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmaz üzerindeki ayni hak şerh ve beyanlarının kaldırılması talebinin reddi yönünden yapılan değerlendirmede ise, Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu edilen bölümün orman vasfında olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu halde, taşınmaz üzerindeki ayni hak şerh ve beyanlarının kaldırılması talebinin reddolunmasının isabetsiz olduğu, şöyle ki, ormanların korunmasına ilişkin Anayasanın 169 ve 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddeleri hükmü karşısında, orman niteliğindeki taşınmazın tapu kaydı üzerinde 3. kişi lehine, kısıtlayıcı şerh bulunamayacağı gözönünde bulundurulduğunda dahili davalı ... lehine konulmuş şerhin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, ne var ki, bu hususun düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve kararda kamu düzenine aykırı başkaca bir durum tespit edilmediği" belirtilerek; davacı vekilinin istinaf itirazının...
A.Ş. tarafından devredilmiş olması nedeniyle 13.06.2013 tarihinde açılan tapu iptal ve tescil davasında verilen ihtiyati tedbir kararının 14.06.2013 tarihinde tapuya şerh edildiğini, Batman Aile Mahkemesinin (eski 2013/79 Esas, 2013/390 Karar) 2015/475 Esas, 2016/216 Karar sayılı dosyasında taşınmazın ... adına tesciline karar verildiğini ve bu kararın 08.09.2016 tarihinde kesinleştiğini, 08.09.2018 tarihinde eski malikin borcu nedeni ile davalı tarafça konulan ihtiyati hacizlerle birlikte adına tescil edildiğini, taşınmaza Ankara 18....
Öte yandan, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki düzenlemelere göre iade edilecek taşınmazların; hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar olduğu, uyuşmazlıkta ise önceki kayıt maliklerinin tapu iptal gerekçelerinin 2/B olmadığı ve evveliyatı orman tahdit hudutları içinde olan ve 3116 sayılı Kanun uyarınca Devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edilen bir yerin eski tapu kaydına dayandırılarak kadastro tespiti suretiyle evvelki malikleri adına (mükerrer) tapu tesis edilmesinin hukuki değer ifade etmediğinden, taşınmaz 6292 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunmamaktadır....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda söz edilen 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca bir taşınmazın iade edilebilecek taşınmazlardan olabilmesi için ilk önce; ilgiler adına tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş bir tapunun olması ve bu tapunun hukuken geçerli ve usulüne uygun olarak oluşturulmuş olması gerekmektedir. Zira Türk Medeni Kanununun kabul ettiği sisteme göre tapuya tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tesciller, yolsuz tescil niteliğinde olup, sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. Daha sonra ise usulüne uygun olarak tapusu düzenlenmiş olan taşınmazların, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak tapu kütüğüne 2/A veya 2/B belirtmesinin konulması gerekmektedir. Belirtilen şartları taşıyan taşınmaz sahipleri, tapularında bulunan bu şerhin idarece kaldırılması istemiyle başvuruda bulunmaları üzerine idarece bu belirtmeler kaldırılır....
Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, elatmanın önlenmesi ve şerhlerin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili, davalı Türkiye Elektrik İletişim Üretim A.Ş Genel Müdürlüğü (TEİAŞ) vekili ve davalı ... oğlu ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, davacı ... İdaresinin müdahalenin önlenmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ......
İcra Müdürlüğünün 1999/138 nolu talimat dosyası ile 12/01/2001 tarihinde 10.360.000.000 TL'ye ... ... adlı kişiye satıldığı, fakat bu taşınmazın alıcı ... ... adına tescili için icra memurluğunca düzenlenerek tapu müdürlüğüne gönderilen 393 nolu tescil belgesinde 1 nolu bağımsız bölüm yerine 26 nolu bağımsız yazılması sebebiyle ...adına kayıtlı 26 nolu bağımsız bölümün ... ... adına tapuda 12/6/2003 tarihinde tescil edildiği, önceki malik ... tarafından, ... ... aleyhine tapu iptal ve adına tescili istemli açılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/627 E. - 2003/940 K sayılı dava dosyasında, mahkemece 26 nolu bağımsız bölümün ... adına eski hale iadesine, tescil öncesi haline döndürülmesine karar verildiği ve bu kararın 25/12/2003 tarihinde kesinleştiği, 26 nolu bağımsız bölümün hükmen 05/01/2004 tarih ve 46 nolu işlemle ve aynı işlemle de ...'...
Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 776 parsel sayılı, 2.319,25 m2 yüzölçümlü bahçe niteliğindeki taşınmazın dava dışı Servet Yazıcı adına tapulama ile 30.10.1961 tarihinde tescil edildiği, davacılar tarafından 8..9.1994 tarih,1298 ve 1299 yevmiye ile satın aldıkları, tapu kaydının beyanlar hanesinde 08.07.1991 tarih ve 723 yevmiye ile 6831 sayılı yasa ile Orman sayılan yerlerden olduğundan satılamaz şerhinin konulmuş olduğu; dava konusu taşınmazın tapu kaydının halen davacılar adına yaşamakta olduğu, eldeki davanın 22.10.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Davacılar dava konusu taşınmazı orman şerhi konulduktan sonra satın almıştır. Devlet tapu sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hali ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirmiştir. 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin, "Tapu sicili herkese açıktır....
Bu hususlar belediye başkanlığından ve su ve elektrik idarelerinden ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın değerlendirme tarihinde (tapu iptali ve tescil davalarının kesinleştiği tarihte) arsa niteliğinde olup olmadığı saptanmalıdır....
Bu hususlar belediye başkanlığından ve su ve elektrik idarelerinden ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın değerlendirme tarihinde (tapu iptali ve tescil davalarının kesinleştiği tarihte) arsa niteliğinde olup olmadığı saptanmalıdır....
Yine aynı maddeye göre, bu belirtmelerin bulunduğu taşınmazlar hakkında, ilgilileri tarafından Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazların iade kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve taşınmaz orman niteliğinde iken adlarına tapu düzenlenen, daha sonra ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların ise, Anayasa'nın 169. maddesi gereği ormanların mülk edinilemeyeceği hüküm altına alındığından yapılan tescillerin yolsuz tescil niteliğinde olması ve yolsuz tescilin sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları esnasında yapılan tespitlere karşı açılan tapu iptal davasında, ......


