"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve tapu kaydındaki şerhlerin terkini veya tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 07.05.2018 gün ve 2017/5000 Esas, 2018/3536 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenici temlikine dayalı tapu iptali ve tescil ile tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini; ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davalı yüklenici ve arsa sahibi ... Emlak İnş. Tic. Ltd....
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve tapu kaydı üzerindeki sözleşme şerhinin terkini istemlerine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,... tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; 1) Dava konusu taşınmaz kapama fındıklık kabul edilerek, fındık gelirine göre değer biçildiğinden bu değer taşınmaz üzerindeki diğer ağaçların bedelini de kapsar. Bu sebeple taşınmaz üzerindeki diğer ağaçlara ayrıca değer biçilip kamulaştırma bedeline eklenmesi suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, 2) Bu bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar ve taşınmazın özelliklerine göre kapitalizasyon faiz oranının % 4 olacağı gözetilmeden, %3 kabulü ile fazla bedel takdiri, 3) Dava konusu taşınmazın niteliği, bilirkişi raporundaki özelliklerine göre objektif değer artışı oranı % 200'den fazla olamayacağı halde, daha yüksek oran belirlenerek, fazlaya hükmedilmesi, 4) Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir....
Büyükşehir Belediyesine olan borçlarından dolayı hisse üzerinde mevcut olan haciz şerhleri nedeniyle satışa konu olan taşınmazın tapu devrini alamadığı, daha sonra dava dışı Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğu görüşmeler sonrasında davalı ... Belediyesine ait olan borca karşılık olarak 10.925 TL’yi 24.4.2007 tarihinde Büyükşehir Belediyesine yatırması üzerine aynı tarihte haciz şerhinin kaldırıldığı ve tapu devrinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ......
Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle, hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan, taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Öte yandan, haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi, Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de haciz şerhinin terkini mümkündür. Haciz şerhinin terkini istemine ilişkin bu tür davalarda, tüm şerh lehtarlarının davada davalı olarak yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir....
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu 2144 parselin (A)=311717.44 m2 bölüm üzerindeki "orman tahdidi içindeki şerhin" kaldırılmasına, diğer taleplerle ilgili davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; orman kadastrosuna itiraz, tescil ve orman şerhinin iptali niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 01/07/1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini davasında lehine haciz şerhi bulunan kişinin de davalı olarak davada yer alması gerekirken doğrudan kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece teferruatlı bir inceleme yapılarak düzeltilecek kayıttan etkilenecek tüm kişi ve kurumların nazara alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan araştırmada dava konusu haciz şerhlerine ait dayanak belgeler bulunamadığı, mahkemece devamında hukuki yararı kalmayan haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Önalım davası sonunda dava konusu payın davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine, taşınmaz payı üzerindeki tüm takyidatlar ile birlikte davacı adına tescil edilecektir. Haciz şerhi konulan icra dosyası bakımından davacılar üçüncü kişi konumunda olup icra dosyasının tarafı değildir. Haczin kaldırılmasına yönelik bir karar bulunmadığı sürece icra müdürlüğünün üçüncü şahısların talebi doğrultusunda haczi kaldırma yetkisi bulunmamaktadır. Davacıların mülkiyet hakkına dayalı olarak açmış olduğu haciz şerhinin terkini davasında karar verme görevi asliye hukuk mahkemesine ait olup işin esasına girilerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1010 ve devamı maddeleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, uyuşmazlığın, icra hukuk mahkemesince şikayet yoluyla incelenmesi gereken icra müdürlüğü işlemi niteliğinde değerlendirilmesi ve görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....
Mahkemece; dava konusu taşınmazın kadastro tutanaklarının 06.08.1977 günü kesinleştiği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2003/1E; 2004/1K; 02.04.2004 tarihli kararı gereğince, vakıf şerhinin tapu sicilinden silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, vakıf şerhinin 20.12.1990 tarihinde tek taraflı tasarrufla konulduğu, Şubat 341 15 nolu tapu kaydında vakfın malik olarak geçmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Yönetimi, taşınmazın tapu kaydında Hazine tarafından konulan haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmektedir. Çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman olduğu belirlendiğine ve ormanların tapu kaydı üzerine haciz vs. gibi şerh konulamayacağına, davanın 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanmayıp taşınmazın mülkiyetine ilişkin olduğuna göre, mahkemece (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerindeki haciz şerhinin de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu konuda görevsizlik kararı verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.'' gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmuş, davanın kabulüne dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, Bozbayır Mevkii 1644 parsel sayılı taşınmazın kadastro bilirkişisi ...'ın 10/06/2009 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterdiği 7.240,00 m2'lik kısımda bulunan kamu haczi şerhinin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir....


