Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalılardan ... payı üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Paşa” vakfı şerhinin taviz bedelini 26.06.1959 tarihli makbuz ile kadastrodan önce revizyon tapu kaydı üzerinden ödenmiş olduğu gibi nizalı vakfın gayri sahih vakıf olduğu, taviz bedeline tabi bulunmadığı nedeni ile tapudan terkini ile davalıya 2.959.00 YTL. taviz bedeli borcu olmadığının tespiti istenmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, emsal 1995/255 – 1998/34 sayılı dosya incelemesinde vakıf niteliği hakkında İstanbul Hukuk Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından oluşan bilirkişi tarafından düzenlenen 31.03.1988 tarihli raporda, nizalı vakfın gayri sahih vakıf olup, taviz bedeline tabi olmadığı belirtilmiş olduğu nedeniyle usul ekonomisi gereğince yeniden inceleme yapılması gerek görülmeyerek davanın kabulüne, vakıf şerhinin terkinine, davacının taviz bedeli borcunun olmadığının tespitine 12.12.2007 tarihinde karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir. Dava, vakıf şerhinin terkini isteğine ilişkindir....
Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından ipoteğin kaldırılması talebi reddedildiğine göre, bu yolla tapudaki ipotek şerhinin terkini sağlanamadığı açık olduğundan davacının ipotek şerhinin terkini davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır, Bu durumda; mahkemece, işin esasına girilerek taraf delilleri toplandıktan sonra ipotek şerhinin kaldırılması istemi hakkında esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.01.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 307, 308, 309 ve 312 parsel sayılı taşınmazlar kaydında bulunan “Sultan Süleyman Han” vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 16.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 39 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerindeki 05.03.1969 tarihli, 115 sayılı, "İcra İflas Kanununun 28. maddesi gereğince hüküm vaz'ı" şerhinin terkinini talep etmiştir. Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca mahkeme kararı mevcut olduğu sürece de şerhin terkin edilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.02.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen pay sebebiyle 32046 ada 31 sayılı parselin tapu kaydı üzerindeki ipoteğin terkini istemine ilişkindir. Davalı, terkini istenen ipoteğin idari yargı yerinde kaldırılması ve ipotek bedelinin depo ettirilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ipoteğin 13.12.1986 tarihinde tesis edildiğinden ve on yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle ipotek şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir....
Mahkemece, taraflar arasında, satışa konu pay üzerindeki haciz şerhlerinin davalı ... tarafından kaldırılmasının temininden sonra tapu devrinin verilmesinin kararlaştırıldığı, buna rağmen davacının anlaşmaya aykırı davranarak dava dışı Büyükşehir Belediye Başkanlığına 77.130 YTL’yi ödeyerek haciz şerhinin kaldırılmasını ve taşınmazın tapuda adına tescil edilmesini sağladığı, oysa ki davacının ancak, makul bir süre bekledikten sonra davalının haciz şerhlerini kaldırmaması halinde ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesini talep edebileceği, aksine hareketin 2009/6403-2010/462 sözleşme ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Kamulaştırma bedelinin taşınmazın tapuda kayıtlı yüzölçüm miktarına göre belirlenmesi gerekirken, tapu kaydında yüzölçüm düzeltimi yapılmadan fen bilirkişi raporundaki miktar esas alınarak yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden karar verilmesi, 3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, belirlenen kamulaştırma bedeline 2.03.2013 tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmemiş olması, 4-Bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile 4721 sayılı TMK'nun 999. maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken davacı idare adına tesciline karar verilmesi, 5-Tapu kaydı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen kamulaştırma bedeline yansıtılmasına karar verilmemesi, Doğru görülmemiştir....
nin 07.02.2008,....nin de 11.11.2008 tarihinde haciz şerhi işlettiğini ileri sürerek, kendi hacizlerinin ilk sırada olması gerektiğini, tapu sicil müdürlüğünün hatasından kaynaklanan bu mağduriyetin giderilmesi için ilk haciz talep tarihi olan 24.09.2007 tarihi itibariyle haciz şerhinin kayda işlenerek haciz tarihinin düzeltilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece 15 no'lu bağımsız bölüm yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 18 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki davacı haczinin 24.09.2007 tarihi itibariyle düzeltilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü ve .... temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydındaki haciz şerhi tarihinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir....
Taşınmaz mülkiyetinin çekişmeli olduğu hallerde tasarruf yetkisini kısıtlayacak nitelikte verilen ihtiyati tedbir kararı(HUMK m. 101/I,1), Türk Medeni Kanununun 1010/I,1 maddesi gereğince de tapu kütüğüne şerhedilebilecektir. Yargılama konusu yapılmış ve sonucunda mülkiyet aktarımına karar verilmesi muhtemel taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararları bu kararların tapu siciline işlenildiği tarihten itibaren üçüncü kişiler için de alenilik oluşturur ve artık kayda verilen şerhten itibaren mülkiyet aktarımına engel teşkil ettikleri gibi, kayıt maliki borcundan ötürü ihtiyati haciz yada icra-i haciz alacaklıları içinde hüküm ifade ederler. Mahkeme ihtiyati tedbir kararının hükümle birlikte kaldırmadığı sürece şerh kayıtta durmaya devam eder. İhtiyati tedbir şerhlerinin kayıttan terkini de yine mahkeme kararıyla olur. Bu terkin ihtiyati tedbir kararına itirazın kabul edilmesi ile yargılama aşamasında olabileceği gibi hükümle birlikte de terkin kararı verilebilir....


