WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

İİK'nun 168/5. maddesi hükmü gereğince borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik itirazını yasal beş günlük itiraz süresi içerisinde icra mahkemesine yapması gerekir. Somut olayda, örnek (10) numaralı ödeme emrinin borçluya 21.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın usulsüzlüğü de ileri sürülmediğine göre borçlunun 03.02.2015 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra yapıldığından reddi gerekir. O halde mahkemece, istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

İİK’nun 168/5. maddesi gereğince; borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. İİK’nun 71. maddesine göre süresiz olarak ileri sürülebilecek olan zamanaşımı şikayeti ise, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi hali içindir. Somut olayda, takip dosyasında, borçlu adına gönderilen ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının 15/02/2016 tebliğ tarihli olduğu, yenileme emrinin 24/11/2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine ödeme emrinin tebliğe çıkartıldığı, daha önceden tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin icra dosyasında bulunmadığı, dolayısıyla muteriz borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediği, borçluya yenileme emri tebliğinden sonra ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı görülmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borca itiraz ederek takibin iptali isteminde bulunduğu, mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda istemin kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.İcra mahkemesine yapılan başvuru, bu hali ile, İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğindedir....

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Takip dayanağı borcun ödendiği, imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge veya resmi bir belge ile ispatlanamadığı gibi, borcun itfa edilmiş olması nedeniyle takibin iptal edildiğine veya borcun kalmadığına ilişkin herhangi bir mahkeme kararı da ibraz edilmediğinin anlaşılması ve borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinin 19/11/2013 tarihli yazısıyla şirket hakkında 31/05/2013 tarihinde resen terkin işleminin yapıldığının bildirilmesi karşısında, yasal unsurları oluşan atılı suç nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp...

Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan delillere göre; davacının talebinin İİK'nun 71/1. maddesine dayalı borcun itfa edilmesi nedeniyle takibin iptal veya taliki niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile İcra Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği düşünüldüğünden dava dilekçesinin görev yönünden reddine talep halinde dosyanın görevli Ankara İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Öte yandan borçlu, hesap kat ihtarı tebliğ tarihinden takibin kesinleştiği tarihe kadar varsa itfa itirazlarını bildirebilir. Ancak itfa itirazının İİK'nun 149/a. maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 33/1. maddesinde yazılı nitelikteki belgelerle ispatlanması zorunludur. Ayrıca yapılan itfaların da TBK'nun 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve fer'i alacaklara mahsubu gerekir. Bu durumda mahkemece, bilirkişi tarafından kesinleşen bu miktar esas alınarak akdi faiz ve temerrüt faizi hesaplanıp, yapılan ödemeler İİK'nun 33. maddesi kapsamında değerlendirilerek mahsup edilmeli ve takip tarihi itibariyle alacak miktarı bu şekilde belirlendikten sonra talep edilen fazla alacak miktarı varsa bu kısım yönünden takibin iptaline, aksi halde şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, bu ilkelere uygun olmayan bilirkişi raporuna dayanarak, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

TMK'nun 327. maddesinde ''Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır'' İİK'nun 33/1. maddesinde ise; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; alacaklıya ait hesap hareketleri incelendiğinde tazminat miktarına uymayan ve tazminat adı altında ödenmeyen nafaka harici (alacaklının nafaka alacağını aldığına dair kabulü karşısında) kısmi ödemelerin çocuk için yapılan ahlaki ödemeler olarak kabulü gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip kesinleştikten sonra yapılan ödemelerle dosya borcunun itfa edildiğinden bahisle icranın geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece, 25.3.2016 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınarak şikayetin kısmen kabulü ile dava tarihi itibariyle 673.737,72 TL yönünden vaki ödeme nedeniyle icranın geri bırakılmasına, takibin kalan 915.698,22 TL yönünden devamına hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir....

İİK'nun 33/2. maddesinde "icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş, itfa, imhal ve zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa ve imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir" hükmü düzenlenmiştir. Borçlu vekilinin, başvurusunda, ... tarihli protokolün karşılıklı edim içeren belge olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir. Anılan protokol, bu niteliği ile yukarıda açıklanan İİK'nun 33/2. maddesi kapsamında borcun imhaline imkan kılacak nitelikte bir belge değildir. Bu durumda, takibin devamında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kaldı ki, anılan protokole göre ödemenin zamanında yapılmaması nedeniyle takibe devam eden alacaklının istemi yönünden İcra Mahkemesi'ne şikayet başvurusu yapıldığı, borçlu tarafın şikayetinin reddedildiği ve hükmün Dairemiz'ce onandığı görülmektedir....

İcra Müdürlüğü'nün 2013/21849 Esas sayılı dosyasında takibe konu alacağın vekil edeni tarafından takipten önce ödenmesi nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davacının ödemeye ilişkin İİK'nun 71. maddesine uygun kanıt sunmadığı, HMK 119/f maddesi gereğince iddia edilen her bir vakıanın hangi kanıtlarla kanıtlanacağının gösterilmesi gerektiği, Yasaya uygun kanıt bildirilmediği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir. İİK'nun 33/1. maddesinde "İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilere re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır" hükmü düzenlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu