K A R A R Borçlu, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; alacaklı tarafça 6000 TL alacağın tahsili için daha önce ilamsız takip başlatıldığını, takibe konu borcu ödediğini, buna rağmen itirazın iptali ilamına dayalı olarak şikayete konu takibin başlatıldığını, takipteki tüm alacak kalemlerine itiraz ettiğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir....
Bu durumda borçlu takip dayanağı bononun satış sözleşmesi kapsamında verildiğine yönelik iddiasını İİK'nun 169/a maddesine uygun bir belge ile ispatlayamadığından, mahkemece, borçlunun diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, nafaka borcunun bulunmadığının tespiti ve takibin iptali talebine yönelik davada; borcun TMK'nun 182/2, 327 vd maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla "Aile Hukukuna" ilişkin bulunduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, Aile Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlu, İİK'nun 33. maddesi kapsamında icra emrinin tebliğinden önceki ve sonraki dönemde borcun itfa edilmiş olduğu iddiasıyla icra emrine itiraz ederek, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Borçlu vekilinin ödeme nedeni ile icra takibinin iptali talebini inceleme görevi İİK.33. maddesi gereğince İcra Mahkemesine aittir. Hal böyle iken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi yerinde değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi üzerine, borçlunun, kendisine yapılmış usulüne uygun bir ödeme emri tebliğ işlemi bulunmadığını ve imzaya itiraz ettiğini ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....
O halde mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
maddesine göre; “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verildiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse,takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.” Aynı gönderme nedeni ile olayda uygulama yeri bulunan İİK'nun 62. maddesinde ise; itiraz etmek isteyen borçlunun, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecbur olduğu, aynı Yasanın 66. maddesinde de müddeti içinde yapılan itirazın takibi durduracağı hükme bağlanmıştır. Takibe devam olunabilmesi, alacaklının İİK.nun 67 ve devamı maddeleri koşullarında genel mahkemeden alacağı itirazın iptali kararı veya İİK’nun 68-68/a maddelerine göre icra mahkemesinden alınacak itirazın kaldırılması kararı ile mümkündür....
Mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edildiğine göre , İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken; takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.06.2014 tarih ve 2013/153 E., 2014/284 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 1. paragrafında yer alan, "...iptaline" sözcüğünün karar metninden çıkarılmasına, yerine "...durdurulmasına" sözcüğünün yazılmasına,kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
O halde mahkemece itirazın reddi yerine kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
nun, takip konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, işin esası incelenerek istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK.nun 168/5. maddesi hükmüne göre, borçlunun, borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Bu süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 31/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği halde, yasal beş günlük süreden sonra 12/01/2015 tarihinde imza itirazı ile icra mahkemesine başvurulduğu görülmektedir....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/462 sayılı dosyasında "takibin iptali" talepli dava açıldığı, yargılama sonucunda "davanın kabulü ile icra takibinin iptaline" karar verildiği ancak henüz dosyanın Yargıtay aşamasında olduğu, söz konusu mahkeme kararının bozulması halinde icra takibinin 2015/7141 sayılı dosyası üzerinden devam edeceği anlaşıldığından aynı çeke yönelik ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/24135 sayılı dosyasında başlatılan takibin mükerrerlik nedeni ile iptaline karar verildiği, hükmün alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 169/a-1. maddesinde; "İcra hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder" hükmü yer almaktadır....


