"İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi), 26.06.2007 tarihinde İzmir 26. Noterliği’nde düzenlenen satış sözleşmesi ile satın aldığı araca yönelik istihkak iddiasının kabulünü ve trafik kaydına konulan haczin kaldırılması ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, şikayet başvurusunun kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı (alacaklı) tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda dava dilekçesindeki anlatımdan, uyuşmazlığın,İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır....
Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi; öte yandan davacı alacaklının Antalya 11. İcra Müdürlüğü’ne yönelttiği 11.6.2015 tarihli talebinde dava konusu hacizde geçerli istihkak iddiasında bulunulmadığını belirterek malların muhafazasına karar verilmesini istediği, İcra Müdürlüğünün ret kararına karşı da şikayet yoluna başvurduğu anlaşılmakla, yargılama giderlerinden sorumlulukla ilgili değerlendirme yapılırken davacı alacaklının şikayet sürecinin dikkate alınması gerekmekte olup, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep, davacı üçüncü kişinin açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına, taşkın hacze ve haczin yapılış şekline ilişkin şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Üçüncü kişinin taşkın hacze ilişkin şikayetinin incelenmesinde; anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığından bu talep açısından temyiz başvuru talebinin reddi gerekmiştir. 3. Üçüncü kişinin sair şikayetlerinin incelenmesinde; Alacaklının gösterdiği yerde İcra Müdürlüğünce haciz yapılmak zorundadır. Haciz sırasında üçüncü kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulursa tutanağa geçirilerek istihkak prosedürüne göre işlem yapılması gerekmektedir. Ayrıca, İcra dosyasında taraf olmayan üçüncü kişi, dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemez....
Hukuk Dairesi'nin ....2011 tarih 10913 E., 28929 K. sayılı ilamı ile onanarak ....01.2012 tarihinde kesinleştiği, şikayet yoluna gidildiği şikayet olunanın takip dosyasına bildirilmediği için takip dosyası düşmüş ise de, ... ... Hukuk Mahkemesi'nde devam eden dava nedeniyle alacaklının bu dosyada yeniden satış istemesinin mümkün olmadığı, kaldı ki bu dava sonuçlanmadan şikayet olunan tarafından yapılan talebin, satışın düşürülmesi kararının kesinleşmediğinden bahisle reddedildiği, devam eden davanın satışa engel olması nedeniyle şikayet olunan haczinin geçerli ve şikayet edenin haczinden önce olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Bedeli paylaşıma konu forklift üzerine şikayet olunanın alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü'nün 2011/4137 Esas sayılı dosyasından ....07.2008 tarihinde fiili haciz uygulandığı, üçüncü şahıs...tarafından haczedilen forkliftle ilgili istihkak iddiasında bulunulduğu, ... .... ......
Bunun üzerine İcra Müdürlüğünün 15.08.2016 tarihli kararı ile, İİK’nin 96/2 maddesi gereğince istihkak beyanına karşı beyanda bulunmaları hususunda taraflara muhtıra düzenlenmesine şikayet ve itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Üçüncü kişi şikayet dilekçesinde İİK’nin 99. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünün alacaklıya dava açmak üzere süre vermesi gerekirken, İİK’nin 96.maddesi gereğince karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını ve alacaklıya İİK’nin 99. maddesi gereğince dava açması için süre verilmesini talep etmiştir. Üçüncü kişinin dilekçesindeki anlatımından ve talep sonucundan uyuşmazlığın, İcra Müdürlüğünce tesis edilen kararın kaldırılarak, İİK'nin 99. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu sabittir....
Şikayet olunanın borçlu... aleyhine başlattığı ... takibinde haciz borçlunun huzurunda yapılmış olup, bu menkullerin kendisine ait olmadığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi, .... kişi .... Koltuk Mobilya Nakliye Teks. İnş. Oto San. Tic. Ltd. Şti. tarafından da istihkak iddiasında bulunulmamıştır. Şikayetçinin kiracısı ... Koltuk Mobilya Nakliye Teks. İnş. Oto San. Tic. Ltd. Şti. olup, satışa ve bedeli paylaşıma konu malların mülkiyetinin kime ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır. Şikayet olunanın borçlusu ... olup, şikayetçinin borçlusu ... Koltuk Mobilya Nakliye Teks. İnş. Oto San. Tic. Ltd. Şti.'dir. Her iki tarafın borçlularının malların haczinden sonra istihkak iddiasında bulunmaması sıra cetveline itiraz prosedürü içinde satışa konu bu malların kime ait olduğunun çözümlenmesine engel değildir....
A R A R Alacaklı vekili; 19/09/2017 tarihinde borçlunun talimatta bildirilen adresinde uygulanan hacizle ilgili olarak istihkak iddiasında bulunulması üzerine, İİK 99. maddesi uygulanarak taraflarına istihkak davası açmak üzere süre verilmesine ilişkin kararın 06/10/2017 tarihinde öğrenildiğini, İİK 97. maddesi uygulanması gerekirken, İİK 99. maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, şikayetin kabulü ile kararın kaldırılmasına, İİK 97. maddesi uygulanarak takibin devamına, istihkak iddiasında bulunan 3.şahsa istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, haciz yapılan adresin ödeme emrinin tebliğ adresinden farklı bir adres olduğu, haciz esnasında borçlunun haciz mahallinde olmadığı, bu nedenle haczin üçüncü kişinin huzurunda yapıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. ......
Davalı 3. kişi vekili de, 27.1.2014 havale tarihli dilekçesinde, İcra Müdürlüğü tarafından verilen kararın kaldırılması şikayet yoluyla istenilmiş ise de, Müdürlük kararının kanuna ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, 3. kişi vekili hükmün temyizine yönelik dilekçesinde de, alacaklı vekilinin talebinin, maktu harca tabi icra memurunun işlemini şikayet olduğunu vurgulamıştır. Mahkemece, haciz adresi ile borçlu adresinin aynı olduğu, davalı 3. kişi ile borçlu şirketin ortaklarının soyadı benzerliğinin muvazaa iddialarını güçlendirdiği, aynı alanda faaliyette bulunulmasının davacı yararına olan karineyi pekiştirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava, 3.kişinin İİK’nin 96. maddesi uyarınca açtığı istihkak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı borçlu adına iflas idare memurluğu vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanabilir....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tebligatın usulsüz olduğu ve tebliğ tarihinin davacının öğrendiği tarih olarak mahkemece düzeltilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı alacaklı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, istihkak davası yönünden yapılan incelemede ise; 25.09.2018 tarihinde davaya konu olan haciz işlemi İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış, alacaklı tarafa 7 gün içinde istihkak davasını açması için süre tanındığı, alacaklı taraf, İcra Mahkemesinde memurun muamelesini şikayet ederken diğer taraftan istihkak davasını açmadığı, şikayet ile yetinildiğinden istihkak iddiası kabul edilmiş sayıldığı, dolayısı ile menkuller üzerindeki haczin kalktığı, 3. kişi tarafından açılan davanın artık görülmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, istihkak davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir...


