İİK’nun 97/13. maddesinde: “…İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir. Buna göre istihkak iddiasının reddinin yanı sıra takibin talikine de karar verilmiş olmalıdır. Takibin taliki sırasında ise alacaklının muhtemel zararı gözetilerek İİK’nun 36. maddesinde sayılan teminat türlerinden birisine hükmedilmesi gerekir. (İİK’nun 97/3. maddesi) Somut olayda teminat alınmadan verilen satışın durdurulması kararı tazminata hükmedilebilmesi için elverişli nitelikte değildir. Tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşı dava olarak İİK'nın 97/17. maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; İİK’nin 277 vd. maddelerine dayalı olarak doğrudan açılan tasarrufun iptali davaları genel mahkemelerde görülür. (İİK mad.281) Ancak, üçüncü kişi hacze dayalı istihkak davası açmışsa (İİK mad.97/6-9) davalı takip alacaklısı geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın, bu davaya karşılık tasarrufun iptali davası açabilir. (İİK mad.97/17) Bu durumda, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davası istihkak davasına bakan icra mahkemesinde incelenerek karara bağlanır. Öte yandan, karşı dava, HMK’nin133. maddesi gereğince cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek sureti ile açılır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu işlem İİK'nın 97 nci maddesi uygulamasından bağımsız olarak dikkate alındığında, haciz işleminin yapıldığı adresin borçlu adresi olmadığı, bu adreste borçluya ödeme emri tebliğ edilmediği, borçlunun haciz sırasında haciz mahalinde bulunmadığı, borçluya ait evrakın da bulunmadığı dikkate alındığında, İcra Müdürlüğünce dosyanın İİK'nın 97 nci maddesi gereğince işlem yapılmak üzere gönderilmesinin isabetsiz olduğu, muvazaa ve organik bağ iddiasının istihkak davasında değerlendirilebilecek bir husus olduğu, istihkak iddiacısının imzasının haciz tutanağında bulunmamasının tek başına İİK'nın 97 nci maddesine göre işlem yapılmasını gerektirir bir husus olmadığı, üçüncü kişi vekilinin 16.04.2021 tarihli dilekçesinde istihkak iddiasını tekrar ileri sürdüğü, bu durumda geçerli bir istihkak iddiasının da bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, istinaf...
İİK.’nun 97/3. maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Yasanın 97/3. maddesine göre Mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez....
Mahkemece, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksi ispatlanmadığından ve davanın süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir Dava konusu taşınır mallar 06.06.2006 tarihinde davacıların huzurunda haczedilmiş ve haciz sırasında istihkak iddiasında bulunmuş ve davalı alacaklı istihkak iddiasına itiraz etmiştir. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK. nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödenmesine kadar açılabilir. Prosedür Işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir....
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1-Dava konusu ilk haciz 16.02.2010 tarihinde, davacı şirketin çalışanı ... huzurunda yapılmış ve 103 davetiyesi kendisine bırakılmıştır. Anılan şahıs, davacı şirketin temsilcisi olmadığından ileri sürdüğü istihkak iddiası geçersiz olup İİK'nun 97/3 fıkrası 2.cümlesi gereği haczi aynı gün öğrendiği halde süresinde istihkak iddiasında bulunulmadığından bu hacze yönelik davanın süresinde olmadığı sabit olduğundan davacının 16.02.2010 tarihli hacizle ilgili davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava konusu ikinci haciz 28.06.2010 tarihinde yapılmış ve 01.07.2010 tarihinde davacı 3.kişi tarafından icra müdürlüğüne verilen dilekçe ile istihkak iddiasında bulunmuştur. 7 günlük sürede verilen bu istihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir....
Müdürlüğü, 2016/426 sayılı takip dosyasında yapılan 04.05.2016 günlü hacizde, 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu bildirerek İİK’nin 96, 97. maddeleri gereğince takibin devamı ya da taliki konusunda bir karar verilmesi için ...... dosyasını ...... Mahkemesine göndermiştir. Mahkemece,............... ilişkin faturalar nazara alındığında, söz konusu mahcuzların İİK nin 97/a maddesi uyarınca borçluya ait olmadığı gerekçesi ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabulüne; mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına; istihkak iddia eden 3. kişi hakkında ...... takibinin ertelenmesine ve bu hususta teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiş; hükmün alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine; 30/05/2016 tarihli ek kararla; temyize konu karar kesin olarak verildiğinden temyiz isteminin reddine karar verilmesi üzerine alacaklı vekilince, bu kez ek karar ve asıl karar birlikte temyiz konusu yapılmıştır. 2004 sayılı............
İSTİHKAK DAVASIİSTİHKAK İDDİASI 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 97 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: İlK.nun 97/1. maddesinde; (istihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, İcra Müdürü dosyayı İcra Mahkemesine verir. İcra Mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek murafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir) hükmüne yer verilmiştir. İstihkak iddia edilmesinden sonraki aşamada, İcra Müdürünün 03.12.2004 tarihli yazısı ile dosyanın yukarıda yer verilen hüküm gereğince İcra Mahkemesine intikal ettirildiği saptanmış, 3. kişi tarafından açılan bir istihkak davasının bulunmadığı anlaşılmıştır....
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz işlemi İİK'nun 97. maddesine göre yapılmıştır. Haczin İİK'nun 97. maddeye göre yapılması halinde, istihkak iddiası üzerine icra müdürlüğünce İİK'nun 97/1. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından, 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir. Prosedür işletilmişse, icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açılabilir. Somut olayda, ... 3....
Uyuşmazlık; üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü istihkak iddiası ile ilgili İİK’nin 97/1. maddesi uyarınca takibin devamı ya da taliki yönünde bir karar verilmesi isteğine ilişkindir. İİK’nin 97. maddesinin 1. fıkrasında; "İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre, takibin devamına veya talikine karar verir." düzenlemesi yer almakta olup, 5. fıkrasında ise, takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararlarının kesin olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda temyize konu karar kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir....


