Mahkemece, alacaklının İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasına yönelik şikayet başvurusunun, Mahkemelerine ait 2013/140 Esas, 2013/265 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile, İcra Müdürlüğünün sehven İİK'nin 99. maddesini uyguladığı, alacaklıya süre tanıyan bu kararın iptal edildiği, somut olayda İİK'nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksini ispat yükünün davalı 3. kişiye düştüğü, üçüncü şahsın istihkak iddiası ile ilgili olarak Müdürlükçe İİK'nin 96. ve 97. maddeleri gereğince işlem yapılması gerektiği saptanmış olmakla davacı-takip alacaklısının İİK'nin 99. maddesi uyarınca dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davacı alacaklının İİK. 99. maddesi uyarınca açmış olduğu istihkak davasının reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK'nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir....
Bunun yanı sıra, alacaklı lehine düzenlenen, İİK’nun 97/13. maddesinde ise; “İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.” düzenlemesi yer almaktadır. Buradaki tazminat kötü niyet değil, esasen alacaklı lehine getirilmiş bir gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir. Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin ya da satışın ertelenmesi kararının da bulunması gerekir. Davalı alacaklı yargılama aşamasında lehine tazminat verilmesi isteminde bulunmuştur....
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK’nun 97/17 maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İİK’nun 97/17 maddesinde istihkak davasına karşı, haczi yaptıran alacaklının bu kanunun 11.babı hükümlerine dayanarak gecici veya kesin aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın karşılık dava olarak iptal davası açabileceği, her iki davada tarafların gösterecekleri tüm delillerin hakim tarafından serbestçe değerlendirileceği yazılıdır. Davalı alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davası 25/03/2009 tarihli dilekçe ile “karşılık dava“ olarak açılmış ve aynı tarihte peşin harcı yatırılmıştır. Mahkemece,usulüne uygun olarak açılan tasarrufun iptali davası ile ilgili de delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
nin 96. ve 97. maddeleri gereğince İcra Müdürlüğünün bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve istihkak iddiasıyla ilgili dosyanın alacaklı vekiline İİK'nin 99. maddesi uyarınca süre verilmek üzere iadesine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece anılan kararın kesin olarak verilmiş olması sebebi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nin 97/5. maddesi “Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararları kesindir.” hükmünü içerir. Anılan madde gereği takibin devamı kararı dışında verilen diğer kararlar kesin olmadığından temyiz talebinin reddine dair verilen karar kaldırılarak temyiz incelemesine geçildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2009/9852 Esas sayılı takip dosyasından, 12.11.2009 tarihinde borçlunun ikamet ettiği adreste yapılan haciz sırasında davalı 3.kişiler lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, dava açmak üzere kendilerine süre verildiğini belirterek İİK’nun 99.maddesi gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddini istemiştir. Mahkemece, dosya üzerenden yapılan inceleme ile dava konusu haczin İİK’nun 97.maddesine göre yapıldığının kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm davalı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir....
nin 96. ve 97. maddeleri gereğince, İcra Müdürlüğünün bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve istihkak iddiasıyla ilgili dosyanın alacaklı vekiline İİK'nin 99. maddesi uyarınca süre verilmek üzere iadesine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece anılan kararın kesin olarak verilmiş olması sebebi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nin 97/5. maddesi, “Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararları kesindir.” hükmünü içerir. Anılan madde gereği takibin devamı kararı dışında verilen diğer kararlar kesin olmadığından temyiz talebinin reddine dair verilen karar kaldırılarak temyiz incelemesine geçildi....
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nun 97/10 maddesi gereğince; İstihkak davası neticelendirilmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir, hükmü bulunmaktadır. Taraflar arasında dava konusu yapılan mahcuz mallara ilişkin istihkak davasının devamı sırasında, mahcuzların ihale ile satılarak paraya çevrilmesi halinde istihkak davası İİK'nun 97/10. maddesi uyarınca satış bedeline dönüşür.Somut olayda mahcuzların ikinci ihale ile 26.01.2012 tarihinde satılarak paraya çevrildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu mahcuzların yargılama devam ederken ihalede satılmış olduğu, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlunun mal beyanı dilekçesinde bildirdiği adreste yapıldığını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğunu, ispat yükü kendisine düşen davacının istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre; “borçlu ile davacının karı koca olduğu, birlikte oturdukları,eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olmasının cebri icraya engel olamayacağı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu,dolayısıyla alacaklı yararına olduğu,ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlayamadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava,üçüncü kişinin İİK’nun 96.vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Somut olayda,26/03/2014 tarihinde yapılan hacizde, 3. kişinin istihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce, haczin İİK 96/97 maddesi uyarınca yapılmasına karar verildiği, alacaklı vekilince istihkak iddiasının kabul edilmemesi üzerine, müdürlükçe dosyanın İİK 97. maddesi uyarınca istihkak konusunda karar verilmek üzere, İcra Mahkemesine gönderildiği, Uşak İcra Hukuk Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli 2014/127 D.İş sayılı kararı uyarınca, takibin devamına,üçüncü kişinin kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verildiği,anılan mahkeme kararının icra dosyası kapsamında mevcut, PTT yazı cevabına göre 3. kişiye 14.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği,temyize konu davanın ise 7 günlük yasal süresi içerisinde 18.07.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, dosyaya kaldığı yerden devam edilip işin esasına girilerek,taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süreden ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı...


