Davacı tarafından açılan istihkak davasında, mahkemece davacının istihkak iddia ettiği malları icra satışından satın aldığına ve kendisine ait olduğuna dair daha önce açtığı ve kazandığı istihkak davası olduğu belirlenerek aynı mallara ilişkin istihkak iddiasının anılan dava dosyası nedeniyle davacıya ait olduğu belirlenmiş bulunduğundan kabulüne karar verilmiş olup karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İstihkak davasının kesinleşmesi üzerine davacı muhafaza edilen mallarını .. TL nakliye ücreti ödeyerek 18/04/2012 tarihinde geri teslim almıştır....
'ın borçlunun işçisi olduğu, 3. kişi adına istihkak iddia eden şahsın borçlu şirketin ortaklarından birisinin genel yetkili vekili olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı 3. Kişi RMF A.Ş.'nin 02.12.2008 tarihli haciz tutanağındaki mallara yönelik istihkak iddiasının reddi ile, mahcuzların borçluya ait olduğunun tespitine, kötü niyetli hareket etmesi nedeniyle mahcuzların %15'i oranındaki tazminatın davalı 3. kişiden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar 3. kişi vekili ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı borçlu vekilinin tüm, davalı 3. Kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2)Uyuşmazlık, alacaklının İİK 7.nun 99. Maddesine dayanarak açtığı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir....
nun gerçekleştirdiği, tüm bu hususların borçlu şirket ile 3.kişi arasındaki işlemlerin danışıklı olduğunu göstermesi nedeniyle istihkak davasının kabulü doğru değildir. -//- Açıklanan hukuki ve maddi olgulara göre, Mahkemece, istihkak davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı birleşen davanın davacısı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, ... 8.İcra Müdürlüğünün 2007/7559 Esas sayılı dosyasından, borçlu ... ...'ın borcu nedeniyle 28.11.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişi ... Ofis Kırtasiye San. Tic. Ltd. Şti.'nin istihkak iddiasında bulunduğunu, davalılar arasında muvazaalı devir ve organik bağ bulunduğunu takip konusu çekteki imzanın davalı 3. kişi şirket yetkilisine ait olduğunu, haczedilen mahcuzların borçluya ait olduğunu belirterek 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini dava ve talep etmiş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 03.10.2011 tarihli kararı ile takibin devamına ve istihkak davası açmak üzere üçüncü şahsa 7 gün süre verildiği, kararın 3. kişiye tebliğine ilişkin bilgi bulunmadığı, ancak 3. kişinin 20.09.2011 tarihinde Bakırköy 5. İcra Mahkemesi'nde aynı mahcuz mal için dava açtığı ve davada takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, 3. kişinin dava açmış olmakla kendisine tanınan süreden vazgeçmiş olduğu, açılmamış sayılmasına karar verilen davadan sonra takibin devamına ilişkin kararın tebliğ edilmemiş olmasının davacıya yeni bir dava hakkı vermeyeceğinden bahisle davanın süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu taşınır mallar, 19.09.2011 tarihinde haczedilmiş ve 21.09.2011 tarihinde 3. kişi yazılı olarak istihkak iddiasında bulunmuş, davalı alacaklı istihkak iddiasına itiraz etmiştir....
Mahkemece, 29.03.2012 tarihinde haczedilen menkullerin daha önce 01.03.2006 tarihinde ve 01.07.2009 tarihinde ayni takip dosyasından haczedildiği, 01.03.2006 tarihli haciz ile ilgili açmış olduğu davayı takip etmeyerek (İstanbul 8.İcra Hukuk Mahkemesi 2006/426) davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 01.07.2009 tarihli ikinci haciz ile ilgili davayı hiç açmayarak alacaklıya karşı istihkak iddiasında bulunma hakkını kaybettiği, 29.03.2012 tarihli hacizde de aynı mallar için istihkak iddia edilerek süresinde dava açılmadığı davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlu arasında baba oğul olmaları nedeniyle organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı üçüncü kişi şirket vekilince temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2006/885 E. Sayılı dosyasında aynı adrese farklı tarihlerde haciz için gidilmiştir....
Şti. yönünden incelenerek mahcuzların menkul mal hükümde bulunması, satış ve zilyetliğin devri ile mülkiyetlerinin alıcıya geçebileceği, ibraz edilen belgelerin mahcuz mala ait olup olmadığının tanık anlatımları ve gerektiğinde bilirkişi araştırması sonucu anlaşılabileceği gerekçesi ile istihkak iddiacısının taleplerinin reddine, icra takibinin kaldığı yerden devamına,kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde istihkak iddiacısının istihkak davası açmakla muhtariyetine karar verilmiştir. Alacaklı vekilinin 09.09.2015 tarihli dilekçesi ile Mahkeme kararında 3. kişi olarak sadece ... Kuruyemiş.. Ltd. Şti.’nin isminin yazıldığı, bu yöndeki maddi eksikliğin giderilerek diğer istihkak iddia edenler yönünden de karar verilmesini talep etmesi üzerine, Mahkemece 16.09.2015 tarihli tashih şerhi ile; 10.08.2015 tarihli karar başlığında istihkak iddiasında bulunan 3. kişiler olarak .. ve ...'ın da taraf olarak yazılması gerekirken sehven sadece "... Kuruyemiş Gıda San....
Mahkemece, davalılar arasında gerçekleştirilen işlemlerin borçlunun borcunu ödememek amacıyla mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler niteliğinde olduğu, borçlu şirket ile istihkak iddia eden ............ şirketi arasında kurucuları ve adresleri nedeniyle organik bağ olduğu ve bu nedenle malların borçlu adresinde haciz edildiğinin kabulü gerektiği diğer istihkak iddia eden şirketin iddialarının fatura ve benzeri tanzimi her zaman mümkün somut kesin ve inandırıcı bulunmayan delillere dayandığı mülkiyetin aidiyeti hususunda kesin ve inandırıcı delil niteliğinde olmadığı nedeniyle davacı alacaklı lehine hacizli malların mülkiyetinin borçluya ait olduğu ve istihkak iddiasının muvazaalı olduğu yönünde kanaate varılmakla davacının davasının kabulüne şartları mevcut olmadığından, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından, sadece vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir....
Ancak icra mahkemesince teminat karşılığı yediemin değişikliği ile ilgili tedbir kararı verilmiş olup, takibin talikine veya ihtiyati tedbir yolu ile icranın durulmasına karar verilmedi- ğine göre İİK'nun 97/13.maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından hükmün HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir....


