Dava, İİK.nun 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı 3.kişinin 28.5.2008 tarihli istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiş olmasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-İİK 97/15 maddesi uyarınca davacı 3.kişi yararına tazminata hükmolunabilmesi için davanın kabul edilmesi ve alacaklının kötüniyetinin kanıtlanması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir....
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Haciz 22.01.2010 tarihinde davacı 3.kişinin işcisi olduğunu beyan eden ... huzurunda uygulanmıştır. İ.İ.K'nun 96/3.maddesi hükmüne göre, "istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları" gerekir. Aynı madde de "haczin yapıldığını öğrenen 3.kişinin 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği" öngörülmüştür....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Şişli 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/6265 Takip sayılı dosyasından 15.5.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılması,%40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, haczin borçlunun adresinde ve ortaklarının huzurunda yapılmış olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin lehlerine olduğunu, davacı ile borçlu arasındaki muvazaalı işlemler nedeniyle davanın reddini %40 tazminatın tahsilini savunmuştur. Davalı borçlu savunma yapmamıştır....
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda: Davacı 3.kişinin istihkak iddiası üzerine İİK’nun 96/2 ve 97/1.maddesindeki prosedür işletilmiş ve icra mahkemesinin takibin devamı kararı 3.kişiye 13.03.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve dava yasal 7 günlük sürede 20.03.2009 tarihinde açılmıştır. Ancak, temyiz inceleme aşamasında takibe konu alacak ödenmiş ve dava dayanağı haciz kaldırılmış olduğundan davanın konusunun kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
Davacı üçüncü kişi şirket muhasebecisi 16.06.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında istihkak iddiasında bulunmuş, istihkak ididası uyarınca dosya kendisine gönderilen İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesince 22.07.2014 tarihinde takibin devamına karar verilmesi üzerine, 24.07.2014 tarihinde haciz adresine bu sefer muhafaza işlemi için gidilmiş ve üçüncü kişi şirket vekili ''müvekkil şirket muhafaza tehdidi altında olması nedeniyle dosya borcunu tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile ihtirazi kayıtla ödüyoruz,istihkak iddiamız halen geçerlidir" diyerek belirtilen parayı yatırmış, ödeme karşısında alacaklı vekili takip dosyasına sunduğu 27.08.2014 tarihli dilekçesi ile 16.06.2014 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bu beyanlar, yatırılan paranın, istihkak prosedürünün devamı şartına bağlı olarak, çekince kaydı ileri sürülerek yatırıldığı anlamına gelir....
ın huzurunda yapılmış olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, davacı tarafından sunulan faturaların tek taraflı olarak her zaman düzenlenmesi mümkün belge niteliğinde olduğundan kanuni karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği, haciz adresinde dava dışı borçlunun diğer borçlarından dolayı 31.12.2009 tarihinden 20.02.2010 tarihine kadar toplam yedi haciz yapıldığı ve hacizlerde borçlu, çalışan veya yakınlarının hazır olması nedeniyle haciz yapılan işyerinin ve dava konusu mahcuzların borçlu ...'a ait olduğuna dair kanuni mülkiyet karinesini güçlendiren deliller olarak kabül edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak davasıdır....
Alacaklı yararına %40 tazminatı düzenleyen İİK’nun 97/13 maddesi hükmü de bu nitelikte olup anılan madde koşulları mevcut ise tazminata hükmedilmelidir. Somut olayda, İİK’nun 97/13 maddesinde öngörüldüğü şekilde bu dava nedeniyle takibin ertelenmesine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davacı alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan kabule göre ise, borçlunun tazminatla sorumlu tutulması da hatalıdır. Alacaklıyı bu davayı açmaya sevk eden 3.kişinin istihkak iddiasında bulunmuş olmasıdır. Borçlunun, istihkak iddiasını kabul etmiş olmasının alacaklının dava açmasına ve takibin durmasına herhangi bir etkisi yoktur. Alacaklı yararına tazminata hükmedileceği hallerde borçludan da tazminat alınmasına karar verilmesi isabetsizdir....
İcra Müdürlüğünün 2007/6457 esas sayılı dosyasından 9.6.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların davacının mülkiyetinde olduğunun kabulüne, koşulları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, karşılık davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davalı -karşı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK 97/17. madde gereğince açılmış tasarrufun iptaline ilişkindir. İİK 282.maddesine göre tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır.Bunlardan başka,kötüniyet sahibi 3.kişiler aleyhine de iptal davası açılabilir hükmünü içermektedir....
İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür.Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur.İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez....
kişinin açtığı istihkak davasının reddine, İİK 97/17. maddesi gereğince haczi yaptıran alacaklı istihkak davasına karşı, tasarrufun iptali davası açabileceğinden, tasarrufun iptali davasında geçici veya kesin aciz vesikası aranmayacağından, koyunların devri yönündeki bedelsiz tasarrufun alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla yapıldığı sabit olduğundan karşı davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı karşı davalı 3. kişi ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....


