WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Bu durumda, mahkemece 3.kişi tarafından açılan davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi ile alacaklı lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın esastan reddi ile nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2-Davanın reddi üzerine teminat karşılığı takibin taliki kararı verildiğinden alacaklı lehine İİK'nun 97/13.maddesi uyarınca lehe tazminata hükmedilmesi yerinde ise de kararda infazada kuşku yaratacak şekilde ve tazminat matrahı belirtilmeden hüküm tesis edilmesi de isabetsiz olmuştur....

İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez....

İİK'nun 363/1 fıkrasının (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda, temyiz konusu mahcuzların değeri 4.870 TL'nin altındadır. Bu durumda hükmün kabule ilişkin kısmı kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir....

Somut olayda, İİK’nun 97/13 maddesinde öngörüldüğü şekilde bu dava nedeniyle takibin ertelenmesine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır.Bu durumda bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davacı alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan kabule göre ise,hükmedilecek tazminatın matrahını belirlerken takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınması gerekirken fazla olan hacizli mal değerinin esas alınması da hatalı olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Somut olayda, İİK’nun 97/13 maddesinde öngörüldüğü şekilde bu dava nedeniyle takibin ertelenmesine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davacı alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....

İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğü tarafından İİK'nin 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. İİK'nin 97/6 maddesi gereği prosedürün işletilmemesi halinde, dava açma süresi henüz başlamayacağından 3. kişi, hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar istihkak davasını açabilir. Prosedürün işletilmesi halinde ise icra mahkemesince verilecek kararın ilgiliye tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde davanın açılması gerekir. İcra müdürlüğü tarafından İİK'nin 97/1. maddesindeki yasal prosedür işletilerek dosya İcra Mahkemesine gönderilmiş, 16.06.2015 tarihli hacize ilişkin, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 30.06.2014 tarih 2015/497 Esas 2015/457 Karar ile takibin devamına karar verilmiş, ancak taraflara tebliğ edilmeden üçüncü kişi tarafından 20.08.2015 tarihinde dava açılmıştır....

sunulmadığından, davacının istihkak iddiası yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 vd. maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılan istihkak istemine ilişkindir. Dava konusu mallar 15.09.2010 tarihinde borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir. Haciz sırasında borçlu ...'ın oğlu.......yerinde hazır olup haciz borçlunun oğlunun huzurunda yapılmıştır. Haciz yapılan işyerinin tabelasında ....... yazılı olduğu haciz tutanağından belli olduğundan İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlanması gereklidir....

Malın borçlu elinde bulundurması veya borçlu ile birlikte üçüncü kişinin birlikte elde bulundurmaları hâlinde istihkak davasını istihkak iddia eden üçüncü kişi açmak zorundadır. Buna karşılık hacizli malın üçüncü kişinin elinde olması hâlinde icra müdürü, üçüncü kişi aleyhine istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Başka bir anlatımla istihkak davası (istihkak iddiasının reddi davası) açma yükü alacaklıya aittir. Şu hâle göre haciz konusu malın borçlu elinde mi yoksa üçüncü kişi elinde mi haczedildiğine asıl icra dairesi karar verir. Bu kararın da mahcuzun borçlu elinde haczedildiğine karar verir ise, İİK m. 97 ve devamındaki usulu işletir. Bu hâlde istihkak davasını üçüncü kişinin icra mahkemesinin takibin ertelemesi veya devamı kararının (İİK m. 97/1-c) kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde açması gerekir. Aksi hâlde haciz koyduran alacaklıya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR İİK'nun 97 ve 99. maddelerinde yazılı prosedürü uygulayacak olan icra dairesi, asıl takibin yapıldığı yer icra dairesidir. Talimat yazılan icra dairesinin görevi haczi uygulayıp düzenleyeceği haciz tutanağını takibin yapıldığı icra dairesine göndermekten ibarettir. İİK'nun 99. maddesi gereğince alacaklıya dava açmak için süre vermek ya da bu konudaki isteği reddetmek veya İİK'nun 97. maddesindeki hükümleri uygulamak, asıl takibin yapıldığı icra dairesinin görev ve yetkisine dahildir....

Buna göre hesaplama yapıldığında 2013 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.240,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır. İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda temyiz konusu mahcuzların değeri 5.240,00.-TL’sının altındadır....

UYAP Entegrasyonu