WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz işlemi İİK'nun 97. maddesine göre yapılmıştır. Haczin İİK'nun 97. maddeye göre yapılması halinde, istihkak iddiası üzerine icra müdürlüğünce İİK'nun 97/1. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından, 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir. Prosedür işletilmişse, icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açılabilir. Somut olayda, ... 3....

Nitekim İcra Müdürlüğünce, istihkak iddiası üzerine İİK'nın 97. maddesi gereğince takibin devamı ya da durdurulması hakkında karar verilmesi için dosyanın İcra Mahkemesi'ne gönderildiği, İcra Mahkemesi'nce takibin devamına karar verildiği görülmektedir. Mahkemece, alacaklı vekilinin yaptığı şikayet başvurusu üzerine, istihkak değerlendirmesi yapılarak sonuca gidilmesi isabetsiz olup; İcra Müdürlüğü'nce verilen 27.05.2014 tarihli ret kararı açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle yerinde olduğundan şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Bu durumda icra müdürlüğünce dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak İİK 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda merci hakimliğince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkak iddia edenin 7 gün içerisinde dava açması için süre verilmesi sonucu bu davanın açılması, 3 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3. kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar dava şartlarındandır. Mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Bu durumda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 2-Davacı 3.kişi vekilinin temyizine gelince; Bozma nedenine göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir....

Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstihkak iddiası nedeniyle takibin taliki veya devamına ilişkin davada, İlk Derece Mahkemesince takibin talikine karar verilmiş, karara karşı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki; vekaletnamesinde özel yetki bulunan alacaklı vekili Av. ... tarafından sunulan 20.05.2021 tarihli dilekçeyle temyizden vazgeçildiği bildirilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı 3.kişi vekili, Havsa İcra Müdürlüğünün 2010/365 sayılı takip dosyasından, davacıya ait işyerindeki makinelerin 10.06.2010 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, hacizli makineleri ve işyerini 3.kişiden satın aldığını ve bedelini ödediğini, davacının edimini yerine getirmediğini belirtmiştir....

Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak davası ile İİK 97/17. madde gere- ğince karşı dava olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK 280/1 madde gereğince malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun,alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemlerin ,borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallarde iptal edilebileceği,aynı maddenin 3. fıkralarında ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamen veya mühim bir kısmının devrinde devralanın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul olunduğu,bu karine aksinin ancak 4.fıkrada belirtilen şekilde çürütülebileceği hükme bağlanmıştır....

Bu durumda icra müdürlüğünce dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak İİK 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda merci hakimliğince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkak iddia edenin 7 gün içerisinde dava açması için süre verilmesi sonucu bu davanın açılması, 3 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3. kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar dava şartlarındandır. Mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Bu durumda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 2-Davacı 3.kişi vekilinin temyizine gelince; Bozma nedenine göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir....

Zira, icra takibinin ertelenmediği veya ertelenmiş olduğu halde infaz edilmemiş olduğu durumlarda, alacaklının alacağına ulaşmasının gecikmesinden bahsedilemez. Bu açıklamalar kapsamında; Daire'nin önceki, İİK'nın 97/13. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için, takibin ertelenmesi kararı verilirken, üçüncü kişiden teminat alınmış olması şartından dönülmüştür. Az yukarıda açıklandığı üzere, İİK'nın 97/13. maddesinde düzenlenen tazminatın amacı, takibin ertelenmesi kararı nedeniyle, alacaklının alacağına ulaşmasının engellenmiş olmasıdır. Yani, Kanun tarafından, alacaklının takibin ertelenmesi nedeniyle zarar gördüğü kabul edilmiştir. Mahkemece, takibin ertelenmesi kararı verilirken, üçüncü kişinin teminat ile sorumlu tutulmaması nedeniyle, bu kararın alınmasında etki ve müdahale olanağı bulunmayan alacaklının tazminata hakkının ortadan kaldırılması hakkaniyete aykırı görülmüştür....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; İİK. 97 ve devamı maddelerinde düzenlenen istihkak davasının ancak menkul mallar yönünden açılabilecek bir dava olduğu, taşınmazlar yönünden istihkak iddiasının İcra Mahkemesince dinlenemeyeceği, dava dilekçesinde yazılı İİK. 212 ve 213. maddelerinin uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığı, şikayete konu taşınmazla ilgili olarak icra müdürlüğünce verilmiş bir satış kararı bulunmadığı gerekçesi ile istihkak iddiasının ve satış talebinin iptaline dair şikayetin reddine, kıymet takdirine itiraz yönünden dosyanın tefrik edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, talep kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu