WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

gelince; İİK’nun 97/15. maddesi uyarınca “İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.” hükmü üçüncü kişi lehine düzenlenmiştir....

Gerçekten de; İİK’nun 97/3. maddesinde: “…Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.…“ ve aynı maddenin 13. fıkrasında ise: “…Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/11 madde) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur…” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre; alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için takibin taliki kararı ile birlikte alacaklının olası zararını karşılamak üzere, istihkak iddia eden kişiden İİK’nun 36.maddesinde gösterilen teminatlardan birisini almak zorundadır. Dava konusu hacizli mallar istihkak iddiasının reddine yönelik kararın kesinleşmesinin ardından zaten paraya çevrilecektir....

Somut olayda ise alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi davasının kabulü söz konusu olmakla; alacaklı yararına % 40 tazminatı düzenleyen İİK.’nun 97/13 maddesi hükmünü, alacaklının gerek aynı yasanın 99. maddesi gereği ve gerekse zorunlu olmadığı halde 97. madde gereğince açacağı istihkak davalarında da uygulanması gerektiği Dairemizin yerleşmiş görüşlerinden olup, dosya içeriğinden mahkemece takibin ertelenmesine karar verilmediği gibi, ihtiyatî tedbir yolu ile de icranın durdurulduğu ve dolayısıyla bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiği yolunda kanıt bulunmadığı halde alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanması H.U.M.K’nun 438/7.maddesi gereğidir....

Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. İİK'nun 96 maddesi;” borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehinli olarak gösterdiği veya 3.kişi tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi, aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya 3 günlük mühlet verir.Sükutları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar “hükmünü içermektedir. Somut olayda, icra dosyası kapsamından davacı 3.kişi ...'...

Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1-İİK'nun 96 vd. maddesine göre istihkak iddiası borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3. kişi tarafından bizzat kendi lehine ileri sürülebileceği gibi, İİK'nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran 3. kişiler de diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK'nun 97/1. maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir....

Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davanın reddi üzerine teminat karşılığı takibin taliki kararı verildiğinden alacaklı lehine İİK'nun 97/13.maddesi uyarınca lehe tazminata hükmedilmesi yerinde ise de, HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken matrah belirtilmeden açık olmayan ve infazda duraksama uyandıracak şekilde karar verilmesi de hatalıdır....

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre;hacizdeki istihkak davalarının, İİK 97 ve 99 .maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayetlerin İİK 79 madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, asıl takibin yapıldığı yer icra tetkik merciinde incelenmesi gerektiği, Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/146 Esas -2011/145 Karar sayılı ilamı ile davacının istihkak iddiasının İİK 97 maddesine göre kesin olarak reddine, dava açmak üzere 7 günlük süre verilmesine karar verildiği, buna göre davacının davasını Antalya İcra Hukuk mahkemesinde açması gerekirken görevli ve yetkili olmayan mahkemede dava açması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde iki hafta içinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir....

İcra Müdürlüğüne yazılan talimat ile müvekkilinin menkullerinin haczedildiğini, haczedilen malların yeddiemine teslim edildiğini, ancak takip dosyasında ve ihtiyati haciz kararında da görüleceği üzere takip borçlularının iki gerçek kişi ve bir şirket olduğunu, davacı müvekkili şirketin borçla hiçbir alakasının olmadığını, esas icra müdürlüğü tarafından vaki istihkak iddiası üzerine resen İİK 99. maddesi kararı vermeyip takip dosyasının icra hakimliğine göndererek takibin taliki ve devamı hakkında karar verilmesini istediğini, İstanbul 13....

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre;haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmış olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu,davacının ibraz ettiği vergi levhası, oda sicil kaydı, hafta tatili izin formu gibi belgelerin tek taraflı irade ile üretilebilecek belgelerden olduğundan kanuni mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli görülmediği, haciz yapılan yerin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının borçlu adına olması, borçlunun davacı şirketin ortağı olması ve tanık beyanlarına göre borçlunun haciz yapılan yerle ilgisinin devam ettiği gerekçesiyle şikayetin ve istihkak davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile İİK 16.maddeye göre açılmış memur muamelesini şikayete ilişkindir....

Mahkemece, haciz adresinin borçlunun adresi olmadığı hayatın olağan akışı gereği hacizli malların 3.kişiye ait olduğunun kabulü gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından yargılama giderinden sorumlu olmamaları gerektiği iddiası ile temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir. İ.İ.K'nun 96/3.maddesi hükmüne göre, "istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları" gerekir. Anılan madde de "haczin yapıldığını öğrenen 3.kişinin 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği" öngörülmüştür....

UYAP Entegrasyonu