YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Müteahhitlik faaliyeti ile iştigal eden davacı adına, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa olunan binadaki bağımsız bölümlerden yapılan taşınmaz satışının beyan dışı bırakıldığından bahisle 2009/6, 9 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir....
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır....
parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/855 Esas, 2021/2304 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasının kabulü halinde irtifak tesis ve tesciline ilişkin hükmün özetinin İcra ve İnfaz Kanunu'nun 28 inci maddesine göre Mahkemece tapu sicil müdürlüğüne gönderilip tapu kaydına işleneceği, kararın kesinleşmesi sonrasında ise tesis edilen irtifak hakkı tapuya tescil edileceği, davalı idare tarafından tapuda 31/b şerhi tesis ettirilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, bu işlem davacının mülkiyet hakkının engellenmesi mahiyetinde olduğu, somut olayda seri davalarda vekâlet ücretine ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....
Buna göre “Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.” hükmü karşısında, borçlu sanığın yapılan yargılama sonucunda, üç aya kadar tazyik hapsi yerine 10 ... disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair kararın hatalı olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. Ancak Mahkemece 27.4.2007 tarihli 2005/10-2006/5 sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen 10 ... disiplin hapsi cezası sanık yönünden kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerektiğinden aleyhe bozma yasağı da gözönünde bulundurularak yeniden takdir edilecek cezanın 10 günlük süreyi de geçemeyeceği nazara alınmalıdır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmakla mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 inci maddesinin (a) bendine göre yenileme çalışmaları yapıldığı ve yeni tapunun oluştuğu anlaşılmış olup, yeni oluşan tapu kaydına göre hüküm kurulması gerektiğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesini yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu şerhin davalı talebi üzerine tapu kaydına uygulanmasından önce davacının, davalı idare aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtığı, haksız fiilden kaynaklanan bu davada davacıya verilen tazminatın kamulaştırma bedeli değil, haksız el atmanın karşılığı olan tazminat olduğu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında, 2942 sayılı Kanun'un yalnızca taşınmazlara değer biçilmesine ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulandığı,ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması halinde uygulama olanağı olan 31/b maddesinin bu tür davalarda kıyas yoluyla uygulanamayacağı, taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmakla mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 inci maddesinin (a) bendine göre yenileme çalışmaları yapıldığı ve yeni tapunun oluştuğu anlaşılmış olup, yeni oluşan tapu kaydına göre hüküm kurulması gerektiğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmakla mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 inci maddesinin (a) bendine göre yenileme çalışmaları yapıldığı ve yeni tapunun oluştuğu anlaşılmış olup, yeni oluşan tapu kaydına göre hüküm kurulması gerektiğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün olup buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır....


