Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün olup buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır....
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün armut ürünü maliyet cetveli kullanılarak, bulunan net gelir üzerinden bedel tespitinin yapılması ve kamulaştırmadan arta kalan kısım için geometrik şekli nedeniyle modern tarım aletleri ile ziraat yapmakta sıkıntı yaşayacağı, demiryolu nedeniyle de tarım aletlerinin araziye sokulmasında sıkıntı olacağı dikkate alınarak kalan kısım için belirlenen değer kaybının kamulaştırma bedeline eklenmesi doğru ise de taşınmaz üzerinde bulunan TEK lehine kurulu irtifak hakkının yarattığı değer kaybına yönelik hesaplamanın doğru olmadığı, irtifak hakkının yarattığı değer kaybı uygulanarak birim değerin bulunması gerekirken, bulunan zemin değeri üzerinden indirim yapıldığı, kamulaştırmadan arta kalan kısım için belirlenen değerde ise tapuda yer alan irtifakın yarattığı değer kaybı yansıtılmadan belirleme yapıldığından yeniden hesaplama yapılmak suretiyle kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen...
Kartal Enerji Nakil Hattının geçirilmek suretiyle tesis edilen irtifak hakkının Enerji Nakil Hattının daha sonra işletmeden çıkartıldığı için atıl kaldığı bu nedenle enerji nakil hattı şerhinin ve atıl vaziyetteki tellerin kaldırılması için 30.11.2005 tarihinde davalı kuruma müracaat edildiği ve terkin için kendisinden 102.266,00 TL bedel talep edildiği ve bu bedelin 30.05.2006 tarihinde ihtirazı kayıtla ödediği bildirilerek tahsil edilen bu bedelin yasal dayanağının olmadığı gerekçesiyle istirdat dava açıldığı , mahkemece davanın kısmen kabulü ile 100.430,33TL 'nin 30.05.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verildiği, kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 13.11.2008 tarih 2008/16512-19562 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği , ilamın Aydın ......
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılında kat irtifakı tapusu devretmek suretiyle beş adet taşınmaz satışını ilgili yılda kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2010/4,5,7,8 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmakla mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 inci maddesinin (a) bendine göre yenileme çalışmaları yapıldığı ve yeni tapunun oluştuğu anlaşılmış olup, yeni oluşan tapu kaydına göre hüküm kurulması gerektiğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmakla mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde taşınmazda 19.03.2020 tarihli 558 yevmiye numaralı ve 22.04.2020 tarihli ve 611 yevmiye numaralı iki adet şerh bulunduğu ve dava dilekçesinde davacının davalının 06.03.2020 tarihli ve 28245 sayılı yazısı ile konulan 19.03.2020 tarihli ve 558 yevmiye numaralı şerhin kaldırılması talep edildiğinden mahkemece 19.03.2020 tarihli ve 558...
Davacı, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi, konut kredi sözleşmesinin feshi, ödenen taksitlerin faizi ile iadesi, konuttaki ipotek şerhinin kaldırılması ve kira kaybının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. 15.01.2015 tarihli celsede davacı vekili; öncelikli taleplerinin sözleşmeden dönme olduğunu, aksi halde yoksun kalınan kira bedelinin tahsilini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece, teslimden itibaren süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağı, ancak yoksun kalınan kira kaybının istenebileceği gerekçesi ile diğer taleplerin reddine, yoksun kalınan kira kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiştir....
Davacı, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi, konut kredi sözleşmesinin feshi, ödenen taksitlerin faizi ile iadesi, konuttaki ipotek şerhinin kaldırılması ve kira kaybının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. 15.01.2015 tarihli celsede davacı vekili; öncelikli taleplerinin sözleşmeden dönme olduğunu, aksi halde yoksun kalınan kira bedelinin tahsilini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece, teslimden itibaren süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağı, ancak yoksun kalınan kira kaybının istenebileceği gerekçesi ile diğer taleplerin reddine, yoksun kalınan kira kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiştir....
Diğer yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesi mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacaktır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmakla mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 inci maddesinin (a) bendine göre yenileme çalışmaları yapıldığı ve yeni tapunun oluştuğu anlaşılmış olup, yeni oluşan tapu kaydına göre hüküm kurulması gerektiğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....


