Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sulu tarım arazisi olan dava konusu taşınmaza %4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, arazilerde olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınmak suretiyle ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı olarak yapılan tespitlere göre tespit edilen m² birim fiyatına %250 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle değer biçilmesinde ve direk yeri için mülkiyeti kamulaştırılan kısmının davacı kurum adına tapuya tesciline, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı bedelinin tespiti ile irtifak hakkının davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava 26.11.2020 tarihinde açıldığından faiz başlangıç tarihinin 27.03.2021 olarak alınması gerektiği yönünde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.11.2014 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava konusu 26719 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalıların hissedar olduğunu, 105/211 hissenin davalılar adına elbirliği halinde kayıtlı bulunduğunu, 106/211 hissenin ise davacı adına kayıtlı olduğunu, davalıların adlarına kayıtlı olan 105/211 hissenin tamamı üzerine 20.05.2013 tarihinde davalılardan ... adına davacıyı zarara uğratmak amacıyla, kötüniyetle ve muvazaalı olarak intifa hakkı tesis edildiğini, bu intifa hakkının taşınmazın satılması halinde değerini düşüreceğini...
Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yan şerhin kaldırılması için müvekkil kuruma ve tapu müdürlüğüne başvurmaksızın davayı açtığı gözetilerek davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini, davacı yan müvekkil kuruma karşı daha önce kamulaştırmasız el atma davası açmış olup tapu kaydına konulan 31/b şerhinin anılan davaya istinaden konulduğunu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davalarında kurum lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmazı devretmesi nedeniyle mümkün olmadığını, mahkeme kararlarının infazı sağlanamadığı için kamu zararı oluştuğunu ve kamu zararının önüne geçebilmek amacıyla davaya konu şerhin konulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2....
Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yan şerhin kaldırılması için müvekkil kuruma ve/veya tapu müdürlüğüne başvurmaksızın davayı açtığı gözetilerek davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini, davacı yan müvekkil kuruma karşı daha önce kamulaştırmasız el atma davası açmış olup tapu kaydına konulan 31/b şerhinin anılan davaya istinaden konulduğunu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davalarında kurum lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmazı devretmesi nedeniyle mümkün olmadığını, mahkeme kararlarının infazı sağlanamadığı için kamu zararı oluştuğunu ve kamu zararının önüne geçebilmek amacıyla davaya konu şerhin konulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1....
Mahallesi, 102 ada 30 ve 34 parsel sayılı taşınmazların 1987 yılında o zamanki zilyedi olan Kemal ve Burhan Kayıkçı adlarına yürütülen kamulaştırma işlemleri sonucu 740 m²lik kısmına irtifak hakkı tesis ve tescil edildiğini, daha sonra yürütülen kadastro işlemleri ile davalılar adına tespit gören taşınmaz üzerine maddi hata sonucu davacı idare lehine tesis ve tescil edilen 740 m²lik irtifak hakkının kayıtlara geçirilmediğini bu nedenle dava konusu taşınmazların üzerindeki 740 m²lik irtifak hakkının tesisi ve tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesi gereği hak düşürücü süreden davanın reddini, 36 ıncı maddenin (A) bendi gereğince davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2....
Dolayısıyla, üst hakkı şeklinde bir irtifak hakkının ilk kez tesisi işleminin, kiralama veya satış niteliğinde olup olmadığının tartışılmasına gerek bulunmamakta, her üç düzenlemenin de birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğuran işlemler olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Anayasa'da öngörülen verginin yasallığı ilkesi de dikkate alındığında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun vergi tevkifatını düzenleyen 94 üncü maddesinde açıkça sayılmayan dava konusu üst hakkının ilk tesis bedeli üzerinden, vergi tevkifatı yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlığı kira ve satış akitleri bağlamında inceleyerek tahakkuk eden verginin kaldırılmasına karar veren Vergi Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir....
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında kurumları lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmaz mülkiyetini devretmesi nedeniyle yapılamadığını, irtifak hakkının tapuda tescili için kararın kesinleşmesinin gerektiğini ayrıca tescilin yapılabilmesi için ilamda adı geçenin davacının tescil tarihinde malik olması gerektiğini, davacıların yargılama aşamasında ve karar çıktıktan sonra dahi mülkiyet devri gerçekleştirdiklerini, bu nedenle irtifakın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun irtifak bedelini ödemesine rağmen bedel karşılığı hak kazandığı irtifakını tescil edemediğini, bu nedenle kamu zararı meydana geldiğini, davalı idarenin kamu zararının önüne geçebilmek için tek imkanının 31/b şerhi olduğunu, kurumun amacının davacının mülkiyet hakkını kısıtlamak olmadığını, yargılama sonunda lehine hükmedilen irtifak hakkının tescili olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte...
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında kurumları lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmaz mülkiyetini devretmeleri nedeniyle yapılamadığını, irtifak hakkının tapuda tescili için kararın kesinleşmesinin gerektiğini, ayrıca tescilin yapılabilmesi için ilamda adı geçen davacının tescil tarihinde malik olması gerektiğini, davacıların yargılama aşamasında ve karar çıktıktan sonra dahi mülkiyet devri gerçekleştirdikleri, bu nedenle irtifakın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun irtifak bedelini ödemesine rağmen bedel karşılığı hak kazandığı irtifakı tescil edemediğini, bu nedenle kamu zararı meydana geldiğini, davalı idarenin kamu zararının önüne geçebilmek için tek imkanının dava konusu tazminata dayanak teşkil eden enerji nakil hattının üzerinde bulundukları taşınmazların tapu kayıtlarına 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca konulacak şerh olduğunu, kurumun amacının davacının mülkiyet...
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında kurumları lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmaz mülkiyetini devretmeleri nedeniyle yapılamadığını, irtifak hakkının tapuda tescili için kararın kesinleşmesinin gerektiğini, ayrıca tescilin yapılabilmesi için ilamda adı geçen davacının tescil tarihinde malik olması gerektiğini, davacıların yargılama aşamasında ve karar çıktıktan sonra dahi mülkiyet devri gerçekleştirdikleri, bu nedenle irtifakın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun irtifak bedelini ödemesine rağmen bedel karşılığı hak kazandığı irtifakı tescil edemediğini, bu nedenle kamu zararı meydana geldiğini, davalı idarenin kamu zararının önüne geçebilmek için tek imkanının dava konusu tazminata dayanak teşkil eden enerji nakil hattının üzerinde bulundukları taşınmazların tapu kayıtlarına 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca konulacak şerh olduğunu, kurumun amacının davacının mülkiyet...
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında kurumları lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmaz mülkiyetini devretmeleri nedeniyle yapılamadığını, irtifak hakkının tapuda tescili için kararın kesinleşmesinin gerektiğini, ayrıca tescilin yapılabilmesi için ilamda adı geçen davacının tescil tarihinde malik olması gerektiğini, davacıların yargılama aşamasında ve karar çıktıktan sonra dahi mülkiyet devri gerçekleştirdikleri, bu nedenle irtifakın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun irtifak bedelini ödemesine rağmen bedel karşılığı hak kazandığı irtifakı tescil edemediğini, bu nedenle kamu zararı meydana geldiğini, davalı idarenin kamu zararının önüne geçebilmek için tek imkanının dava konusu tazminata dayanak teşkil eden Enerji nakil hattının üzerinde bulundukları taşınmazların tapu kayıtlarına 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca konulacak şerh olduğunu, kurumun amacının davacının mülkiyet...


