WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi esas alınarak tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu uygulanarak dava tarihine güncellenmek suretiyle ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmesi doğru olduğunu, ancak 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen gecici 12 nci maddesi ile yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/195 Esas, 2017/158 Karar sayılı kararı gereğince maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğinden bu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf isteminin kabulü ile hüküm düzeltilerek yeniden karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak sureti ile tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmesi doğru olduğu gibi, hesaplamada maddi hata bulunmadığı, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen gecici 12 nci maddesi ile yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/195 Esas, 2017/158 Karar sayılı kararı gereğince maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu, bilirkişi raporu ile belirlenen taşınmaz bedelinin uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine...

taşınmazları üzerine konulan ipotek bedelinin adı geçen borçlular tarafından davalı belediyeye ödendiği, bu suretle dava konusu oluşturan menfaatin davalı belediyeye geçtiği, bu nedenle ipotek borçlularına dava açılması gerektiği yönündeki itirazın yerinde olmadığı, hükme esas bilirkişi raporunda 6745 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tescil edildiği tarihi değerlendirme tarihi olarak esas alınıp emsal karşılaştırması sonucu temsil edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açılan yurt içi üretici fiyat endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi yerinde olup davalı tarafın iddia ettiği şekilde dava tarihindeki aynı bölgedeki arsa m² birim değerlerinin emsal oluşturamayacağı anlaşılmış olmakla imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih olan 24.11.1988 yılı itibarıyla taşınmazın değerinin tespit edilmesinde ve bu tarihten başlayarak dava tarihi olan 25.05.2018 tarihine...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi kabul edilerek, tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmesi doğru gibi ödeme iddiasında bulunulmuş ise de getirtilen belgelerde ödemenin varlığı ispatlanamadığı, husumetin davalı idareye yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ipotek bedel artırım davalarında adli yargının görevli olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....

Mahallesi, 31543 ada 1 parselin malikinin davalı olduğunu, belediye tarafından yapılan imar ıslah çalışmaları sonucu müvekkiline ait tapulu arsaların zayi olması nedeniyle müvekkilinin bu gayrimenkulün tapu kaydına şerh edilen kanuni ipoteğin alacaklısı olduğunu, ipotek bedelinin artırılarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan imar ıslah çalışmaları neticesinde davalının satın aldığı parselin 165 m² olmasına rağmen davalıya 160 m² miktarlı tapu verildiğini, davalıya verilen tapu miktarının önceki miktardan fazla olmadığını, davacının ipotek bedeli isteyebilmesi için ipotek bedeline denk gelen arsa payını davalının taşınmazına ilave ettirmesi gerektiğini, davalının taşınmazı şerhten ari olarak satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, satın alma tarihinden sonra konulan ipotek kaydından sorumlu olmayacağını, davanın haksız olduğunu belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak sureti ile tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılmasının usul ve kanuna uygun olduğu, taşınmazın tespit edilen değerinin de uygun olduğu ve kanunda bu davalarla ilgili zamanaşımı süresinin ve uzlaşma başvurusunun öngörülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....

Mahallesi, 31533 ada 11 parselin malikinin davalı olduğunu, belediye tarafından yapılan imar ıslah çalışmaları sonucu müvekkiline ait tapulu arsaların zayi olması nedeniyle müvekkilinin bu gayrimenkulün tapu kaydına şerh edilen kanuni ipoteğin alacaklısı olduğunu, ipotek bedelinin artırılarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, tapuya konan ipotek şerhinin hiçbir hukukî dayanağının bulunmadığını, belediyenin imar çalışmaları sırasında tek taraflı olarak tapuya bu şerhin konduğunu, davanın farazi iddialara dayalı olarak açıldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.12.2009 tarihli ve 2008/467 Esas, 2009/505 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda; dava, imar uygulamasından kaynaklanan ipotek bedelinin arttırılması istemine ilişkin olduğundan mahkemece arttırılan bedele hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle % 50 hakkaniyet indirimi yapılarak eksik bedele hükmedilmesi, davalı idare tarafından takdir edilen ve ödenen bedelin arttırılan bedelden düşüldükten sonra kalan bedele hükmedilmesi gerekirken, ödemenin infazda dikkate alınmasına karar verilmesi,07/09/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6754 sayılı Yasanın 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen gecici 12.maddesi ile yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 16/11/2017 tarih ve 2016/195-2017/158 sayılı kararı gereğince maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden HMK’nun 353/1-b-3 .maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir....

CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ipotek bedeli ödenmiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacıların murisinin de yer aldığı ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/152 Esas, 2011/113 Karar sayılı kararı ile ipotek bedellerinin ... 3. İcra Müdürlüğünün 2010/13511 takip sayılı dosyasına depo edildiğinden ipoteğin fekkine karar verildiğini, davacının da dava dilekçesinde bu hususu açıkça kabul ettiğini, ipotek bedeli icra dosyasında depo edildiğinden asıl alacağın ortadan kalktığını, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.04.2016 tarihli ve 2014/720 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava tarihi itibarıyla belirlenen 225.779,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62/1, 52/2-4, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın sözleşmeden doğan sigorta primlerini tahsil edip, katılan şirkete intikal ettirmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Sanık ifadesinde, sigorta poliçe bedellerini katılan şirkete yatırmak üzere 2 aylık süresi olduğunu, sözleşme sırasında 70.000 TL değerinde ipotek olarak gayrimenkul verdiğini, katılanın icraya başvurduğunu, parayı yatırsa bile icrada ipoteğin çözülemeyeceğini, icranın satış aşamasında olduğunu beyan etmesi karşısında; katılan şirket yetkililerinin beyanlarına başvurularak, sözleşmeye rağmen aralarındaki fiili uygulamaya göre poliçe bedellerinin hangi sürelerle ödenmesi...

UYAP Entegrasyonu