WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Somut olayda yerel mahkemece, dava konusu ipoteğin dayanağı olan belgeler (ipotek akit tablosu, imar uygulamasına ilişkin Belediye Encümen Kararı, şuyulandırma cetvelleri v.b.) getirtilmek suretiyle, ipotek lehtarlarının davada yer almasının sağlanması gerekir. İpotek lehtarı ... oğlu ...’nın kimlik bilgilerinin tespit edilmesi halinde kendisine kayyım tayin edilmesine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/541-197 E.K sayılı ilamının kaldırılması ve ... oğlu ...’nın (öldüğünün anlaşılması halindeyse mirasçılarının) davada yer alması sağlanmalıdır. Dava konusu taşınmazda imar uygulaması ile tesis edilen imar ipoteğinin lehtarının imar uygulaması öncesine ait kadastral parsellerinin tedavüllü tapu kayıtları (geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir biçimde kütük sayfaları) da temin edilmelidir....

kaldırılarak … ada, … parsel sayılı taşınmaza taşınan vergi dairesi kullanımı sonucu, … ada, … parsel sayılı taşınmazda küçültülen lise alanına eşdeğer alan oluşturulmasına yönelik davalı idare işlemlerinin imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve kamu yararına aykırı olduğunun yargı kararıyla ortaya konulması karşısında, dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin imar planları hakkında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir....

Kanunu’nun Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmayan taşınmazda 2010 yılında 3194 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli üzerine konulan zilyetlik şerhinin terkini istemine ilişkin olup; davacı, imar uygulaması sonucu oluşan zilyetlik şerhinin terkinini talep ettiğine ve mahkemece de taşınmazın imar uygulaması ile oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre temyizen incelenmesi Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 09.02.2018 tarih ve 2018/1 sayılı ve önceki tarihli kararları ile 14. Hukuk Dairesi'nin görev alanına girmiş olduğundan Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'nun 04.07.2017 tarih ve 2017/1659, 2017/1577 Karar sayılı kararı ile dosyanın temyiz incelemesi yapmakla görevli Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesi gerekirken, “maddi hata” sonucu Dairemize gönderildiği ve esas defterine kaydedildiği anlaşılmakla, dosyanın Yargıtay 14....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, zilyetliğe dayalı olarak hükmen adlarına tesciline karar verilen taşınmazın imar uygulaması ile hazine adına kaydının yapıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, tescil ilamı tapuya kaydedilmeden mülkiyet hakkının doğmayacağını, İmar uygulaması iptal edildiği sürece davanın dinlenilme olanağının bulunmadığını bildirip davanın reddine savunmuştur. Mahkemece, hükmen davacılar adına tescil edilen taşınmazın bir bölümünün davacıya ait imar parseli içerisinde, bir kısmının imar yolunda ve dava dışı kişiye ait taşınmazda kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....

Davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.Şöyle ki; Yapılan incelemede;davalı ...’ nın üzerine yürüyüş yolları, ağaçlandırma ve çimlendirme yapılmak ve oturma bankları konulmak suretiyle fiilen el attığı 12731 ada 1 parseldeki davacılar murisinin payının, imar uygulaması sonucu dava konusu 13198 ada 1 parsele hisselendirildiği ve bu parselin de imar planında semt spor sahasında kaldığı, davalı ...’ nın dava konusu taşınmazda hissedar olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar murisine her ne kadar dava konusu 13198 ada 1 parselden imar uygulaması sonucu pay verilmiş ise de, davacıların, taşınmazın imar planındaki özgülenme durumu dikkate alındığında kısıtlamasız olarak yararlanması mümkün olmadığından el atmanın sona erdiği kabul edilemez. Bu durumda işin esasına girilip inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve2016/181 Esas, 2018/77 Karar sayılı kararıyla; ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazda 30-35 yıldır tarımsal faaliyet yapılmadığı, geçmişte 50-60 yıllık taş öbeklerinin mevcut olduğu, 1985 ve 99 yılı hava fotoğraflarına göre taşınmazda imar ihya faaliyeti olmadığı, taşınmazda geçmişte kullanım var ise de tesis kadastrosundan geriye doğru 20 yıllık kullanımın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Diğer taraftan İmar Kanununun 32. maddesi hükmüne göre ruhsat alınmış olmakla beraber inşaat, ruhsat ve eklerine aykırı yapılmışsa bu inşaatta kaçak yapı sayılır. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak sürdürülen yapılara ne gibi bir müeyyide uygulanacağı İmar Kanunun 32/son maddesinde gösterilmiştir. Buna göre yapı belediye encümeni veya il idare kurulu kararını takiben yasal hale getirilmez veya yasal hale getirilmesi olanaksız ise masrafı sahibinden tahsil edilerek yıkılması gerekir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan bina veya bağımsız bölümler yasaya uygun hale getirilmezse yıkılacağından, yıkılacak yerlerle ilgili olarak yaratılmış ekonomik değerlerin korunması söz konusu olmayacağından, bu tür yerlerin aynının paylaştırılması paylaşım sonucu da bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satışı veya satış vaadi sözleşmesine konu yapılması yasalara uygun düşmez....

Davacının 5704 ada 1 ve diğer parsellerdeki bu payları 2010 yılında yeniden yapılan imar uygulaması ile 7146 ada 3 sayılı taşınmazda toplanmıştır. Ancak muhdesatları davalılar adına kayıtlı 7146 ada 2 sayılı parselde bırakılmıştır. Davalılar ise 2010 yılındaki imar uygulamasında başka bir taşınmazda paydaş iken payları dava konusu 7146 ada 2 parsele aktarıldığından malik olmuşlardır. Davacı ve davalılar imar uygulamalarının iptali için dava açmadıklarından imar uygulaması geçerliliğini korumaktadır. Fen bilirkişisi 10.02.2014 günlü raporuna ekli krokiden davacının muhdesatlarının 345 kadastro parsel sınırları dışına taşarak komşu parsele tecavüzlü olduğu, 2006 yılı imar planında da yine taşkın olduğu, 2010 yılı imar planında ise imar yoluna taşkın olduğu anlaşılmaktadır. Davalı büyükşehir tarafından yapılan imar uygulamalarında davacıya ait yapıların muhafazası mümkün görülmemiştir....

İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını, taşınmazda çok önceleri teraslama yapıldığını, taşınmazda kaya olmasının imar ihyayı etkilemediğini, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, kabule göre de, Hazine adına tescil kararı verilirken davalının taşınmazda zilyet olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....

Dosyada mevcut tapu kaydına göre, kendilerine kayyum atanan gaip şahısların 22.03.1991 tarihli imar uygulaması sonucunda davaya konu taşınmazda hissedar oldukları görülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesinde; hisseli bir veya bir kaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel saniplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şuyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahiplerince kullanılmasına devam edileceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme ve ayrıca HGK'nun 08.12.2004 tarih ve 2004/3-662 E.-655 K. sayılı kararı uyarınca; imar uygulaması sonucu müşterek hale gelen taşınmazlarda bulunan ve imar uygulaması öncesinde yapılan yapılan için bina bedeli ödenmedikçe yapı sahibinin kullanımı haksız sayılmayacağından ecrimisil istenemez....

UYAP Entegrasyonu