Davacılar ... şirketi aleyhine dava açtıktan sonra, malik ve sürücü aleyhine de ayrı dava açmış, ikinci davada yeniden tazminat hesabı yapılmış, bu kez daha ... çıkan tazminattan ilk davada hükmedilip ödenen tazminat ve ... şirketince daha önce yapılan ödemeler güncellenip mahsup edilmiş, mahkemece sürücü ve malik aleyhine bakiye destek tazminatına hükmedilmiştir. Esasen somut olayda davacılar ... şirketine tazminat davası açtıktan sonra malik ve sürücü aleyhine de ikinci bir tazminat davası açabilir ise de (ilk davada açıkça itiraz etmedikleri bilirkişi raporunda belirlenen miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla), ikinci davadaki yargılama sırasında ilk davadaki hüküm kesinleşmiş ve ilk davada kabulüne karar verilen tazminat tutarının tamamı ... şirketince ödenmiştir....
Bu bakımdan iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümüne dayanılarak artırılan tutar yönünden yasada aranılan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine göre inceleme yapılması gerekir. Açıklanan nedenle, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Dava Dairesi kararının; iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin hüküm fıkrasının aynı gerekçe ve nedenlerle onanması; vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmünün uygulanmasından kaynaklı kısmı hakkında ise yeniden karar verilmek üzere buna ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davanın reddine Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddine; Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas ve 2010/57 sayılı kararında, 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraet kararından davacının haberdar olmasının arandığı, ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu...
Davacı daha sonra 29.01 2013 tarihinde yine evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak ikici kez boşanma davası açmıştır. Davacı, ikinci davada ayrıca maddi manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.Bu dava da mahkemenin 2013/52 esasına kaydedilmiştir. Mahkeme davacının ikinci dava dosyasını birinci dava dosyasıyla birleştirmiş yargılamaya birinci açılan dava dosyası üzerinden devam olunmuş ve deliler bu dosyada toplanmıştır. Davalarda benzer sebebe dayanılması, davanın biri hakkında verilecek kararın diğerinin sonucunu etkileyecek olması nedenleriyle, davaların, yargılamasının birlikte yürütülerek (HMK.md.166-(4)), delilerin birlikte taktir edilip sonuçlandırılması gerekirken, son duruşmada bu kez ikinci açılan boşanma dava dosyası, birinci açılan dava dosyasından ayrılmış, birinci açılan dava dosyasında tarafların boşanmalarına karar verilmiş, ikinci açılan dava dosyası ayrı bir esasa kaydedilerek birinci davanın sonucu beklenmiştir....
Bu duruma göre, İş Kanununun 13.maddesinde yazılı ihbar önellerine uyulmadan işverinin iş akdini feshetmesi halinde, belirtilen sürelerle ilgili olarak tazminat adı altında işçiye yapacağı ödeme, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında açıklandığı gibi peşin olarak yapılmış bir ücret ödemesidir. Esasen hizmet akdine göre çalışılması gereken, ancak kanun hükmü uyarınca hizmet ifa edilmeksizin yapılan bu ödeme, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun yukarıda değinilen hükmü karşısında ücret niteliğindedir....
Hukuk Genel Kurulunda, davacı vekili tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin görüşülmesi sırasında öncelikle, Özel Dairece tebliğe çıkarılan onama kararının davacı vekiline “Muhatap adliyede olup adreste hazır bulunan ehil ve reşit birlikte çalışan daimi işçisi imzasına” 25.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra aynı onama kararının davacı vekiline tekrar tebliğe çıkarılarak aynı adreste yine “Muhatap adliyede olup adreste hazır bulunan ehil ve reşit birlikte çalışan daimi işçisi imzasına” 30.05.2018 tarihinde ikinci kez tebliğ edildiği, bu ikinci tebligat parçasının üzerinde kurşun kalemle yazılmış “sehven çıkmış” ibaresinin bulunduğu, davacı vekili tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin havale tarihinin 18.06.2018 olduğu, karar düzeltme harcının da aynı tarihte yatırıldığı, bu durumda davacı vekiline onama kararının tebliğine ilişkin ilk tebligatın ve daha sonra aynı kararın ikinci kez tebliğine ilişkin ikinci tebligatın geçerli olup olmadığı, davacı vekilinin karar...
K A R A R Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık, basit yargılama usulünün uygulandığı ... Mahkemelerinde; 01.10.2011 tarihinden önce açılmış ve bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan davalarda, dosyanın bir kez daha takipsiz bırakılması halinde 1086 sayılı HUMK'un 409. maddesinin mi yoksa 6100 sayılı HMK'nın 320.maddesinin 4. bendinin mi uygulanacağı noktasındadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 320.maddesinin 4. bendi "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırılsa, dava açılmamış sayılır" hükmünü içermektedir. HMK'nın yürürlükte olduğu 01.10.2011 tarihinden sonra ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için ilk takipsiz bırakılma işleminin de 01.10.2011 tarihinden sonra olması gerekir....
Diğer bir ifade ile basit yargılama usulünde ikinci kez yenileme imkanı bulunmamaktadır. Miktar ve değeri 500.000,00 Türk Lirasını geçmeyen ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4/2 Maddesine göre basit yargılama usulüne tabidir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesi kapsamında protez yapımı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın Güvence Hesabından tazmini istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazada davacı ile dava dışı tespit edilemeyen karşı araç sürücüsünün kusur durumları, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin, geçici işgörmezlik süresinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise maluliyet oranı, tıbbi iyileşme süresi, davacının kaza tarihindeki gelir durumu, kaza nedeniyle davacının davalıdan maddi tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunabilecekse miktarı hususlarındadır....


