WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/102 esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 17.03.2014 tarihli tedbir kararının incelenmesinde, borçlu hakkında açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği, borçlu vekilinin talebi üzerine icra müdürü tarafından 31.03.2014 tarihinde tesis edilen işlem ile 17.03.2014 tarih ve 2014/102 E. sayılı tedbir kararı uyarınca takibin durdurulmasına, ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ve takibin iptali isteminin reddine karar verildiği görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/102 esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 17.03.2014 tarihli tedbir kararında, borçlu aleyhine yeni takip yapılmasına ve ihtiyati haciz kararının uygulanmasına engel bir hüküm bulunmadığından, bu tedbirden sonra yeni takip başlatılması ve ihtiyati haciz kararının uygulanması mümkündür. Her ne kadar, ......

Davacının davalı adına kayıtlı taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Hal böyleyken mahkemece davalı adına kayıtlı bir adet taşınmaz üzerine 08.05.2012 tarihli müzekkere ile tadbir konulmasına karar verilmiş ve bu karar yerine getirilmiştir. Davalının tedbirin kaldırılmasına ilişkin itirazı ise 27.09.2012 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmiş nihai kararda ise tedbire ilişkin bir hüküm kurulmamıştır. “İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK. md.397/2).” O halde davalının ihtiyati tedbire ilişkin kararı temyiz etmesinde hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca alınabilecek tedbirler Türk Medeni Kanununun 169. maddesinde gösterilmiştir. Usule göre ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir (HMK. md.389/1)....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 28/07/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirketin banka hesapları, tüm taşınır ve taşınmaz mallar da dahil olmak üzere bütün banka hesaplarına ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olarak, dosya kapsamı, tedbir talebinin içeriği, mevcut delil durumu da nazara alınarak yapılan değerlendirmede, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar vermiştir....

K A R A R Dosyanın incelenmesinde, ihtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin 7.1.2013 tarihli tensip tutanağında verilen ara kararı ile reddedildiği, bu hususta ayrıca bir gerekçeli karar yazılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması yasal mevzuat gereği zorunlu olduğu gibi, Yargıtay temyiz incelemesinin de ancak gerekçeli kararın denetlenmesi ile yapılabileceğinde duraksama bulunmamalıdır. Hal böyle olunca, ihtiyati tedbir talep edenin talebi hususunda gerekçeli kararın yazılarak temyiz incelemesi yapılması için dosyanın tekrar dairemize gönderilmesi bakımından dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılması için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Geçici hukuki koruma kararı verilmesi talebi değişen durum ve koşullara göre her zaman yapılabilip karara bağlanabileceğinden, davacı vekilinin bilançoların fiktif kayıtlar içerdiği, bu incelemeler yapılmadan isteğin reddedildiğini ileri sürmekte ise de; ihtiyati tedbir talebi, talep tarihi itibariyle sunulanlar ile yapılması zorunlu olduğundan bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. İhtiyati tedbir taleplerinin incelenmesi aşamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, inceleme sırasında tahkikat yapılması imkanı olmadığından kaynaklanmaktadır....

E. sayılı dosyası ve diğer dosyalar hakkında takip ve tahsil işlemlerinin durdurulması da dahil olmak üzere işlem yasağı getirilmesine ve 2004 sayılı Kanun’un 72. maddesi uyarınca yatırılacak bedelin işbu dava sonuna kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya verilmemesine yönelik istem yönünden de, tedbire konu edilen takiplerin 2006 ve sonrası yıllara ilişkin olduğu, dosyanın teati aşamasında olup henüz cevap sunulmadığı, delillerin toplanmadığı, dosyanın delil durumu itibariyle mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceğine ilişkin kanaat oluşmamakla koşulları oluşmayan tedbir isteminin reddine," karar verilmiştir....

Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağının varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerekir. İhtiyati haciz isteyen vekili, abone sözleşmesi, abone hesap ekstresi, elektriğin kesilmemesi konusunda verilen tedbir kararı, elektrik kesme evrakı gibi belgeler zincirine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Ayrıca ihtiyati haciz isteyenin alacağının muaccel olduğu, borçlu şirketin talebi üzerine iflasın ertelenmesine ilişkin yargılama sırasında elektriğin kesilmesinin önlenmesine ilişkin tedbir kararı verilmesinden de açıkça anlaşılmaktadır. O hâlde mahkemece yukarıda açıklanan hukukî esaslar çerçevesinde ihtiyati haciz isteminin kabulüyle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/172 Esas-259 Karar sayılı ve Hakem sıfatıyla verilen karara konu taşınmazların 1314 ada 2, 8 ve 10 sayılı parseller olduğu; anılan parsellerin tapu kayıtlarına bu dava nedeniyle 01.03.1993 tarih ve 467 yevmiye numaralı ihtiyati tedbir şerhi işlenmiş ise de, bu şerhlerin 13.02.1995 tarih 477 yevmiye numarası ile terkin edildiği görülmektedir. Öte yandan tapu müdürlüğünün dosyada mevcut yevmiye defterinin 467 sıra nolu kaydında Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/175 Esas,172 Esas, 258 Esas sayılı dosyalarında verilen çok sayılı taşınmaz ile ilgili ihtiyati tedbir kararlarının aynı tarih ve yevmiye ile sicil kaydına yansıtıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; ihtiyati tedbir istekleri ve bunun kaldırılmasına yönelik talepler hakkında mahkemesine başvurulması gerektiği tartışmasızdır. İhtiyati tedbir kararı verilmesi ve buna yönelik itirazlara ilişkin olarak kanun yolları yasal olarak düzenlenmiştir....

İhtiyati haciz isteyen banka alacağı hesabın kat edilmesiyle muaccel hale gelmiş ve keşide ettiği ihtarname de tebliğ edilmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olamaz. Mahkemece ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabulü ile hesap kat ihtarnamesinde belirtilen 13.645,15 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olaya gelince; davacı vekili evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz ve bankada bulunan para nedeniyle katkı payı ve katılma alacağı talebinde bulunmuş olup mahkemece davacının talebi üzerine tensip kararı ile birlikte tedbir konulmuş, ihtiyati tedbire yönelik davalı vekilinin itirazı üzerine 25.09.2012 tarihli ara kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kural olarak; ihtiyati tedbir kararı; davacının yaklaşık olarak olabileceği katkı, katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve faiz gibi ferilerinin toplam miktarını karşılayacak biçimde değerlendirilerek verilir. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek bedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu