WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde öncelikle ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu şayet mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebi kabul edilmeyecek ise "ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir" şeklinde terditli bir talepte bulunduğunu, 6100 sayılı HMK ve İİK kanunda geçici hukuki koruma kurumları detaylı açıklandığı ve " ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir talebi '' gibi bir geçici hukuki koruma kurumunun usul kanunlarında mevcut olmadığını, öncelikle yapılması gerekenin davacının bu talep ile ihtiyati haciz mi yoksa ihtiyati tedbir mi talep etmekte olduğu hususunun davacıya sorulması ve talebini somutlaştırılması ile mahkemeyi talep hususunda aydınlatmasını istemek, sonrasında ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz hususunda karar vermek iken mahkeme tarafından 03.04.2025 tarihinde kurulan ilk ara kararla davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği sonrasında ise aynı gün kurulan yeni bir ara kararla bu kez...

Somut olayda ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından 26.4.2012 ve 1.6.2012 tarihlerinde keşide edilen ihtarnameler ile finansal kiralama taksitlerinin vadesinde ödenmediği, söz konusu borcun 60 gün içinde ödenmesi, aksi hâlde finansal kiralama sözleşmelerinin feshedilmiş sayılacağı ayrı ayrı belirtilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi için öncelikle finansal kiralama şirketi tarafından keşide edilen fesih ihtarnamelerinin usulüne uygun şekilde karşı tarafa tebliğ edilip edilmediği Yargıtay denetimine elverişli şekilde araştırılmalı ve tebligat parçalarının dosyaya celbi suretiyle bu husus tespit edilmelidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

Dava dilekçesindeki netice-i talep olan müdahalenin önlenmesi istemi ile davacının ihtiyati tedbire ilişkin talebi örtüşmektedir. Yargılama sonunda elde edilebilecek sonucu önceden sağlayan ve davaya konu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 09/01/2024 tarihli ara kararı ile özetle; "... Somut olayda; dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi, terditli olarak da davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi davası olup, davalı şirketin mevcut malvarlığının gereksiz yere azaltılmasının önlenmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılmış, teminat karşılığında davalı şirkete ait taşınmazların iradi olarak 3. kişilere satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/04/2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2025/268 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN TALEP: İhtiyati Tedbir GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili; her iki müvekkilinin davalı şirketin YK üyeleri olduğunu, şirket paydaşlarından birinin paylarını diğer ortak grubuna devir ettiğini, alınan karara pay devir alanlar ile devir edenin katılamayacağını alınan kararın yok hükmünde olduğunun tesbiti veya butlanına karar verilmesi talebiyle açtığı davada yönetim kurulu kararının icrasının durdurulmasına karar verilerek devrilerin pay defterine işlenmemesi hususunda ihtiyati tedbir talebi mahkemece, pay devrinin iptaline karar verildiğinden mevcut durumun eski hale döneceği, engellenmesi mümkün olmayan zarar tehlikesi bulunmadığından ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, davacılar vekili taleplerini tekrarlayarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca ihtiyati tedbir kararı kesinleşmeden davalı şirketin pay defterinin davalı şirkete teslim edildiğini ileri sürerek...

Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın Dairemiz'in ....07.2012 tarih, 3382 E., 4470 K sayılı ilamıyla bozulması üzerine, mahkemece, inşaattaki A blok ...,...,...,...,...,...,... ve B Blok ...,...,...,... nolu bağımsız bölümlerin .... kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına, sunulan bilgi ve belgeler gözetilerek HMK'nın 392. maddesi uyarınca teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen karara, davalı vekilinin itirazı üzerine, mahkemece, tedbir talebinin reddine dair kararın ...'ca bozulması ve bozma üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu kararın HMK'nın 391/.... maddesi uyarınca kesin olması nedeniyle tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbirin değiştirilmesine, olmazsa uygun görülecek bir teminat karşılığında kaldırılmasına yönelik istemin reddi kararı, davalı vekilince temyiz edilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu kaydında bulunan ihtiyati tedbir şerhinin terkin edilmesi istemine ilişkindir. Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince; ihtiyati tedbir şerhinin kararı veren mahkemece terkin edilebileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise; adı geçen dava dosyasının zayi olduğunu, dosya üzerinden bir karar verilemeyeceğini, bu sebeple talebin yeni bir dava mahiyetinde olduğunu belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. HMK.'nun 390/I. maddesinde “İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.” düzenlemesi yer almakta olup, 396/I....

Mahkemece, davanın niteliğinin bir kısmının davanın esasına, bir kısmının ise ihtiyati hacize yönelik olması, ihtiyati hacze ilişkin yasal düzenlemelerde aranan şartların mevcut olmadığı,ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle tensip kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan kooperatif üyeliğinin tespiti ile 7 no’lu dairenin ve bir dükkanın tahsis ile teslimi, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedelinin tahsili davasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi üzerine, bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır. HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir....

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karardır. İİK'nun 283/1. maddesine göre tasarrufun iptali davası sabit olduğu takdirde alacaklı tasarrufa konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisini elde eder....

Yürürlükte olan 6100 sayılı .. 389. maddesine göre "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceği" düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenlemede davanın konusu bakımından bir sınırlamaya tabi olmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilebileceği anlaşılmaktadır. Keza yasa koyucu uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini belirtirken, davanın konusunu oluşturan alacağın, tazminatın ya da mal varlığının değeri ile sınırlı bir miktar hakkında tedbir kararı verilebileceğini anlatmak istemiştir. Bizzat müddeabihin kendisi hakkında tedbir kararı verilmesini şart koşmamıştır. Hakim ihtiyati tedbir kararı verirken kesin delillerin varlığını aramaz....

UYAP Entegrasyonu