Bu açıklamalara göre, iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk son tutanağının ‘ihtar’ olarak borçlu temerrüdü oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir....
Bu açıklamalara göre, iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk son tutanağının ‘ihtar’ olarak borçlu temerrüdü oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararıyla davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın 28.02.2024 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça görevsizlik kararından sonra 26.12.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve 18.01.2024 tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlendiği, dosyanın görevsizlik kararı üzerine 21.03.2024 tarihinde Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği ve 2024/208 Esas sırasına kaydedildiği, mahkemece arabuluculuk son tutanağının sunulması yönünde ara karar oluşturulmadan 25.03.2024 tarihinde tensip kararıyla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Dava dilekçesinde kimliği bilinmeyen ve tespit edilemeyen kişiler/şirketler aleyhine arabuluculuk başvurusu yapılamadığı, davalı tarafın dahi bu aşamada henüz tespit edilemediği, arabuluculuk şartının eksik tarafların tespitinden sonra tamamlanacağının belirtildiği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, dava tazminat davası olup bir miktar paranın ödenmesi talebine ilişkin olması nedeniyle TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının dava açıldığı sırada bulunmadığı, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı, dava açıldığı aşamada arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
Bu nedenle uyuşmazlık gerek dava şartı arabuluculuğa tabi olsun gerekse ihtiyari arabuluculuğa tabi olsun, uyuşmazlıklarda tarafların arabuluculuk neticesinde anlaşmaları durumunda, anlaşmadan sonra mevcut uyuşmazlığın akıbeti 6325 Sayılı Yasa çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu çerçevede; 6325 Sayılı Yasanın 1. Maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır....
Elde ki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken tekrar davacıdan arabuluculuk Yasası gereklerini "anlaşmazlık tutanağının getirilmesi" istemek Yasanın uygulanmasındaki amacına da uygun düşmeyeceği, somut olayda HMK'nin 115/3. Maddesinde gözönüne alındığında dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi doğru görülmemiştir....
İşleten ve sürücü açısından ise,ihtiyari dava arkadaşlarının davada birlikte -------- olmakla birlikte esas bakımından ihtiyari dava arkadaşlarının davaları birbirinden bağımsızdır. Her bir ihtiyari dava arkadaşı bakımından dava şartları,savunma sebepleri yasal istisnalar ayrı olmak üzere ayrı ayrı değerlendirilir. Nitekim müteselsil sorumlular arasındaki bir tarafın zamanaşımı defini ileri sürmesi halinde diğerleri ileri sürmediğinde diğerleri açısından zamanaşımından dava reddolunamayacağı gibi eldeki davada da her bir ihtiyari dava arkadaşı açısından --- dava şartı olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir....
Mahkeme heyeti 02.05.2024 tarihli tensip tutanağının 11. maddesi ile iki haftalık kesin süre içinde zorunlu arabuluculuk tutanağının aslının ibrazını istemiştir. Tensip zaptı 22.04.2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Tensip zaptı ile istenen son tutanak davacı vekilince 21.05.2024 tarihinde UYAP ortamında gönderilen dilekçe ile mahkemeye sunulmuştur. Tutanak mahkemece verilen iki haftalık kesin süreden sonra ibraz edilmiştir. İlk derece mahkemesi 18.09.2024 tarihli oturumunda, zorunlu arabulucuya 05.04.2024 tarihinde başvurulduğu, 02.05.2024tarihinde arabulucu görevlendirildiği, son tutanağın 15.05.2024 tarihinde imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte arabuluculuk görüşmelerinin devam ettiği, tutanağın davadan sonra düzenlendiği belirlenmiştir....
talebinde bulunmayacağı hususunda tarafların anlaşmaları ile sonuçlandığının görüldüğü, ,ş bu dava yönünden ise dosyaya dava açılmadan önce düzenlenmiş olan anlaşma sağlanamadığına ilişkin bir arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmadığı, bunun dava şartı olduğu ve bu nedenle davanın arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından usulden reddi gerektiği kanaatine varılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Dosyanın incelenmesinde arabuluculuk son tutanağının sunulmamış olduğu, konusu Alacak olan davaların zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu, dava şartı olarak kabul edildiği, İşbu davanın 05/03/2021 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmadığı, mahkememiz dosyasına arabuluculuk tutanağı aslının sunulmadığı sabit olan davanın dava şartı yokluğu davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir....


