O halde mahkemece öncelikle fesih ihbarnamelerinin ve kiralananın anahtarlarının notere teslim edildiğine ilişkin ihtarnamelerin kiraya verene ne zaman tebliğ edildiği üzerinde durularak, sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedildiğinin saptanması halinde kira alacağı isteminin reddine, aksi halde, yani sözleşme yöntemine uygun feshedilmemiş ise, yukarıda açıklandığı üzere kiralananın erken tahliyesi nedeniyle kiraya verenin yoksun kaldığı kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken ......
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Keşan Sulh Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4....
Noterliğinin 19.07.2011 tarihli 7439 Nolu ihtarnamesi ile, taşınmazın tahliyesi aksi halde 6 aylık süre sonunda iktisap ve ihtiyaç nedeni ile tahliye davası açılacağının ihtar edildiğini.... Gıda... AŞ.'nin ..... markası altında restoran ve gıda işi yapan köklü bir şirket olduğu ve tahliye tehditi altında olması nedeniyle, davacının yeni bir işyeri bularak, dava dışı .... Gıda......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ihtiyaç ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, asıl davada, davalının, miras bırakanları ...'a ait olan ve restoran olarak işletilen taşınmazda 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalıya ... 8. Noterliğinin 25.11.2014 tarihli ve 7910 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 01.01.2015 tarihinde taşınmazı tahliye etmesi ve 01.01.2015 tarihi itibari ile toplamda 15.660 Euro kira borcunu ödemesinin ihtar edildiğini, ancak taşınmazı tahliye etmediğini belirterek davacılardan ...'...
Bu durumda davacı kiracı tarafından kiralananda kullanılan ve tahliye sırasında götürülen taşınır nitelikteki eşyaların süresinden önce fesih nedeniyle uğranılan zarar kapsamında değerlendirilmesi ve kiraya verenden talep edilmesi mümkün değildir. Davacının diğer bir talebi ise 15/11/2012 tarihinden 19/04/2013 tarihine kadar dükkanı işletememekten kaynaklanan gelir kaybı istemidir. Kira sözleşmesinin düzenlendiği 15/11/2012 tarihinden kiralananın mühürlediği 19/04/2013 tarihine kadar kiralanan, davacı kiracının hakimiyeti altındadır. Bu süre boyunca faaliyetine engel olunduğuna ilişkin bir iddia da bulunmamaktadır. Kiralananın, kiracının kullanımında olduğu dönem için gelir kaybı istenemeyecektir....
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, davalı ile bir kısım davacıların murisi .....arasında 01.04.2005 başlangıç tarihli dört yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, taşınmazın hissedarlarından olan davacı ...'nin herhangi bir işi bulunmadığını, dava konusu kiralananda kadın giyim ürünleri satışı yapacağından kiralanana ihtiyacı olduğunu belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Nitekim TBK'nun 350. maddesi ancak taşınmazın konut yada çatılı işyeri vasfında olması halinde uygulanabilirken kiralanan gayrimusakkaf nitelikte ise gereksinim nedeniyle tahliyesi istenemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi de doğru olmamıştır. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir....
Dosya kapsamından kiralananın galip vasfı anlaşılamamaktadır. Kiralanan hakkında uygulanacak yasa hükmünün belirlenmesi için öncelikle kiralananın galip vasfının belirlenmesi gerekir. Nitekim TBK'nun 350. maddesi ancak taşınmazın konut yada çatılı işyeri vasfında olması halinde uygulanabilirken kiralanan gayrimusakkaf nitelikte ise gereksinim nedeniyle tahliyesi istenemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi de doğru olmamıştır. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/312 E.-2015/2016 K. sayılı iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine ilişkin dava dosyası ile adı geçen davalı hakkında da tahliye kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından onandığı nazara alındığında, dava konusu taşınmazın aynı zamanda diğer davalı ... Tekstil Gıda ve Otomotiv San.Tic.Ltd.Şti tarafından da kiracı sıfatıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla Mahkemece; davalı ... Tekstil Gıda ve Otomotiv San.Tic.Ltd.Şti hakkında da kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 269 uncu madde vd hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kiracı borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....


