WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda ihalenin feshini isteyen şikayetçi borçlunun, kendisi dışındaki diğer ilgililere usulüne uygun tebliğ yapılmadığı hususunu, ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürmesi mümkün olmadığı, şikayete konu taşınmazların özellik ve niteliklerinin gerçekte olduğu şekliyle belirtilmediği iddiasının satış öncesi döneme ilişkin bir şikayet olduğu, satış ilanı usulüne uygun şekilde 04/01/2022 tarihinde davacı borçluya tebliğ edildiği halde süresinde şikayet edilmediğinden, satış öncesi işlemler kesinleşmekle artık bu hususa dayalı olarak ihalenin feshi istenemeyeceği, kaldı ki satış ilanında da bilirkişi raporunda tespit edilen hususların yer aldığı, fesat iddiasının somutlaştırılmadığı gibi bu hususta herhangi bir delil de bildirilmediği ve sair hususlarda da hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle ihalenin feshi talebinin reddine ve şikayetçi aleyhine şikayete konu 14 adet taşınmaz ihale...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa' nın 27.maddesi 3....

Somut olayda, şikayetçi borçluya satış ilanı, usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, 07.11.2014 tarihli ihaleye yönelik 27.11.2014 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen 7 günlük süreden sonra olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda istemin süre aşımı nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur. İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Öte yandan İİK'nun 133. maddesinde ihalenin feshi isteminin reddi halinde para cezasına ilişkin bir düzenleme olmadığı gibi, İİK'nun 134/2. maddesine yapılmış bir atıf da bulunmamaktadır....

Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.” Somut olayda, satış ilânı, şikayetçi borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, 16.03.2016 tarihli ihaleye yönelik olarak 09.05.2016 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile davanın süre aşımından reddine ve işin esasına girilmemesi nedeniyle de borçluya para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, borçlunun ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, mahkemenin ihalenin feshi isteminin reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......

Somut olayda, satış ilânı, şikayetçi borçluya 21.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve şikayetin 7 günlük süre geçtikten sonra yapıldığı hususu mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, 10.06.2015 tarihli ihaleye yönelik olarak 25.04.2016 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile davanın süre aşımından reddine ve işin esasına girilmemesi nedeniyle de borçluya para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, borçlunun ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, mahkemenin ihalenin feshi isteminin reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemini reddine dair kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27. maddesi 3....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun, 01/10/2015 tarihli taşınmaz ihalelerinin feshi istemi ile mahkemeye başvurduğu, mahkemece, ihalenin feshi talebinin feragat nedeniyle reddine ve borçlunun para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, ... İli ... İlçesi ......

Öte yandan; kural olarak, usulüne uygun biçimde gerçekleşen ihaleden sonra icra takibinin iptal edilmesi, icranın geri bırakılması veya alacaklının takip dosyasından feragat etmesi halinde dahi bu hususlar ihalenin feshi nedeni yapılamaz. İİK.nun 134.maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece "ihalenin BK.nun 226.maddesinde yazılı", "satış ilanı tebliğ edilmemiş olması", "satılan malın esaslı niteliklerindeki hata" ve "ihaledeki fesat" nedenleriyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir. İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında; 1-İhaleye fesat karıştırılmış olması 2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler 3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler 4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır....

Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçiler murisi İsmail Şirin'in 24/11/1999 tarihinde ihaleye konu taşınmazın ortaklığının giderilmesi için dava açtığı, ortaklığın giderilmesi davasının devamı sırasında İsmail Şirin'in 02/04/2001 tarihinde öldüğü ve 31/01/2003 tarihinde....'ın tereke temsilcisi olarak atandığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26/12/2003 tarih, 2003/260E.-2003/819K. sayılı ilamı ile ihaleye konu taşınmazın ortaklığının satış yoluyla giderilmesine karar verildiği, 2003/260E. sayılı dava dosyası içerisinde bulunan ve ..... Noterliği'nce düzenlenin 27/01/2006 tarih ve 0781 yevmiye numaralı vekaletname ile muris....'in tereke temsilcisi ...'ın Av. ...'ı vekil olarak tayin ettiği, satış ilanının, muris.... mirasçıları olan şikayetçiler yerine tereke temsilcisi.... vekili Av. ....'a tebliğ edilmesi gerekirken, bizzat tereke temsilcisinin şahsına 29/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır....

Maddesi kapsamında alacaklı vekiline ortaklığın giderilmesi davası açması için yetki verilmiştir. Davacı da bu yetkiye dayanarak eldeki davayı açmıştır. Davaya konu taşınmazların tapu kayıtları üzerine 18.04.2008 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığına ilişkin belirtme yapılmıştır. Borçlu ortak ... yargılama devam ederken 05.11.2008 tarihinde miras payını tapudan diğer davalı ...’ya temlik edilerek ortaklıktan çıkmış, dava diğer mirasçılara karşı devam edilerek karar verilmiştir. Borçlu ortağın alacaklısı alacağını tahsil amacıyla yapmış olduğu icra takibi sonunda İİK.’nun 121 maddesi hükmü uyarınca icra hakiminden alacağı yetki belgesine dayanarak ortaklığın giderilmesi davası açabilir. İİK.’nun 121. maddesi uyarınca hacze konu olan şey, borçlu ortağa ait miras veya iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi olup, haczine karar verilen hissenin elbirliği hükümlerine göre bağımsız olarak satışı mümkün değildir....

UYAP Entegrasyonu