Bu durumda mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğru olup bu nedenle sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK.nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmüştür. Buna göre; şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......
feshini isteyebilecek kişilerden olmadığının anlaşıldığı, ayrıca davacının hak düşürücü süre içerisinde de davasını açmadığı, aktif husumetin bulunması durumunda ihalenin feshini talep etme öğrenme tarihi itibariyle başlayacağı ihtimaline binaean öncelikle aktif husumetin değerlendirildiği gerekçesi ile aktif husumet nedeniyle ihalenin feshi davasının reddine karar verilmiştir....
.- 2017/601 K. sayılı kararı ile; ihalenin feshi isteminin husumet yokluğundan reddine ve davacının, husumetten ret kararı verilmiş olmasına rağmen icra dosyaları ve daha önce açılmış ihalenin feshi dosyalarının mahkemece esastan incelenmesi nedeniyle ihale bedelinin %10’u oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı şikayetçinin istinaf başvurusu neticesinde,................
Borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz da etmediği gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.O halde, borçlunun ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle reddi gerektiğinden, taşınmazın ihale bedelinin %10’u oranında olan para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 5....
Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde borçlu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmüş olup, borçlunun ihalenin feshi isteminin zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 5....
İcra Hukuk Mahkemesi'nce kıymet takdirine itiraz sonucu belirlenen 250.000,00 TL değer üzerinden satışa çıkarılması gerekirken; satış memurluğunca tespit edilen muhammen bedel esas alınmak suretiyle ihalenin gerçekleştirilmesinin usulsüz olduğu ileri sürülerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; HMK'nun 322/2. maddesinde; ''Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır.''hükmüne yer verilmiştir.Satış memurunun,satış bedelinin tevziine kadar her muamelesine karşı şikayet mercii, ortaklığın giderilmesine karar veren Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Öte yandan, HMK'nun 1. maddesi hükmüne göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup; mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur. Somut olayda, .... 1....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 134 maddesi ve sair mevzuat 3. Değerlendirme 1-Alacaklı bankanın vekâletnamesinde davayı kabul yetkisi bulunan davalı vekili 19.12.2022 havale tarihli (temyiz aşamasında) dilekçesi ile davayı kabul ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirdiği görülmüştür. Fakat; ihalenin feshi davalarında davayı kabul mümkün olsa da kabulün hukuki sonuç doğurması için borçlu tarafından yapılan şikayette hem alacaklı hem de ihale alıcısının davayı kabul etmesi gerekli olup somut olayda, ihale alıcısının davayı kabul beyanının olmadığı anlaşılmaktadır....
Mahallesi 559 ada 4 parselde kayıtlı 10 numaralı bağımsız bölüm yönünden, taşınmazın muhammen bedelinin 222.555 TL, satış bedelinin 225.000 TL olduğu, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu şikayetçi borçlu yönünden zarar unsuru gerçekleşmediğinden, borçlunun bu taşınmaza yönelik ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından şikayetçinin ihalenin feshi isteminin bu taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, buna bağlı olarak işin esasına girilmediğinden İİK. nın 134/2-son maddesi uyarınca para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, ... ili, Merkez ilçesi, ... köyü 115 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden şikayet tarihi itibariyle henüz yapılmış bir ihale bulunmadığından ve mevcut olmayan bir ihalenin feshi istenemeyeceğinden, mahkemece başvurunun ihalenin feshi istemi olarak vasıflandırılması doğru olmayıp, satış gününden önce yapılan şikayet ile şikayetçinin ihalenin feshini talep edemeyeceği nazara alınarak, bu taşınmaza yönelik istemin reddine...
İİK.nun 134/2.maddesinde; "İhalenin feshini Borçlar Kanunu'nun 226.maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesine göre ise, işin esasına girilmemesi nedeniyle ihalenin feshi talebinin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz. Somut olayda; şikayetçi ...'e tahliye emrinin 05.10.2015 tarihinde tebliği üzerine, şikayetçinin İİK'nun 7 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak ihalenin feshini talep ettiği, şikayetçi ... 'ün, takipte borçlu ya da alacaklı sıfatının bulunmadığı gibi ihalede pey sürmediği ve tapu sicilinde ilgili olarak da yer almadığı görülmüştür....
İhale alıcısı cevap dilekçesinde; ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülen hususların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 134. maddesinde veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 281. maddesinde düzenlenmediğini belirterek şikâyetin reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 7. Bakırköy 5....


