"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar ... ve ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Taşınmaz hissedarı-şikayetçi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurusunda ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının yanı sıra, kendisine satış ilanı tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararına dayalı olarak satış memurluğu'nca gerçekleştirilen ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece; 'satış ilanının şikayetçiye tebliğ edilmediği' gerekçesi ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir....
Bu hali ile alıcı, ihaleye girmeden önce taşınmazın özelliklerini, hangi taşınmazın satılacağını bilmekte olup, ihale tarihinden sonra icra mahkemesine gelerek, hataya düştüğünü ileri sürerek ihalenin feshini talep edemez. O halde mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından borçlu vekilinin bu yöndeki isteğinin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: 2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3....
Şikayet dilekçesinin içeriğinde;şikayet edenlerin, şirketin yetkilisi olduklarını beyan ederek şirket adına ihalenin feshini talep ettikleri anlaşılmaktadır. Müflis iflas etmekle medeni haklardan istifade ve medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmiş olmaz. Sadece İİK' nun 191. maddesi gereğince iflas masasına giren hak ve mallar hakkında tasarruf hakkını kaybeder. Bu mallar için tasarruf yetkisi iflas masasına geçer. İflas masasına dahil olmayan hususlarda tasarruf hakkını haizdir. Dolayısıyla dairemizin yerleşik içtihatları ile de benimsendiği üzere müflis borçlunun İİK 134. maddesine göre ihalenin feshini talep etme hakkı vardır....
Bu durumda yurt içinde adres bildirme zorunluluğu usulünce yerine getirilmediğinden, şikayetçinin ihalenin feshi istemi dava şartı yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı, para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6....
Somut olayda, şikayete konu ihalenin 02.12.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, şikayetin ise 12.12.2014 tarihinde yapıldığı ve bu hali ile İİK.nun 134/2.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olduğu görülmektedir. Buna göre, şikayetçi alacaklının satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin bir iddiasının bulunmadığı gibi şikayet nedenleri İİK.nun 134/6.maddesi kapsamında bulunmadığına göre mahkemece ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, esası incelenerek reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, ihalenin feshine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; satış ilanı tebliğinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası ve sair sebeplerle ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalının vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olduğu, davanın reddini talep ettiği görülmüştür. III....
Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder." hükmü getirilmiştir. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır. Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir....
İİK'nın 134/2. maddesi; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" hükmünü haizdir. Somut olayda, satış ilanın şikayetçi ...’a usulüne uygun tebliğ edildiği görülmekle, ihalenin feshi isteminin ihale tarihi olan 07.07.2021 tarihinden itibaren İİK’nın 134/2. maddesindeki 7 günlük süre içerisinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerekeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin ret kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak İİK'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1054 Esas sayılı dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi davası açtığını, vasinin husumet izin kararı olmadan duruşmalara katılıp davayı kabul ettiğini, husumete ve satışa izin kararları alınmadan davanın sonuçlandırılıp ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, ihaleye katıldığını ancak kısıtlı olduğundan bahisle ihaleden uzaklaştırıldığını, taşınmazdaki hissesinin gecekondu fiyatına davalıya ihale edildiğini, açmış olduğu ihalenin feshi davası ile yargılamanın iadesi davasının retle sonuçlandığını ileri sürerek tapu kaydının adına tescilini istemiştir. Davalı, dava konusu 145 no’lu bağımsız bölümün ½ payını 22.06.2009 tarihinde dava dışı kişiden satın aldığını, bu suretle taşınmazda davacı ile birlikte 1/2’şer oranda paydaş olduklarını, davacının paydaş olduğu halde taşınmazın tamamını kullandığını, davacıya ihtarname keşide edip ecrimisil istediğini, daha sonra ortaklığın giderilmesi davası açmaktan başka çaresi kalmadığını, ... 3....


