, bu süre geçirildikten çok (yaklaşık 7 ay) sonra 25/06/2020 tarihinde yapılan başvuru üzerine 14/08/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunması nedeniyle işin esasının incelenmesinin mümkün bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından idareye yapılan 25/06/2020 tarihli başvuruda, ihalenin iptal edilmesi talebinin yanında, akdedilen kira sözleşmesinin de feshinin talep edildiği görülmekte ise de, sözleşmenin feshi talebinin ihalenin iptaline bağlandığı ve sözleşme akdedilmesinin ihalenin bir sonucu olduğu dikkate alındığında, süre incelemesi bakımından sözleşmenin feshi talebinin ihalenin iptali talebinden ayrı incelenmesine olanak bulunmadığı, dolayısıyla, akdedilen sözleşmenin feshedilmesi talebi bakımından da bakılan davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır....
Hukuk Dairesinin 18.11.2015 tarihli E:2015/6743, 2015/10042); kararlarının verildiği; Usulüne uygun düzenlenen kira akdinin tek yanlı karar ile feshi söz konusu olamayacağı (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarihli E:2015/4208, K:2016/637); kira sözleşmesinin yapılması ile birlikte, sözleşmenin taraflarının özel hukuk alanına girmesinden sonra ihale aşamasına ilişkin idareden kaynaklı kira sözleşmesi feshinin "iyi niyet kurallarına ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.04.2021 tarihli, E:2017/(6)3-2641, K:2021/411) gerekçeli ısrar kararının ise onandığı; Danıştay İdari Dava Dairelerinin 01/04/2019 tarih ve E:2017/728, K:2019/1476 sayılı kararla; ihalenin iptal edilmesinin... kira sözleşmesinin doğrudan feshi ve davalı şirketin fuzuli şagil sayılması için yeterli olmayıp sözleşmenin feshi sağlanmadıkça davalı şirketin kiracı olarak kabulü gerektiğine karar verildiği görülmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2006 gününde verilen dilekçe ile ihalenin feshi kararının iptali ve kira sözleşmesinin devam ettiğinin tespiti istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. . İlgili Hukuk İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri 3. Değerlendirme 1-İstinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların, temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re'sen yapılan değerlendirmede; İİK'nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile; " İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2006 gününde verilen dilekçe ile ihalenin feshi kararının iptali ve kira sözleşmesinin devamına istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Çevre ve orman Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 24.07.2003 başlangıç tarihli ve on yıl süreli hasılat kira sözleşmesi ile Oylat Kaplıcası orman içi dinlenme yerinde bulunan kaplıca üniteleri, restoran ve özel banyoların işletmeciliğini kiraladığını, davalı kiralayanın 2004 yılı kira bedelinin 3. ve 4.taksitleri ile 2005 yılı kirasının 1. ve 2.taksitlerini ödemediği iddiasıyla fesih ihbarında bulunduğunu, ancak kendileri tarafından kira parasının uyarlanması istemiyle dava açıldığından ödemelerin...
A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu ve alacaklının sair fesih sebeplerinin yanısıra ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dosyalardaki şikayetin esası incelenerek ihalenin feshine karar verildiği, davalı ihale alıcısı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddi ile ihale bedelleri üzerinden para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 134. maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir....
ile eklenen fıkra ile; "İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir....
-TL+KDV) olarak belirlenmiş olup; müvekkil anılan kira sözleşmesinin 7.maddesinde belirtilen "ödeme planı protokolü" uyarınca 2 yıllık kira bedelini çek aracılığıyla 12 vadede ödediğini, halihazırda çeklerin ibraz süresi geldiğinde, işbu çekler bankaya ibraz edilerek kira bedeli/ çek bedelinin tahsil ettiğini, anılan kira sözleşmesine konu gayrimenkule ilişkin olarak, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü nezdinde, 10/01/2018 tarihli ve .../... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi başlatılmış olup, müvekkil şirketin işbu dosyada 3. Şahıs (kiracı) sıfatıyla yer aldığını, ilgili icra dosyasında gayrimenkulün satışının yapıldığını ancak ihalenin feshi davası süreci devam etmekte olduğundan mülkiyetin tapu kayıtlarında halen davalıya ait gözüktüğünü, ihalenin feshi davası devam ederken, kira bedellerinin, gayrimenkulün önceki maliki olan davalı ...'...
in kayden maliki olduğu 24 parsel sayılı taşınmazda bulunan 62 numaralı bağımsız bölümün haberi olmadan satıldığını, icra dosyasını incelediğinde yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu öğrendiğini, yapılan işlemlerin yolsuz olduğunu;ancak ihalenin feshi için 1 yıllık süre geçmiş olduğundan tapu iptali davası açmak zorunda kaldıklarını,mahkeme kanalıyla yapılan tespitle ,icra dosyasında taşınmazın kıymetinin altında ve vasıflarının eksik olarak tespit edildiğinin ortaya koyulduğunu, ihale ile mülkiyet alıcısına geçtiğinden 14/05/2010 tarihinden bu yana 33 aylık kira kaybı 33.000,00 TL'den mahrum kaldıklarını, diğer davacı ipotek borçlusu ...'...
Bizim de katıldığımız bu görüşe göre ihalenin feshi için icra mahkemesi görevli olup, genel mahkemeler görevli değildir. Bu nedenle genel mahkemelere ihalenin feshine müncer olacak nitelikte tapu iptali, tapu kaydının terkini, tescil vs. adlar altında dava açılamaz. İcra mahkemesinin ihalenin feshi talebini reddetmesinden sonra da genel mahkemelerde tapu iptali, ihalenin iptali veya bedel davası adı altında aynı ihalenin feshi sebeplerine dayanarak bir dava açılamaz. Çünkü böyle bir davanın genel mahkemece incelenmesi hem görev kurallarına hem de kesin hükme aykırı olur (Kuru c.I s. 1452). İhalenin feshi talebinin reddi kararına karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulabilir. Bu ret kararı sadece ihalenin feshi talebinde taraf olan kişiler hakkında ve o ihalenin feshi talebinde dayanılmış fesih sebebi ile sınırlı olarak kesin hüküm teşkil eder....


