Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takibin kesinleşmesi sonrası dava konusu taşınmazın 13.05.2019 tarihinde alacağa mahsuben ihale edildiği, icra müdürlüğünce süresinde ihalenin feshi davası açılmadığından 29.05.2019 tarihinde taşınmazın alıcısına tescili yönünde ilgili tapu sicil müdürlüğüne yazı yazıldığı, tescil işleminin gerçekleştiği ve taşınmazın tahliyesi yönünde taşımazın bulunduğu adrese gidildiği, 25.06.2019 tarihinde şikayetçi 3. kişiye tahliye emrinin tebliğ edildiği, şikayetçiler borçlu ve 3. kişinin ihalenin feshi davası açtığı, davanın süre aşımından reddine karar verildiği, kararın kesinleşmediği (satış ilanının davacılar vekiline elektronik ortamda 18.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihale tarihinin 13.05.2019 olduğu, ihalenin feshi dava tarihinin 27.06.2019 tarihi olduğu ihalenin feshi davasının süresinde olmadığı) anlaşılmış, ihaleden sonra 7 günlük sürenin geçtiği ve taşınmazın tapuda alıcı adına tescilinin de...
İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İ.İ.K.' na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İhalenin feshi davaları daha önce başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İ.İ.K.' nın 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı kanunun 27/4. maddesi ile ihalenin feshi davasını “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır. Ayrıca ihalenin feshi talebinde 7343 sayılı kanunun 27/5. maddesi ile davayı “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler" teminat yatırmakla yükümlü kılınmıştır....
Şti.’ne kiraya verildiğini, kira sözleşmesini kiracı ... Tesisleri Ltd. Şti.’ni temsilen davalının imzaladığını, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01/01/2008, aylık kira bedelinin 20.000 USD. olmasına rağmen bugüne kadar kira bedelinin ödenmediğini, kira alacaklarının tahsis edilmemesine rağmen vergi dairesine davalı tarafından beyan edilerek şirkete vergi borcu tahakkukuna neden olunduğunu, bu taşınmaz için açılan ihalenin feshi davalarının takip edilmediğini, davalıya kira alacaklarının tahsili için avukat atanması yönünde ihtarname keşide edildiği halde, kira alacağının tartışmalı olduğunu ve ihalenin kesinleşmediğini savunan davalının görevlerini yapmadığını ve temsil yetkisini kötüye kullandığını ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını, ....’nun 543 ve 161. maddeleri gereğince davalının şirket müdürlüğü görevinden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, takibe dayanak yapılan mahkeme ilamında ihalenin feshi istemli davanın reddine karar verildiği ve mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedildiği ve icra takibinde bu vekalet ücretinin talep edildiği, ihalenin feshi davasının taşınmazın aynına ilişkin olmayıp kural olarak kesinleşmeden takibe konulmasının mümkün olduğu, vekalet ücretinin de alacağın fer'i niteliğinde olmakla kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir....
Davalı ..., davaya konu işyerinin kullanım ve tüm haklarını ihaleden satın aldığını ve ihalenin kesinleşmesi üzerine ihale bedelini ödediğini, davacının ihalenin feshi için açtığı davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, yine davacının tahliye emrinin iptali isteminin de reddedildiğini, icra dosyasında haczedilmezlik itirazında bulunulmadığını, davaya konu yerin kiracılık kapsamında bulunmayıp tahsis kapsamında olduğunu, borçlunun hak sahibi olduğu ve ihaleye çıkarılan yerin kiralama yoluyla değil tahsisle işletmeye verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir....
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 24/12/2010 tarihinde davalıya 2886 sayılı yasa hükümlerine göre üç yıl süre ile kiraya verildiğini, kira süresinin 24/12/2013 tarihinde sona ermesi üzerine davalıya kiralananla ilgili olarak 17.12.2013 de yeniden ihale yapılacağının ve ihaleye katılması gerektiğinin bildirildiğini, yazının 10/12/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, belirtilen tarihte ihaleye kimsenin katılmaması üzerine ihalenin iptal edildiğini, taşınmaz davalıya ileriki aylarda tekrar ihale edilmiş ise de kira sözleşmesinin 14. maddesinde Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için, cari yıl kira bedelinin %1'i oranında cezanın, itirazsız olarak ödeneceği, şartnamenin 14. maddesinde ise kiracılık hakkı sona erdiğinde kiraya verilen yer, kiracı tarafından herhangi bir tebligata gerek kalmadan taşınmazı kiraya veren idare yetkililerine bir tutanakla teslim edilir, hükmüne yer verildiğini, davalıya...
Konut Yapı Kooperatifine ait 25592 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 22.1.2004 tarihinde Karşıyaka İcra Müdürlüğünün 2001/3425 Tal. sayılı dosyası üzerinden ihale yoluyla satıldığı, ihalenin feshi davasının Karşıyaka İcra Mahkemesinin 23.12.2004 tarih, 2004/86 esas ve 2004/1306 sayılı kararı ile reddedildiği, kararın onanarak 5.7.2005 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, 21.2.2005 tarihli mal beyanı dilekçesinde anılan taşınmazı bildirmemeleri gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmaz. Mal bildiriminde bulunulduğu tarihten önce taşınmaz İcra marifetiyle satılmıştır. Beyanda bulunulduğu tarihte ihalenin feshi davasının kesinleşmemiş olması sanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunma kastının varlığını göstermez. Diğer taraftan, dosya içerisindeki kooperatife ait kira sözleşmesinin içeriğinden de büronun içindeki eşyalarla birlikte kiralandığı anlaşılmaktadır....
ın kesinleşen ihalenin feshi davası nedeniyle ortaklık sıfatının kalmadığı, ihalenin feshi ile hissenin davacı ...'na geri döndüğü, davacı ...'nın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve bu nedenle davadan feragatinin da herhangi bir hak doğurmayacağı gerekçesiyle, davalı A.Ş. ve ortakları ile yöneticileri aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... A.Ş. ve yöneticileri aleyhine açılan davada aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine, davacı ... yönünden açılan davada aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir....
Mahkemece taraflar arasındaki kira sözleşmesinin karşılıklı rıza ile devam ettiği ve bu nedenle cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki ilk sözleşmenin 2886 sayılı yasa gereği ihale ile yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmenin 14. maddesinde '' Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için, cari yıl kira bedelinin %1'i oranında ceza, itirazsız olarak ödenir '' hükmü bulunmaktadır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı idare davalıya 10/12/2013 de yazı göndermiş, kiralanan yerle ilgili 17/12/2013 tarihinde yeniden ihale yapılacağı ve ihaleye katılması gerektiği bildirilmiş, yazı aynı gün davalıya tebliğ edildiği halde davalı tarafından ihaleye katılınmamıştır....
Davacı vekili, müvekkilinin mülkiyeti davalıya ait 29 parsel No'lu taşınmazı icra marifeti ile yapılan satış sonucunda 26.05.2008 tarihinde satın almasına karşın, davalının ihalenin feshi davası açması sonucu taşınmaza zilyet olamadığını, söz konusu davanın ret ile sonuçlanıp 10.09.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu şekilde mülkiyetin ihalenin yapıldığı 26.05.2008 tarihi itibariyle davacıya intikal etmiş sayılması gerektiğini, taşınmazın da 25.10.2011 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, bu süre zarfında taşınmaz üzerindeki binada bulunan dört kiracının kira paralarının davalı tarafından tahsil edildiğini, oysa davalının mülkiyetin intikaline engel olduğu kırkbir ay boyunca kira paralarını tahsil etmesinin hukuki sebebinin bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları sakları kalmak kaydıyla 26.05.2008 tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede davalı tarafından tahsil edilen şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir....


