Her ne kadar kesinleşen kıymet takdirinden sonra icra müdürlüğüne yapılan başvuru sonuç doğurmaz ise de kıymet takdirinin usulünce kesinleşmediği ve borçlunun ihalenin feshine ilişkin başvurusunda icra müdürlüğüne yaptığı bu başvuruya da değinerek taşınmazın değerinin usulünce belirlenmediğinden ihalenin feshini talep ettiği, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesinin “borçlunun ihalenin feshi talepli" şikayet dilekçesinde kıymet takdirine itiraz kararının usulsüzlüğünü ileri sürmediğinden kıymet takdirinin kesinleştiği ve şikayet dilekçesinde kıymet takdirine itiraz davasının usul ve yasaya aykırılığını ileri sürmediğinden ihalenin feshinde değer tespiti yapılamayacağı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Kaldı ki borçlunun kıymet takdirine itiraz kararına karşı süresinde istinaf başvurusunu, usulsüzlük iddiasının en açık göstergesi kabul etmek gerekir....
Sokak No:9 .../...“ olarak ihalenin yapılacağı adresin belirtilmesine rağmen artırma tutanağındaki ihalenin yapıldığı yerin düzeltme ilanındaki yer olarak yazılı olmadığı, yıkıldığı belirtilen yerin ihale tutanağında yazılı olduğu bu nedenlerle yapılan ihalenin usul ve yasaya aykırı olduğundan iptali gerektiğini iddia ederek, ... İcra Müdürlüğünün 2020/11241 Esas sayılı takip dosyasından yapılan 20.12.2021 tarihli ihalenin Edirne ili,... İlçesi,... Köyü,1496 parsel numaralı taşınmaz yönünden feshine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda "...düzeltme ilanı davacıya tebliğ edilmediği gibi düzeltme ilanının gazetede ve UYAP sisteminde yayınlanmadığı anlaşıldığından Davanın KABULÜ ile Edirne İcra Müdürlüğünün 2020/11241 Esas sayılı takip dosyasında 20.12.2021 tarihinde 1496 parsele yönelik yapılan İHALENİN FESHİNE, ..." karar verilmiştir....
A.Ş. yönünden ihalenin feshi talebinin feragat nedeniyle reddine, İstanbul İnş. Gıda Turz. Telekominikasyon Paz.San.Tic.Ltd.Şti.yönünden ihalenin feshi davasının esastan reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, bu karara karşı haciz alacaklısı İstanbul İnş.Gıda Turz.Telekominikasyon Paz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz yasa yoluna başvurulduğu görülmektedir. İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmüyle ihalenin feshini talep edebilecek kişiler düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi İstanbul İnş.Gıda Turz. Telekominikasyon Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, ihalesi yapılan ......
Hukuk Dairesi’nin 28.3.2018 tarih ve 2017/1365 E. - 2018/671 K. sayılı kararı ile istinaf isteminin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılarak şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, borçlunun dava dilekçesinde, diğer fesih nedenleri yanında, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshi isteminde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, satış ilanının ilgililere tebliğ edilmediği iddiasının ancak ilgilisince ileri sürülebileceği gerekçesi ile sonuca gidildiği halde, istinaf incelemesini yapan ... Adliye Mahkemesi'nce, borçlunun vekiline gönderilen satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle ihalenin feshine karar verildiği görülmektedir. Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine aittir. İhalenin feshini isteyen şikayetçi borçlu ... San. ve Tic....
Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere, mal veya bedeli teslim edilmiş olsa dahi, açılmış bir ihalenin feshi davası bulunduğu taktirde; ihalenin feshi davası kabul edilirse, satış bozulacak ve istihkak davasının dinlenme olanağı doğacağından ihalenin feshi davası sonucu beklenmelidir. Alacaklı tarafından 25.11.2013 tarihinde ... 16.İcra Müdürlüğü'nün 2013/17447 E. Sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra takibi yapılmış, 15.01.2014 tarihinde haczedilen mallar açık arttırma sonucu 25.05.2014 tarihinde satıldığı belirtilmiş olup, eldeki dava ise 29.05.2014 tarihinde açılmıştır. Bu kapsamda somut olaya gelince; ihalenin feshine ilişkin istek eldeki davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmıştır....
Borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz etmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmolunamayacağı öngörülmüştür. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, mahkemece, şikayetçi aleyhine taşınmazın ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz da etmediği gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. O halde, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, taşınmazın ihale bedelinin %10’u oranında olan para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir....
nın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Menkul ihalesinin feshi isteminin yasal hasımları, şikayete konu satışın yapıldığı icra takip dosyasının tarafları ve ihale alıcısı olup, ... ve ... ihalenin yapıldığı İcra Müdürlüğü’nün 2011/11686 esas sayılı icra takip dosyasında taraf olmadıkları gibi, ihale alıcısı da olmadıklarından, ihalenin feshi isteminde pasif husumet ehliyetleri yoktur. Bu durumda ... ve ... hakkındaki ihalenin feshi isteminin pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. 2-İhale alıcısı ... ve borçlu ...nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taşınır ihalelerinde de uygulanan İİK'nun 134/2. maddesinde, ihalenin feshini isteyecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerdir....
Bu durumda, ihale tutanağında ihalenin başlangıç ve bitiş saatinin gösterilmediği hususu, Bölge Adliye Mahkemesi’ce re'sen değerlendirilerek fesih nedeni yapılamayacağı ve ihalenin feshini gerektiren başkaca sebep de bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemes......
Somut olayda, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvuran borçlunun, satış ilanı ve diğer tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, ihalenin feshine gerekçe yapılan, taşınmazın alanının, satış ilanında belirtilen alandan daha az olduğu hususu re'sen dikkate alınabilecek fesih nedeni olmadığı gibi, ihalenin re'sen feshini gerektiren bir neden de bulunmamaktadır. O halde mahkemece, borçlunun şikayetinde ileri sürdüğü usulsüz tebliğat iddiasının değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....


