WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz da etmediği gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir....

O halde mahkemece, ihalenin feshi isteminin, İİK.nun 134/8. maddesi gereğince zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek ihalenin feshine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklı ve alıcının karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü ile Dairemizin 09.11.2015 tarih ve 2015/24744 E., 2015/27257 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu durumda zarar unsuru gerçekleşmediğinden borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur.Mahkemece istemin bu nedenle reddine karar verildiği ancak gerekçeli kararda şikayetin esastan reddine karar verilmiş olduğu belirtilerek, borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği görülmektedir....

Bu durumda şikayetçinin borçlular hakkında başlatmış bulunduğu icra takibi devam ettiğinden ve yukarıda da açıklandığı üzere taşınmaz üzerine de haciz uygulattığından İİK'nun 134/2.maddesinde öngörülen ihalenin feshini isteyebileceği kişilerden bulunduğundan satış kararının kendisine tebliğ edilmesi zorunlu olduğundan, bu hususun yerine getirilmemesi tek başına ihalenin feshi nedeni olacağından mahkemece şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de satışın yapıldığı ikinci ihale tutanağında ihalenin başladığı ve bittiği saatleri ile ihale tarihi yazılmadığı gibi icra müdürü ve diğer ilgililerinde herhangi bir imzaları da bulunmadığından bu hususların göz ardı edilmesi de doğru görülmemiştir. Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla şikayetçi vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmelidir....

nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, ...icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler...." hükmüne yer verilmiştir.Bu madde hükmüne göre, ihalenin feshinin, ihale tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde istenmesi gerekir. Somut olayda ihalenin feshi isteminde bulunun borçlu tarafın, ihalenin feshi istemleri arasında satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin bir şikayetinin bulunmadığı ve satış ilânının borçlunun bizzat kendisine tebliğ edildiği nazara alındığında, ihale tarihinden haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir....

Somut olayda; mahkemece yüze karşı verilen kısa kararla gerekçeli kararın hüküm kısımları aynı olmasına ve "davanın kabulü ile ...İcra Müdürlüğünün 2013/126 talimat sayılı dosyası ile gerçekleştirilen 28/05/2014 tarihli ihalenin feshine" karar verilmesine karşın, kararın gerekçesinde, "ihalenin feshi talebinde bulunan şikayetçinin hacizli menkullere ilişkin .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1204 Esas sayılı dosyası ile açtığı istihkak davasının 21.10.2014 tarih ve 2013/1204 Esas-2014/1211 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısı ile şikayetçinin satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak eden sıfatı bulunmadığından, ihalenin feshi isteminin sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkememizce yanılgı sonucu işin esasına girilerek ihalenin feshine karar verilmiştir" belirtilerek çelişki meydana getirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, anılan çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir....

Kıymet takdirine yönelik geçerli bir itirazın da bulunmadığı gözetildiğinde borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Bu durumda mahkemece; ihalenin feshi isteminin, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usülden reddi gerekirken yazılı şekilde esastan reddi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak hukuki yarar yokluğu nedeni ile ihalenin feshi isteminin reddi gerektiğinden ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden borçlunun para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen neden ile bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshini, satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler isteyebilirler. İhalenin feshi talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz. Şikayetçi ..., şikayete konu ihalenin yapıldığı icra takibinde taraf olmadığı gibi ihale konusu taşınmazın tapu sicilinde ilgili sıfatı da bulunmamaktadır....

İİK.nun 134/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 281. maddesi uyarınca kanuna veya ahlâka (adaba) aykırı şekilde ihaleye fesat karıştırılmış olması ihalenin feshi sebebidir. İhalenin amacına ulaşmasını ve malın gerçek değerine satılmasını, ihalenin sağlıklı ve normal şartlarda yapılmasını engelleyici, dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan davranışlarda bulunulması ve ihaleye katılıma engel olunması ihaleye fesat karıştırılması niteliğindedir. Taraflar fesat nedeni olarak ileri sürdükleri maddi vakıaları tanık dahil her türlü kanıtla ispat edebilir. Somut olayda; şikayetçi vekili tarafından verilen şikayet dilekçesinde deliller kısmında kamera kayıtları ile tanık deliline başvurulduğu, şikayetçi vekilinin 22/04/2015 tarihli celsede delillerinin toplanması, kamera kayıtlarının getirtilmesini talep ettiği mahkemece kamera kayıtları getirtilmeden, tanık dinlenmeden ihalenin feshi istemine yönelik şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir....

İİK.nun 134/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 281. maddesi uyarınca kanuna veya ahlâka (adaba) aykırı şekilde ihaleye fesat karıştırılmış olması ihalenin feshi sebebidir. İhalenin amacına ulaşmasını ve malın gerçek değerine satılmasını, ihalenin sağlıklı ve normal şartlarda yapılmasını engelleyici, dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan davranışlarda bulunulması ve ihaleye katılıma engel olunması ihaleye fesat karıştırılması niteliğindedir. Taraflar fesat nedeni olarak ileri sürdükleri maddi vakıaları tanık dahil her türlü kanıtla ispat edebilir....

UYAP Entegrasyonu