ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/402 KARAR NO: 2021/762 DAVA: ALACAK HARCA ESAS DEĞER: 200.000,00-TL DAVA TARİHİ: 04/03/2020 KARAR TARİHİ: 03/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı -----eski pay sahipleri olduğunu, müvekkilinin ---- karşılığında davalı tarafa devredileceği konusunda anlaştıklarını, hisse devir ve ---- imza altına alındığını, sözleşme gereği----- tarihinde önce ödenmesi gerektiğini, fakat ödeme yapılmadığını, bu sebeple ----- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı tarafın borca itiraz ettiğini, işbu itiraza istinaden dava şartı olarak ----- başvurusu yapıldığını, ----- görüşmelerinin anlaşmama olarak sonuçlandığını, davalı yan tarafından --------sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden alacak bedelinin...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların icra takibine itirazı üzerine icra takibinin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu hukuk uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi sadece taraflar, kefil ve arabuluculular tarafından imzalandığından ve icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebi de İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce reddedildiğinden ilam niteliğinde belge değildir. Dava ve icra takibine konu alacak ilama ve ilam niteliğinde bir belgeye dayanmadığından İİK'nın 259 maddesi uyarınca Mahkemece ihtiyati haciz kararının teminat karşılığında verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir....
tarihinde davacı asil tarafından davalı şirket hesabına "cari hesap" şeklinde açıklama girilerek 17.740 TL ödemenin yapıldığı,bu ödemenin icra takibine konu edilen borca mahsuben yapıldığının anlaşılamadığı, kaldı ki taraflar arasındaki cari ilişki nedeniyle başka bir borca karşılık olarak ödenmiş olabileceği, ......
Ostim sitesinde tamir ettirilmek istendiğini ancak tamirat esnasında çıkan yangın sonucunda araçta bulunan yüklerin zayi olduğunu bunun üzerine zararın karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak şirketin, meydana gelen zararın sigortalının ağır kusuruyla meydana geldiği bu nedenle teminat dışı olduğunu bildirerek ödeme yapmayı reddettiğini, müvekkili tarafından 3.kişilerin tüm zararlarının karşılandığını, bu zararlar kapsamında yapılan ödemelerin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve fer'ilerine yapmış olduğu itiraz sebebiyle takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu açıklamalar uyarınca somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından İzmir Birinci İcra Müdürlüğü'nün 2010/14885 Esas sayılı takip dosyasında toplam 5.400,00 TL üç adet bono bedeleli, 128,28 TL diğer alacaklar, 5.110,68 TL işlemiş faiz, 16,20 TL komisyon ücreti toplamı olarak 10.655,16 TL alacak talebiyle borçlu hakkında icra takibine başlanılmış, borçlunun borca ve fer'ilerine itirazı nedeniyle açılan bu davada yapılan yargılama neticesinde; gerekçede herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin, davacının icra inkar tazminatı ve işlemiş faiz ve fer'ilere yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir....
Esas sayılı icra takip dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasında ihlalli geçişlerden kaynaklanan toplam 435,00-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 07/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 09/07/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, aidat borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosya içerisinde mevcut Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/10648 sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı ... tarafından borca itiraz dilekçesinin davacı Parlamenter Site Yöneticiliğine tebliğine ilişkin belgeye rastlanılmamıştır....
Davacı, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece alacağın faiz kısmına da itiraz edildiği değerlendirerek davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmış ise de, davalılar vekili 10.08.2017 tarihli icra takibine itiraz dilekçesinde faize ilişkin itiraz haklarını açıkça saklı tutmuş olmakla icra dairesinin yetkisinden başka bir hususa itiraz edildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durumda, alacaklı vekili tarafından açılan davanın itirazın kaldırılması niteliğinde bir talep olduğu gözetilmeksizin davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğunun kabulü de isabetli değildir....
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı icra takibine konu borcu ödemiştir. Takip konusu alacağın haricen ödemesine yönelik belge dava ve icra dosyasına sunulmasa da, davaya konu borcun dava açılmasından sonra haricen ödendiği hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davalının davadan sonra yaptığı ödemeyle, borçlu olduğu alacağın tahsili için yapılan icra takibine bilerek ve haksız itiraz etmek suretiyle icra takibinin durmasına neden olduğu gibi itirazdan sonrada borcunu ödemeyerek eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. ------ Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde açılan davanın reddi ile takip konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
✍e-imzalıdır MUHALEFET ŞERHİ Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. ( 2004 sayılı İİK 72) Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. İİK nun 72/5. Maddesine göre borçlu icra takibinden önce yada takip sırasında ve hatta takip kesinleştikten sonra borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Amaç bir hukuki ilişkinin veya hakkın gerçekten mevcut olmadığını tespite yöneliktir. Davalı (alacaklı) tarafından davacı (borçlu) aleyhine genel haciz yoluyla alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı davacı borçlunun yasal süre içinde borca itiraz ettiği takibin durduğu davacının davalı alacaklı aleyhine iş bu menfi tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır....


