Hukuk Mahkemesi'nin derecattan geçmek suretiyle 15.07.2011 tarihinde kesinleşen, 15.09.2010 tarih ve 2010/30 E., 2010/361 K. sayılı kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat ilamına dayalı olarak, 13.09.2011 tarihinde borçlu ... hakkında ilamlı takip yapıldığı, ilamın hüküm fıkrasında; "531.110,00 TL sinin davalı ...(ndan) ... dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ... Vakfına ödenmesine" hükmedilmiştir. Takip talepnamesinde ve icra emrinde, asıl alacak olan 531.110,00 TL'sına, 18.01.2010 tarihinden 15.07.2011 tarihine kadar kanuni faiz, 16.7.2011 tarihinden sonra (Kamu alacağı faizi denilmek suretiyle) anayasal faiz talebinde bulunulmuştur. Borçlu vekilinin; dayanak ilamda yasal faize hükmedildiği bu nedenle kamulaştırmaya ilişkin faizin uygulanamayacağı dolayısıyla icra emrinin ve takibin iptali gerektiğinden bahisle yaptığı başvuru üzerine, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde, icra emrinin ve takibin iptali talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın ipotek borçluları tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir....
DAVA Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; takibe konu edilen asıl alacağın ödendiğini ancak buna rağmen tekrar tahsilinin talep edildiğini, takibe konu ilamda alacağın hazine bonosu faiziyle tahsiline karar verildiğini, bileşik faize yönelik bir hüküm kurulmadığını, tarafların tacir olmadığını, talep edilen faizin ilama aykırı olarak fahiş hesaplandığını, yasaya aykırı olarak bileşik faiz talep edildiğini, asıl alacağın tamamı ve ferilerin bir kısmının 10.11.2011 tarihinde mahkemeye depo edildiğini bu nedenle bu tarihten sonra faiz talep edilemeyeceğini, hükmedilen faizin temerrüt faizi olduğunu, faize faiz talep edilemeyeceğini, alacaklının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptali ile kötüniyet tazminatına karar verilmesi talep etmiştir. II....
CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; icra memur muamelesinden kaynaklanan nedenler yüzünden icra emrinin kanuni zorunlulukları taşımadığını, icra emrinin iptali talebini kabul ettiklerini, kendilerine yüklenecek bir kusuru olmadığından aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmeyerek icra emrinin iptali ile yeni bir icra emri düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet edilen alacaklı 11.02.2021 tarihli celsede alınan beyanında; takibin iptali talebini ve davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın davayı kabul ettiği gerekçesi ile davanın kabul sebebi ile kabulü ile takibin davacılar/borçlular yönüyle iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
değiştirilemeyeceğini ve takibe ilamsız takip olarak devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek örnek 4-5 icra emrinin iptalini istediği, mahkemece, istemin kabulü ile örnek 4-5 icra emrinin tümden iptaline karar verildiği görülmüştür....
İcra takibine itiraz ederek takibin durmasını sağlayan davacı-borçlunun ayrıca takibin durdurulması ve takibe konu ödeme emrinin iptali davasının açılmasında bu aşamada hukuki yararı bulunmadığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davacı, davalı kamu kurumu tarafından 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca idari para cezası kesildiğini, cezanın kesinleştiğini, davalı kurumun idari para cezasının tahsili için icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibinin durdurulmasına, icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının icra takibine itiraz ederek zaten takibi durduğunu, bu nedenle takibin durdurulması için ayrı bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının icra takibine yaptığı itiraz icra takibini re'sen durdurur....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/132 E.,2014/181 K. sayılı kararıyla 172.547,00 TL asıl alacak ve 520,00 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar verildiği, kararın borçlu tarafından tehiri icra talepli olarak temyiz edildiği, itirazın iptali davasında ilam konusu tüm alacak kalemleri ve ferileri de göz önüne alınarak dosya hesabı yapıldığı, belirlenen alacağı karşılayacak değerde teminat mektubunun dosyaya sunulduğu, teminat mektubuna rağmen 11/05/2014 tarihli icra emrinin mükerrer tahsilata yönelik olarak düzenlendiği iddia edilerek icra emrinin iptali ile takibin geri bırakılmasının borçlu tarafından talep edildiği, mahkemece, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibine ilişkin dosya üzerinden (4-5) örnek icra emri düzenlenerek takibe devam edilmesine yasal engel bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 09.11.2012 tarih, 2012/9304 Esas, 2012/10159 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilama dayalı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin, ilamda vekil varken icra emrinde isminin yazılı olmadığı ve icra emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiği gerekçeleriyle icra emrinin iptalini, yine ilamın bozulduğu iddiasıyla da İİK'nun 40. maddesi uyarınca takibin durdurulmasının talep ettiği, Mahkemece ilamda vekil isminin yazılı olmaması nedeniyle icra emrinin iptaline ve takibin iptali istemi olmadığı halde takibin iptali talebinin reddiyle alacaklı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, takibin durdurulması konusunda...
Hüküm, alacaklı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz’in 2014/1487 Esas, 2014/19046 Karar ve 23/10/2014 tarihli kararı ile İş Ortaklığı adına çıkan icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken İş Ortaklığı yönünden takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek bozulmuştur. Mahkeme'ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda diğer borçlu..... yönünden icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Hüküm borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlular vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemece, bozma ilamı gereğince .... Ortaklığı adına çıkan icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken diğer borçlu ...... yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bozmaya uyulduğu halde, gereklerinin yerine getirilmemiş olması ve bozma ilamı doğrultusunda karar tesisi için hükmün yeniden bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
İcra Dairesinin 2021/6631 Esas sayılı dosyasında, 138.367,91 TL işe başlatmama tazminatı ile 105.520,32 TL boşta geçen alacaklar yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın "Taleple Bağlılık" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Şikayet dilekçesinin incelenmesinde, icra emrinin kısmen iptali ve icra emrinin tazminine ilişkin işlemin iptali talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince talep aşılmak suretiyle takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Oysa taleple bağlılık ilkesi uyarınca, takibin iptali talebi bulunmadığı nazara alınarak talepten fazlasına karar verilemez....


