WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Somut olayda; mahkemece, tefhim edilen kısa kararda, “Davanın kabulüne - Esk 6 icra müd 2015/16810 esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına” karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise, “Davanın kabulüne - Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2015/16810 esas sayılı dosyasında (usulsüz tebligattan haberdar olunulan 03/11/2015 tarihi itibariyle ödeme emrinin tebliğ edildiği kabul edilerek) takibin durdurulmasına,” hükmedilmiştir. Dolayısıyla, kısa kararda yer almayan ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi hususunun gerekçeli kararın hüküm kısmında yer alması ile çelişki meydana getirilmiştir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmesi için vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir. Bu nedenle, hükmün bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun, örnek 10 numaralı ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve tebligattan 25.07.2013 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, ayrıca sair itirazlarını bildirdiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca ''Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine... yapılır.''...

Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda ise, 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında davacı adına düzenlenmiş bir ödeme emrinin ya da başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması, yapılan tebligatın ödeme emri niteliğinde olmayıp, borç bildirim yazısından ibaret bulunması karşısında, davanın menfi tespit davası olarak kabul edilmesi gerekmekte olup 1999/5 ve 2000/7 dönemlerine ait ödeme emirlerine ilişkin borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle davacının sorumluluğu bulunmamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine adi kiraya ve hasılat kiralarına ait icra takibi başlatıldığı; borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emrinin tebliğ tarihinde müvekkilinin Gaziantep’te tedavi gördüğünü, tebligatın da usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek şikayette bulunduğu ve ayrıca borca itiraz ettiği, mahkemece, gecikmiş itirazın süresinde olmadığından, borca itirazın ise borcun ödendiğine dair belge sunulamadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma HÜKÜM : TCK'nın 156, 62, 50/1, 52/2 maddeleri gereğince 3.000 TL ve 80 TL adli para cezası Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ödeme emrinin katılana tebliğ edildiği 03.10.2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet ... ile ... aralarındaki dava hakkında ... İcra Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.08.2014 tarih ve 479/529 sayılı hükmün Daire'nin 26.03.2015 gün ve 2014/27619 Esas - 2015/6904 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: Borçlu Belediye vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; 6360 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesi gereğince ... Valiliği'nin 25.12.2013 tarihli oluru ile oluşturulan Devir,Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun 28.03.2014 tarih ve12 sayılı kararı ile ... Belediyesi'nin devredilen borç ve alacakları listesinde takibe konu borç veya dava bulunmamakta olup böylece müvekkili idarenin taraf olmadığı bir olayda icra emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra emrinde borçlu olarak ... Belediyesi'nin gösterildiğini ancak tebliğ zarfı üstünde ......

DAVA Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından müvekkiline 2019/13939 icra takip numaralı ödeme emriyle asıl amme borçlusu Hisar Güvenlik Hizmetleri Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ödenmeyen 2012/1-2012/7-2016/7-2016/11 prim borcunun tahsili için ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin 04.04.2016 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile payını Birol Bozkurt'a devrettiğini, bu tarihten itibaren şirketin tek paydaş Birol Bozkurt tarafından faaliyetine devam ettiğini, bu nedenle kendinden sonraki dönem için borçtan sorumlu tutulamayacağını beyanla ödeme emrinin iptalini talep etmiştir....

Bu itibarla her ne kadar borçlu vekilince İcra Mahkemesine yapılan başvuruda usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunularak ödeme emrinin tebliği işleminin iptali ile öğrenme tarihinin düzeltilmesi talep edilmiş ise de hukuki niteleme hâkime ait olduğundan borçlu vekilinin yurda giriş-çıkış kayıtlarını da ibraz ederek ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte müvekkilinin yurt dışında bulunması sebebiyle tebliğ işleminin geçerli olmadığını ileri sürdüğü ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan ödeme emrinin tebliği işleminin 7201 sayılı Kanun ile Yönetmelikte öngörülen usule uygun olarak yapıldığı dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta borçlunun 2004 sayılı Kanun'un 65 inci maddesi anlamında gecikmiş itiraz başvurusunda bulunduğu kabul edilmiştir. 14. Gelinen noktada değerlendirilmesi gereken husus borçlunun süresi içinde gecikmiş itirazda bulunup bulunmadığıdır. 15....

sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için söz konusu olmadığını, ödeme emrinin düzenlenmesi sırasında yapılan hatanın düzeltilmesi itirazın iptali davasında mümkün olmadığını, ödeme emrinde sehven yapılan hataların borçlu tarafından doğrusunun anlaşılmasının beklenilmemesi gerektiğini, Büyükçekmece ......

İcra Müdürlüğü'nün 2012/10177 esas sayılı icra dosyasıyla takibe giriştiğini, takibin davacı ve dava dışı lehtar hakkında başlatılmasına rağmen dava dışı şahıs yönünden ödeme emrinin tebliğe çıkarılmadığını, ödeme emrinin tebliği üzerine senedin kambiyo vasfında olmaması nedeniyle icra mahkemesi nezdinde şikayette bulunulduğunu ve yine borca itiraz davası açıldığını, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, teminat amaçlı dava dışı şahsa verildiğini, senedin bedelsiz olduğu bilinerek sırf davacının zararına senedin davalı tarafından kötü niyetle iktisap edildiğini, taraflar arasında senet nedeniyle gerçek bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, iddianın tanık ve her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, senet kambiyo senedi niteliğinde olmadığından ciro yoluyla devrinin mümkün bulunmadığını, davalının alacaklı sıfatını iktisap etmediğini, takibe konu senette vade tarihinin olmadığını iddia ederek davacının davalıya ... 2....

UYAP Entegrasyonu