Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü'nün 2007/5284 sayılı takip dosyası ile müştekinin temsilcisi olduğu şirket hakkında icra takibine geçildiği, incelenen icra dosyasına göre ödeme emrinin tebliği üzerine müşteki şirketin ödemeye ilişkin muavin defter kaydını ibraz ederek borca itirazda bulunduğu, icra dairesi tarafından takibin 23/11/2007 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, sanığın müdürü olduğu şirketin muhasebe müdürünün dosyada tanık olarak dinlenen ... olduğu ve ödenmeyen faturaların bu kişi tarafından tespit edilerek şirket vekillerine göndermek suretiyle takibe konulduğu, şirket yetkilisi olan sanığın suça konu faturanın ödenmesine rağmen tekrar takibe konulduğuna ilişkin bilgisinin olmadığı ve atılı suçun sanık yönünden unsurlarının oluşabilmesi için suça konu faturanın bedelsiz kaldığını bilerek veya isteyerek icra takibine koymak suretiyle yeniden tahsile girişmesinin gerektiği, bu itibarla sanık yönünden atılı suçun oluşmadığının anlaşıldığı, savunmasının aksine, mahkumiyeti için yeterli...
Usulsüz tebligatta ise, tebligat usulüne uygun olarak yapılmamış olup, tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurulur. Böyle bir durumda, mahkemece yapılacak iş, tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi ve tebligatın usulsüz olduğunun saptanması halinde de aynı Kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre tebliğ tarihinin düzeltilmesinden ibarettir. Somut olayda, borçlu vekilinin icra mahkemesine verdiği 11.08.2014 havale tarihli dilekçesinde, alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yoluyla başlattığı ilamsız icra takibinde borçlu adına gönderilen ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve borçlunun icra takibinden haciz sırasında 07.08.2014 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürdüğü, ayrıca sair itirazlarını bildirdiği görülmektedir....
Ödeme emrinin tebliği üzerine itirazın nasıl yapılacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 62 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 62. maddenin başlığı “Süresi ve şekli” olup “ İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.” hükmünü düzenlemiştir. Bu hüküm itiraz etmek isteyen borçlunun yapması gereken işlemi göstermektedir. Borçlunun bu şekildeki itirazı üzerine icra müdürlüğünce yapılması gereken işlemin ne olduğu ise İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 40. maddesinde “Ödeme emrine karşı yapılacak her türlü itiraz halinde borçluya dosya numarası, borçlunun adı ve soyadı, itirazın niteliği ve tarihini içeren bedava harçsız ve pulsuz bir belge verilir. Bu belge icra müdürü veya yardımcısı tarafından imzalanıp onaylandıktan sonra diğer nüshası dosyasına konulur. Ayrıca dosyada saklanacak nüshaya ilgilinin imzası alınır.” şeklinde yer almıştır....
İcra Müdürlüğü'nün 2005/6703 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, tüm dosya borcu müvekkili kurum tarafından ödenmiş olmasına rağmen ... 21. İcra Müdürlüğünün 2012/1272 Esas (eski esas ... 4. İcra Müdürlüğü 2005/6703) sayılı dosyası üzerinden bakiye borç bulunduğu iddiası ile borç bildirim müzekkeresi gönderildiği ve ... 21. icra Müdürlüğünün 2012/1272 Esas (eski esas ... 4. İcra Müdürlüğü 2005/6703) sayılı icra takip talebinde talep edilmeyen 17.12.2003 ve 21.07.2005 tarihleri arasında kamulaştırmasız el atma tazminatına işlemiş faiz ve yargı harç ve masraflarının talep edildiğini belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, alacaklı taraf eski ... 4. İcra Dairesinin 2005/6703 Esas sayılı dosyasından yaptığı ilk takip talebinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 131....
Şikayet olunan vekili, sıra cetveline konu üç icra takibinin de ihtiyati haciz kararına dayandığını, müvekkilinin alacaklı olduğu...dosyası ile başlatılan icra takibinin daha önce kesinleştiğini, takip talebiyle fazla talep ettikleri faiz miktarından vazgeçtiklerini, buna ilişkin muhtıranın borçluya 24.09.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emri ve muhtıraya herhangi bir itiraz olmadığını, yeniden ödeme emri tebliği gerekmediğini, şikayetçi... takibinin 03.10.2013 tarihinde kesinleştiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sayılı icra dosyasında alacaklı şikayet olunan vekilince, alacak miktarında hata yapılması nedeniyle takip tutarından daha az miktarda düzeltilmesi talebi nedeniyle yeniden ödeme emri tebliğinin gerekmediği, sıra cetveline konu iki icra takibinin de ihtiyati haciz kararına dayandığı, ihtiyati hacizlerin süresi içinde infaz edildiği ve icra takibi başlatıldığı, haciz ihbarnamelerinin......
Hal böyle olunca, takip konusu alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece yasal koşulları bulunmadığı halde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, ancak belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yazılı bulunan "...itiraz edilen alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine..." cümlesinin hükümden çıkarılarak, "dava yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine" cümlesi eklemek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 274.80 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 25.11.2013 günü oybirliği ile karar verilmiştir. .......
Somut olayda; takip dayanağı ilamda Euro ve USD üzerinden hükmedilen asıl alacaklar icra takibine konulmuş olup, borçlu her iki alacak kalemi yönünden de faiz itirazında bulunmuştur. Mahkemece, sadece Euro alacağına ilişkin faiz yönünden icra emrinin düzeltmesine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda USD alacağına fazladan faiz talep edildiği tespit edilmiş olmasına rağmen USD üzerinden talep edilen alacağın faizine yönelik itiraz hakkında açıkça hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulması gerekirken bu kısım yönünden de Dairemiz'ce onandığı görülmekle borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 18.02.2016 gün ve 2015/21859 Esas, 2016/2684 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, davalı alacaklı tarafından yapılan ilamlı takibin konusu olan müdahale'nin men'i ve yıkım kararının kesinleşmeden icraya konu edilemeyeceği bu nedenle takibin ve icra emrinin yasal şartları taşımadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmesini talep etmiş; Mahkeme’ce icraya konu ilamın miktar itibari ile kesin olarak verildiği, temyizi kabil olmayan karar hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş,...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bir adet çeke dayalı olarak, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı ve adı geçen borçluya örnek (10) nolu ödeme emrinin 17.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin mahkemeye verdiği dilekçede ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu 29.03.2014 olan öğrenme tarihinden itibaren süresinde mahkemeye başvurduğunu beyan ettikten sonra takiple ilgili şikayet ve itirazlarını ileri sürdüğü, mahkemece, tebligat usulsüzlüğü ile ilgili bir inceleme yapmadan şikayetin süreden reddedildiği anlaşılmaktadır....


