DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; şikayete konu tahliye emrinin usulüne aykırı olarak tebliğ edildiği iddiasıyla öğrenme tarihi 19.10.2020 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi, İcra Müdürlüğünün itirazların red kararının kaldırılması ve icra takibinin itiraz nedeniyle durdurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun daha önce vermiş olduğu senette göstermiş olduğu adresin bilinen adres olduğu ve bu adrese çıkartılan tebligatın usulüne uygun olduğu, davacının fiilen bu adreste oturup oturmadığı, adresin tebliğe elverişli olup olmadığı hususlarını tespitin posta memurunun sorumluluğunda olduğu, kaldı ki bu adreste borçlunun annesinin oturduğu tespit edildiğinde dahi bu adrese yapılan tebligatın annesinin bilgi vermesi gerektiği değerlendirildiğinde geçerli kabul edilmesi gerektiği beyanı ile davanın reddini istemiştir. III....
İCRA HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2020/168 Esas 2020/357 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2015/135550 Esas sayılı dosyasından gönderilen icra emrinin davacı borçlu yönünden İPTALİNE, “ şeklinde hüküm oluşturmuştur....
DAVA Borçlu ... icra mahkemesine başvurusunda; takibin dayanağı olan ilamın bozulmasından sonra verilen ilama göre yeniden icra emri düzenlenmiş ise de; taşınmaz satış bedelleri toplamı olan 100.000,00 TL'lik kısmi tahsilat dikkate alınmaksızın asıl alacağa faiz işletildiğini ileri sürerek kısmi tahsilat dikkate alınarak icra emrindeki ana paranın düzeltilmesine ve buna göre faiz işletilmesine, fazla faizin iptali ile icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklılar, dosyadaki tahsilatın 98.050,00 TL olduğunu, buna göre dosya hesabının yapılacağını, dikkate alınmaması halinde şikayet konusu yapılabileceğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI 1. ... 1....
Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, düzenleme şeklinde tahliye taahhütnamesine dayalı olarak başlatılan takipte, borçlunun, tahliyesi istenen ve bilinen adres yerine mernis adresine çıkartılan tahliye emrinin (örnek 14 nolu) iade edildiğini, bu kez tahliyesi istenen yerin adres bilgilerinin eksik ve yanlış yazıldığı tebligatın adresin yetersiz olduğu şerhi ile iade edilmesi üzerine mernis adresine gönderilen tahliye emrinin TK'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü...
nun icra takibine yönelik itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu, borcunun bulunmadığına dair beyanda bulunmasına rağmen borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir delil veya belge ibraz edilemediği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği bu haliyle davacının % 20 oranında icra inkar tazminatını talep etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından, asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan 107.885,74 TL icra inkar tazminatının davalı ...' ile davalı ... Gıda A.Ş'den tahsiline" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçluya gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebligatı üzerine ödeme emrinin yeniden gönderilmesinin borçluya yeni bir itiraz hakkı verdiğini, bu nedenle son ödeme emrinin esas alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, davalı ...'...
Süresi içinde davalı ... avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, davalı ...'in kendisi hakkında, bonoya dayanarak icra takibi yaptığını, davalı ...'in icra dosyasındaki alacağını diğer davalı ...'a temlik ettiğini öne sürerek, icra dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı ..., karar düzeltme talebinde bulumuştur. Davacı, davalı ...'e olan borcunu ödeyerek ibraname aldığı halde, davalı ...'in icra dosyasındaki alacağını diğer davalıya temlik ettiğini belirterek, her iki davalıya borçlu olmadığına karar verilmesi için bu davayı açmıştır....
İcra Müdürlüğünün 2009/1138 takip sayılı icra dosyasına ilişkin takip talebinin davalı borçluya tebliğ edildiği tarih olan 30.01.2009 tarihi esas alınmak suretiyle, yasada belirtilen 24 aylık ödeme süresi dikkate alındığında, icra emrinin tebliğ tarihinden 24 ay sonrası olan 30.01.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükmün A-1 bölümündeki “Davalının 2....
İcra Müdürlüğünün 2009/1138 takip sayılı icra dosyasına ilişkin takip talebinin davalı borçluya tebliğ edildiği tarih olan 30.01.2009 tarihi esas alınmak suretiyle, yasada belirtilen 24 aylık ödeme süresi dikkate alındığında, icra emrinin tebliğ tarihinden 24 ay sonrası olan 30.01.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükmün A-1 bölümündeki “Davalının 2....
Bu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli ödeme emrinin maddi hatanın düzeltilmesi olarak kabul edilip, ayrıca talebin rücu davası niteliğinde olmasına göre, zamanaşımı süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


