, İlk Derece Mahkemesince icra emrinin düzeltilmesi ile yetinilmesi doğru olup fazla ödenen miktarın iadesinin İİK’nun 361. maddesi kapsamında icra müdürlüğünden talep edilebileceği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kararın bir kısmının kaldırılması ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde iadeye ilişkin bir kısım ibareler eklenmek suretiyle hüküm fıkrasının düzeltilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
Her ne kadar İİK'nun 18/3. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı İcra Mahkemesi'nin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır. O halde, Mahkemece, şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılarak, taraf teşkili sağlandıktan ve borçlunun gönderilen icra emrinden önce dosyaya yaptığı 9.770,00 TL ödeme ve ilama aykırı olarak 848,00 TL yargılama giderinin tahsil edilmek istendiği yönündeki itirazları hakkında varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra icra emrindeki fazla talepler yönünden icra emrinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi doğru olmamıştır....
İcra Müdürlüğü'nün 2015/949 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; icra emrinde borçlu sigorta şirketinin yanı sıra takibe konu ilamdaki diğer davalı ...'ün de borçlu olarak gösterildiği,her iki borçlunun 15.171,45 TL asıl alacak ile birlikte ilam vekalet ücreti ve yargılama giderinden birlikte sorumlu tutulduğu, şikayetçi sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı görülmektedir. O halde; mahkemece, icra emrinde iki borçlunun bulunduğu ve şikayetçi borçlu sigorta şirketinin asıl alacak miktarından poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu nazara alınarak, sadece sigorta şirketi yönünden icra emrinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu vekalet ücreti, yargılama gideri ve poliçe limiti ile sorumlu olduğu miktarı da kapsayacak şekilde icra emrinin tümden iptaline karar verilmesi isabetsizdir....
Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, vekil edeni aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan takipte, icra emrinde yer alan harçtan muaf olunmasına rağmen, "hemen öderseniz" başlıklı bölümde tahsil harcı ve başvuru harcının hesaplandığını, kaldı ki borcunuzu "hemen öderseniz "başlıklı bölümün İcra-İflas Kanunu'nda yeri olmadığını ve icra emrinde takip sonrası faiz yönünden %9 yasal faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz talebinin yasaya aykırı olduğunu açıklayarak icra emrinin iptalini istemiştir Mahkemece, takipte istenen alacağın icra emrinin zorunlu unsuru olarak gösterilen bölümde açıkça belirtildiği, harç ve takip giderlerinin icra müdürlüğünce hesaplanarak belirleneceği, harçtan muaf olan borçlular bakımından yapılması gereken işlemin icra müdürlüğünce gözetileceği, fazladan masraf bilgisine...
Borçluya gönderilen icra emri, kanuna ve özellikle ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK.nun 41, 16.maddeleri). Somut olayda; takibe dayanak ... ... 21....
İİK'nun 17. maddesinin 1. fıkrası; "Şikayet icra mahkemesince kabul edilirse, şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir." hükmünü içermektedir. Mahkemece, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle takipte brüt olarak istenen alacak kalemlerinin, nete çevrilmesi ve hesaplanan net alacak kalemleri üzerinden faiz hesaplaması yapılarak buna göre icra emrinin düzeltilmesi gerekirken, yazılı şekilde takibin tümden iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 30.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir....
Mahkemece, yukarıda açıklanan Yasa maddesi gözetilerek bilirkişinin terditli raporunda, asıl alacak üzerinden yapılan hesaplama (1 nolu hesaplama) nazara alınarak icra emrinin düzeltilmesi gerekirken; takip çıkış miktarı üzerinden yapılan hesaplamaya göre icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda ilam içeriği nazara alınarak hükmedilen vekalet ücretinin, kendisini vekille temsil ettiren üç davalı lehine verildiği ve her bir davalının vekalet ücretinin 1/3'ünü talep edebileceği düşünülerek icra emrinin düzeltilmesi gerekirken, vekil sayısı esas alınarak icra emrinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu kurum aleyhine işçilik alacağı ilamına dayanılarak başlatılan ilamlı takipte, borçlunun; harçtan muaf olduğunun kabulünü ve kıdem tazminatı alacak kalemi için %20 oranında fahiş faiz talep edildiği için icra takibinden itibaren dönemsel olarak mevduata fiilen uygulanan oranların tespiti ile icra emrinin düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece; şikayetin kabulüne, düzenlenen örnek 4-5 nolu icra emrinin fazla talep edilen 76,10 TL harç alacağı yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işletilecek faizin kıdem tazminatı alacağı yönünden oran belirtilmeksizin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak yapılan ilamın temyizi üzerine Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma sonrası yargılamanın devam ettiğini, dayanak ilamda hükmedilen kıdem ve ihbar tazminatı haricindeki alacak kalemlerinin brüt ücret üzerinden hükmedildiğini, tahsil aşamasında net ücret üzerinden talep edilmesi gerekirken brüt ücret üzerinden talepte bulunulmasının yasaya aykırı olduğunu ve fahiş miktarda faiz talep edildiğini ileri sürerek icra emrinin düzeltilmesi ve fazla işletilen faizin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borcun takip...


