Ambalaj Gıda Ltd. firmasının ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirket hakkında kambiyo senedine mahsus icra takibi yaptıklarını, ödeme emrinin tebligi sonrası şirkete ait taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, davalı şirketin bono asıllarının icra kasasında bulunmadığından bahisle ödeme emrinin iptalini talep ettiğini, icra mahkemesince davanın kabul edildiğini, kararın kesinleşmesi beklenmeden haczin kaldırıldığını, kararı temyiz etmeleri üzerine şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle bozulduğunu, taşınmazın satışı için icraya başvurduklarında 3. kişiye devredildiğini öğrendiklerini, şirketin başka malvarlığı bulunmadığından alacaklarını tahsil imkanı kalmadığını, davalının kesinleşen icra takibine rağmen taşınmazı 3. kişiye devrederek davacının zararına yol açtığını, TMK'nın 50/2 maddesine göre sorumlu olduğunu ileri sürerek, 200.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
Somut olayda borçlunun icra mahkemesine verdiği dilekçesinde kendisine gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna dair açık bir iddiası bulunmamaktadır. Şikayet dilekçesinde yer alan: "ödeme emrinin muhtara bırakıldığı, ödeme emrinden 21.09.2015 tarihinde haberdar olunduğu" şeklindeki beyanlar usulsüz tebligat şikayeti olarak yorumlanamaz. Zira tebligat usulsüzlüğü ayrıca, açıkça ve delilleriyle ileri sürülmüş değildir. O halde yöntemine uygun olarak açıkça ve delilleriyle ileri sürülen bir tebligat usulsüzlük şikayeti bulunmadığı halde mahkemece hukuki tavsifte hataya düşülerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ tarihinin düzeltilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...İcra Hukuk Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 08/06/2015 gün ve 2015/4352-5632 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı... ... ... Yat.Tic.A.Ş. tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Asıl davanın davalısı, birleşen davada ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini belirterek ödeme emrinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 23.06.2014 olarak belirlenmesine ilişkin 24.06.2014 tarihinde şikayet davası açmıştır....
Ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmesi icra müdürlüğünün sorumluluğunda olup, şikayete konu ödeme emrinin hatalı düzenlenmesinde takip alacaklısı/davalının bir kusuru bulunmadığından davacının yaptığı yargılama giderlerinden sorumlu tutulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 32....
Maddesine göre tebliğ edilmesi ve borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine davacı 17.09.2013 tarihinde kesinleşen icra takibine dayanarak temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Davalı yargılama sırasında usulsüz tebligata dayalı ödeme emrinin 30.05.2014 tarihinde öğrenildiğini, ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/651 sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu belirtmiş, icra dosyası içerisinde bulunan... İcra Hukuk Mahkemesinin 29/08/2014 tarih ve 2014/651 Esas 2014/945 Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebliğ tarihinin 30/05/2014 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür....
ŞİKAYET Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; icra emrinin ilama aykırı olduğunu, icra emrinde muhtelif bedellerde çok sayıda alacak kalemi belirtildiğini ancak bu alacak kalemlerinin hangi alacaklılara ait olduğu, alacakların türü, nevi (maddi/manevi tazminat, yargılama gideri, faiz..) ayrı ayrı belirtilmediğini, hangi faiz tutarının hangi alacaklı için istenildiği, hangi alacak kalemine hasredildiği, hangi tarihten itibaren faiz talep edildiğinin icra emrinde belli olmadığını, işlemiş ve işleyecek faiz yönünden açıklama yapılmadığını,takip talebi ve icra emri dayanak mahkeme ilamına uygun olmadığını ve bu haliyle denetime elverişli olmadığını ileri sürerek icra takibinin ve/veya icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II....
İcra emrinin takip dosyasındaki takip talebine uygun olması gerekir. Takip konusu ilamın hüküm fıkrasında; 90.000 USD ve 60.00 DEM'in borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmiş olup açıkça TMSF'nin borçtan sorumlu olduğu belirlendiğinden... hakkında takip yapılamayacağı ve takip talebi de ilama uygun olduğundan... aleyhine düzenlenen 24.01.2014 tarihli icra emrinin iptaline karar verilmesi için hükmün bozulması gerekirken takibin iptaline karar verilmesi gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün açıklanan değişik gerekçe ile bozulması yoluna gidilmiştir....
Mahkemece, takip dayanağı ilamda faizle ilgili açık bir hüküm bulunmadığı, alacaklı vekili dilekçesi ekinde sunulan karar örneğinin hüküm fıkrasının alt kısmında 06.01.2015 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi şeklinde bir kısım bulunduğu, bu durumda şikayet tarihi itibariyle inceleme yapıldığında borçlu tarafın şikayetinin sabit olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/16863 Esas sayılı takip dosyasında borçlu yönünden 45.634,57 TL işlemiş faiz kısmı yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 30....
Somut olayda, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvuru nedenleri arasında dayanak ilamda alacaklı lehine hükmedilen avukatlık ücreti, yargılama gideri ve takip sonrası işlemiş faizin borçlu sayısına bölünmek suretiyle istenmesi gerekirken tamamının müvekkilinden talep edildiği bu nedenle icra dosyasının 8.243,67 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip talebi ve icra emrinin bu şekilde düzeltilmesi yönünde de talebi bulunmaktadır. İcra Mahkemesi'nce bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece yukarıda anılan şikayet hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir....
İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 67 ] "İçtihat Metni" Davalı vekili, müvekkiline ödeme emrinin 06.03.2005 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten önce 05.01.2005 tarihinde davacıya ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir....


