WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İcra ve İflas Kanunu'nun 58/3. maddesinde; “Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda, takip dayanağı olan 03.10.2013 tarihli faturanın takip talebine eklenilmiş olduğu gibi bu belgenin İİK'nun 61/1. maddesine uygun olarak ödeme emri ekinde borçluya tebliğ edildiği görülmektedir. O halde mahkemece ödeme emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekir iken takibin iptaline de karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas -1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas-2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas- 2008/453 Karar sayılı ilamları). Somut olayda takip dayanağı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05/06/2013 tarih 2012/156 Esas 2012/503 Karar sayılı ilamın 2 nolu bendinde "9.102,00 TL alacağın dava tarihi olan 10.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, icra emrinde asıl alacak hakkında talep edilebilecek olan faizin yasal faiz olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile icra emrinin, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek faiz yönünden düzeltilmesi yönünde karar verilmesi gekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

İcra Müdürlüğü'nün 2014/124 Esas sayılı dosyasından ödeme emrinin borçluya 21.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise İİK'nun 168. maddesinde öngörülen yasal beş günlük süreden sonra 28.08.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettiği 29.08.2014 tarihli dilekçesinde ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu tebligata 26.08.2014 tarihinde tebligatı öğrendiğini ileri sürdüğü görülmektedir. Şu halde borçlu öğrendiğini bildirdiği tarihe göre süresinde icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmakla mahkemece öncelikle borçlunun ödeme emri tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğüne yönelik şikayeti konusunda inceleme yapılması, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun anlaşılması halinde tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi, düzeltilen tebliğ tarihine göre süresinde olan borca itirazın incelenmesi aksi halde itirazın süreden reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

verildiği ve eşi ile birlikte çocuklarına ... 2 icra emrinin gönderildiği, bir kısım mirasçılara ... 2 icra emrinin tebliğ edilmesi üzerine tüm mirasçıların vekili tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda; ölü şahıs adına takibin yok hükmünde olduğu ve iptalinin gerektiği ileri sürülerek, takibin iptalinin talep edildiği mahkemece; her ne kadar ölü kişi aleyhine takip yapılamaz ise de en son yürürlüğe giren HMK. 124/3 maddesinde hükme bağlandığı üzere maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliğinin karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilebileceği, maddi hatadan ziyade usulüne uygun başlatılan takipte takip borçlusunun ölü olması sebebi ile mirasçılarına gönderilen ödeme emri ile taraf değişikliği ile dürüstlük kuralına aykırı bir durum söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3. maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Karşıyaka İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 01/03/2007NUMARASI : 2006/860-178 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Mahkeme gerekçesine göre icra emrinin 28.02.2007 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi net asıl alacak miktarları ve işlemiş faiz yönünden düzeltilmesi gerektiğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 13.10 YTL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.  ...

Davalı borçlunun dava konusu icra takibiyle ilgili ödeme emrinin tebliğinden önce hakkındaki takibi öğrenip itiraz ettiği, ancak itiraz dilekçesinde icra dosyasının numarasında hata yapıldığından dilekçenin dosyasına konulmadığı, ancak ödeme emrinin tebliğinden sonra bu konudaki maddi hatanın düzeltilmesi hakkında dilekçe verilerek, daha önce verilmiş olan itiraz dilekçesinin dosyasına girmesinin sağlandığı anlaşıldığından itirazın süresinde olduğunun kabulüyle işin esasına girilerek, deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacı yanın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Noterliğince 02.05.2017 tarihinde düzenlenen 12132 yevmiye numaralı Rehin Senedi Sözleşmesinin ... 90. maddesi vd gereğince onaylama şeklinde yapıldığı, bu belge İİK'nun 38.maddesinde sayılan ilam niteliğindeki belgelerden olmadığı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine dayanak yapılamayacağı, bu hususun kamu düzeninden olup, İİK'nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu ve mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında şikayetin kabulüne, icra emrinin iptaline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur....

İlk Derece Mahkemesince tebliğin usulsüzlüğü nedeni ile ödeme emrinin 28.02.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Dava dilekçesi ve icra takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacı/borçlunun aracına fiilen 25.02.2020 tarihinde el konulduğu ve takipten bu tarihte haberdar olduğu anlaşılmıştır. Buna göre İlk Derece Mahkemesince ödeme emrinin 25.02.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, tebliğ tarihinin 28.02.2020 olarak belirlenmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi’ nin kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....

O halde mahkemece, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edildiğine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile .......

Davalı vekili, iflas ödeme emrinin tebliği işleminin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olmadığını ileri sürerek icra mahkemesine şikayette bulunmuş, İcra Mahkemesince şikayetin reddine ilişkin karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14/07/2008 tarih ve 12510/15034 sayılı kararla bozulmuştur. Şikayetin kabulü ile ödeme emrinin ıttıla tarihlerinin düzeltilmesi halinde iflas davasından önce borçluya tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmadığından iflas davası dinlenemez. Mahkemece iflas ödeme emri ile ilgili şikayetin sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu