İcra Müdürlüğü’nün 2015/523 E.sayılı dosyası ile 123.339,10 TL’nın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takip tarihinden sonra 30.1.2015 tarihinde şirkete haricen 93.673,75 TL ödeme yaparak icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine yapılan ödeme kadar itiraz ettiğini, ödemenin takipten sonra fakat ödeme emrinin tebliğinden önce yapılması nedeniyle takibin başlatılmasına davalı sebebiyet verdiğinden vekalet ücretinden sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/04/2014 NUMARASI : 2014/213-2014/367 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli başlattığı icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı kira sözleşmesine dayanarak 04.12.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2012 Temmuz ile 2013 Kasım ayları arası kira bedelinin tahsilini istemiş, ödeme emri davalıya Tebligat Kanunu 21. maddesine göre 13.01.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu ödeme emrinin usulsüz olduğundan bahisle ödeme emrinin iptali için İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/430 esasında şikayette bulunmuş, istemi reddedilmiştir....
Davalı borçlu 31.10.2011 tarihli dilekçesi ödeme emrinin usulsüz olduğundan bahisle ödeme emrinin iptali ve yetki itirazının kabulü için .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/1463 esasında şikayette bulunmuş ,istemi reddedilmiştir. .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/1463 Esas ve 2011/1324 sayılı kararın 12. Hukuk Dairesinin 28.6.2012 tarihli ilamı ile onandığı ve ancak kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ödeme emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesine ilişkin davanın bu davayı etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/1463 Esas ve 2011/1324 sayılı kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir....
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir ilamsız takibin yapılması ve bu takipte davalı borçlu tarafından süresi içinde itiraz edilmiş olması bir dava şartıdır. Dosya kapsamına getirtilen davaya konu İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4081 sayılı takip dosyası fotokopisi içinde ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ evrakı bulunmadığı gibi davalı-borçlu tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesinin hangi tarihte verildiğinin tespiti de mümkün olamamaktadır....
E) Gerekçe: Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, ödeme emrinin davalıya (borçluya) 23/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, yedi günlük ödeme emrine itiraz süresinin son gününün resmi tatil (ramazan bayramı) olan 30/07/2014 tarihine denk geldiği, itiraz süresinin tatili takip eden ilk iş günü olan 31/07/2014 tarihine uzadığı, davalının da ödeme emrine süresinde yani 31/07/2014 tarihinde usulü dairesinde itiraz ettiği, dolayısıyla davacının (alacaklının) itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış olup, davalının (borçlunun) ödeme emrine itirazının süresinde olmadığı, bu nedenle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....
İcra Dairesi'nin 2014/171 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/171 esas sayılı icra dosyasında ödeme emri davalı borçlu ...'a 14.01.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, 23.01.2014 tarihinde takibe itiraz edilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 62/1. maddesine göre, itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. Süresi içerisinde yapılan itiraz aynı kanunun 66. maddesi gereğince takibi durdurur. Somut olayda, davalı ... tarafından süresinde takibe itiraz edilmemiş olmakla takip onun yönünden durmadığından, alacaklı davacının davalı ... yönünden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır....
Ancak itirazın iptali kararında ilk defa hüküm altına alınan alacakların tahsili için ilamlı icra takiplerinde çıkarılması gereken örnek 4-5 icra emrinin borçluya gönderilmesi gerekir. Somut olayda; takipte istenen asıl alacak ve faiz de dahil edilerek tüm alacak kalemleri yönünden borçluya icra emri çıkartıldığı görülmektedir. O halde mahkemece, itirazın iptali kararında ilk defa hükmedilen alacaklar dışındaki alacak kalemleri yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı borçluya ödeme emrinin 27.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı borçlunun 30.11.2012 tarihinde borca itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve davacının iş bu itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük itiraz süresinin geçtiği bu nedenle davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle kararın bozma nedeni yapılmasının hatalı olduğu bu defaki incelemeden anlaşılmakla, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/4. maddesi uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir....
İcra Müdürlüğü tarafından davalı hakkında rehin açığı belgesi verildiğini, bu rehin açığı belgesine dayanarak ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5507 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında alacaklarının tahsili için başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, hakkında başlatılan icra takibine karşı hem yetkiye ve borca itiraz dilekçesi verdiğini hem de icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna başvurduğunu, şikayetinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, yeniden çıkartılan ödeme emrine karşı da yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, ancak daha sonra davacının yetki itirazını kabul ederek dosyasının ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini istediğini, ... 2....
KARAR Davacı, aracının satışı ve en geç 25 gün içerisinde yenisinin teslimi taahhüdü karşısında aralarında davalının da bulunduğu dava dışı şirket çalışanları olduğu söylenen kişiler adına vekaletname çıkarttığını, aradan uzun süre geçmesine karşın kendisine yeni bir araç teslim edilmediğini, sonradan aracının davalı tarafından 28.10.2005 tarihinde satılıp devredildiğini öğrendiğini, bunun üzerine satış bedelinin tahsili için icra takibi yaptığını, davalı borçluya ödeme emrinin 18/04/2007 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde itiraz etmemesine rağmen, icra dosyasının yenilenmesi sırasında yenileme emrinin davalının adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ edilmesi üzerine borca itiraz ettiğini ve usulsüz tebligattan dolayı açtığı şikayet davasının kabulü üzerine itirazının kabul edildiğini, itiraz ve şikayetin kabulüne ilişkin karar tebliğ edilmediğinden, davalının itirazını yakın tarihte öğrendiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep...


