Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. İtirazlar yerinde bulunmamıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporlarındaki tespitler doğrultusunda, davacının davasını ispat ettiği kanaatiyle; Davanın kabulü ile; Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki unsurların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir....
İnşaat Ltd Şti emrine verilen ve dava dışı şirket tarafından davalı bankaya ciro edilerek teslim edilen 06.11.2018 keşide tarihli 51.370 TL ve 18.02.2019 keşide tarihli 65.000 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkması akabinde, işbu çekler dayanak gösterilerek ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo takibi başlatıldığı, takipte kesinleşen alacakla iligili olarak 21.02.2020 tarihli kapak hesabında dosya borcunun 150.484.99 TL olarak hesaplandığı, takip borçlusu davacı tarafından dosya borcuna 10.03.2020 tarihinde 150.500.00 TL EFT ile ödeme yapıldığı, davacı tarafından keşide edilerek dava dışı ... İnşaat Ltd Şti emrine düzenlenen dava konusu 51.370 TL bedelli çek karşılığında, İcra dosyasına yapılan ödeme haricinde her hangi bir mükerrer ödeme olmadığı, davacının da, dava dilekçesinde söz konusu çek bedelinin kendisi tarafından değil, dava dışı ......
Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi açılırken sehven 213.985,80 TL üzerinden takip açılmış olup, davalı takip borçlusunun icra takibinden önce yapmış olduğu ödeme dosyaya bildirilerek asıl alacak 113.985,80 TL olarak düzeltildiğini, ayrıca davalı takip borçlusunun icra takibi açılış tarihinden sonra 21.10.2020 tarihli, 79.560,80 TL ve 03.11.2020 tarihli 34.425,00 TL'lik ödeme yapıldğını, bu ödemeler öncelikle faiz ve masraflara sayıldığını, ancak davalı şirket tarafından icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmek suretiyle bakiye bedel ödenmediğinden işbu davayı açma zarureti doğduğunu, buna göre dosya kapak hesabı olan 20.367,53 TL bakiye bedel harca esas değer olarak dikkate alınmasının gerektiğini, davalı tarafla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince ticari satım ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi amacıyla İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/18980 büro dosya ve 2020/109617...
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı borçlu takibe itirazında borcun varlığının hangi araçtan ya da hangi geçişten kaynaklandığının belli olmadığı yönünde itirazda bulunmuş olup özel bir itiraz nedenine dayanmamıştır. Bu durumda ispat yükü davacı alacaklı üzerinde olup davacı, alacağının varlığını ve miktarını ispat ile yükümlüdür....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir. Davalılar vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır....
Davalı, taşınmazı tapu siciline güvenerek dava dışı İlker Alkan’dan satın aldığını, icra yoluyla yapılan satışın muvazaalı olduğunun düşünülemeyeceğini, davacının icra takibi sırasında ödeme emrine itiraz etmediği ve süresinde ihalenin feshi davası da açmadığının anlaşıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ihalenin feshi davasının kesin hüküm teşkil ettiği ve davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; ... Bölge Adliye Mahkemesi 1....
Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini ve gönderilen ödeme emrine karşı davalı-borçlu tarafından asıl alacak, faiz, faiz oranı, işlemiş ve işleyecek faiz ile takibin tüm ferilerine itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşmaya varılamadığını, davalı borçlunun icra dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı borca, işlemiş ve işleyecek faiz ve oranı ile takibin tüm ferilerine dair itirazının haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava ve icra takibi konusu alacağın, davalı-borçlunun da BA/BS formları, hakediş belgelerinde imzası ile onayladığı, vadesi geçtiği halde ödenmeyen e-faturaya dayalı bir ticari alacak olduğunu, davanın takip konusu alacak yaklaşık ispat edildiğnii ve vadesi geçmiş olduğundan davalının gerek kendi uhdesindeki ve gerekse 3. Kişilerdeki tüm malvarlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, tüm bu nedenlerle, ihtiyati haciz kararı verilmesini, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün......
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir. İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir. İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür....
Av. ... aralarındaki itirazın iptali davası hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 19.09.2013 gün ve 2011/393 E. - 2013/384 K. sayılı hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Hükmü temyiz eden davalı vekili tarafından Harçlar Kanunu'na göre nisbi temyiz harcı yatırılması gerekirken, maktu temyiz harcı yatırılması nedeniyle eksik harcın tamamlanması için muhtıra çıkarılarak HUMK'un 434/3 maddesi uyarınca işlem yapıldıktan sonra sonucuna göre ve heyetçe incelenmesine gerek görülen dava konusu ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/491 sayılı icra dosyasında borçlu davalının ödeme emrine itiraz dilekçesinin itiraz tarihini de gösterir şekilde onaylı sureti ile icra takibine konu olan 4 (dört) adet senedin ön ve arka yüzlerinin onaylı suretlerinin eklenerek birlikte gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde, borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkânlarından biri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 inci maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra takibinde yer alan ve borçlu tarafından itiraza uğrayan kısım davanın konusunu oluşturur. Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukukî yarar yoktur. İtirazın iptali davası süreye tabidir....


