Ancak, alacaklı böyle bir dava sonucunda alacağı ilam ile eski (düşmüş olan) ilamsız icra takibine devam edilmesini isteyemez; yalnız ilamlı icra takibi yapabilir. Bir yıl içinde itirazın iptali davası açılması ile derdest olan ve itiraz ile durmuş bulunan icra takibi iptal edilmiş olmaz; bilâkis, takip durmakta devam eder. Davayı kazanan alacaklı, mahkemeden alacağı ilâm ile itiraz üzerine durmuş olan ilamsız takibe devam edilmesini (haciz) isteyebilir. Dava devam ettiği sürece, bir yıllık haciz isteme süresi işlemez (Kuru, s. 255). Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de, itirazın iptali davası açabilir. Gerçekten de alacaklı, itirazın iptali (İİK, m. 67) veya kaldırılması (İİK, m. 68-68a) yoluna başvurabilmek için, ödeme emrine itiraz edildiğinin kendisine tebliğ edilmesini beklemek zorunda değildir....
İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı takip dosyası nezdinde davalı tarafa borcu olmadığını veya davalı tarafa yaptığını iddia ettiği ödemelerin icra dosyası borcuna istinaden yapıldığını açık ve net olarak ispat etmesi gerektiği sonuç ve kanaatini bildirmiştir. DOSYANIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, davalının senet borcu sebebi ile aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Küçükçekmece .........
İcra Müdürlüğü' nün 2011/13950 Esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlattığı, davalının da davacı alacaklıya borcu olmadığı yönünde takibe itiraz etmesi üzerine davacı tarafından itirazın iptali için 23.11.2011 tarihinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, ancak davalı tarafından dava açıldıktan sonra 08.06.2012 tarihinde dosya borcunun tamamının kapatıldığı, davalının borcu olmadığından bahisle ödeme emrine itiraz ederek itirazın iptali davası açılmasına sebebiyet verdiği, 2012/24809-2013/1240 daha açık bir deyişle davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşılmakla mahkemece, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan asıl alacak dışında kalan kalemler yönünden Örnek 4-5 icra emrinin tebliğe çıkartıldığını, davalı tarafça iflas ödeme emrine 28.02.2020 tarihinde itiraz edildiğini, davalının müvekkiline böyle bir borcunun bulunmadığının belirtilerek takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, uygulanan faize, faiz oranına ve tüm fer’ilere itiraz edildiğini, müvekkilinin alım satım ilişkisi gereği edimlerini yerine getirdiğini, sattığı ürünleri davalıya teslim ettiğini, buna karşılık davalının edimlerini yerine getirmediğini, ürün bedellerini ödemediğini, geçen süre içerisinde ve kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen borcunu ödeyemeyeceği ve acz içerisinde olduğunun anlaşıldığını, davalının borca, takibe, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm fer’ilere itirazı tamamen kötüniyete dayandığını, müvekkiline iflas takibi ve yine bu dosyadan tebliğ edilen icra emrinde talep edilen miktarlarda borçlu olduğunu bildiğini, buna rağmen böylesi bir itirazın...
B.. ve diğerleri aleyhine 27/02/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı S.. Y.. hariç diğer davalılar tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kurum zararının ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı S.. Y.. hariç davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Geri çevirme üzerine, Mutki İcra Müdürlüğü'nün 2011/5 sayılı icra dosyasının onaylı örneği dosyaya eklenmiş ise de, dosyada ödeme emrine itiraz dilekçeleri ile itiraz üzerine icra müdürlüğünce verilen kararların alacaklı tarafa tebliğine ilişkin evraklar eksik olduğundan temyiz incelemesi yapılamamıştır....
İtirazın iptali davası İİK 67. maddesinde düzenlenmiş olup, takibin devamını amaçladığından takibe ve itiraza sıkı sıkıya bağlıdır. İtirazın iptali davasının şartları; 1-) Geçerli bir takip bulunması, 2-) Süresinde ödeme emrine itiraz edilmesi ve 3-)1yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılması (itirazın tebliğinden itibaren) şeklindedir. İtirazın iptali davasında usule ilişkin veya esasa ilişkin nihai kararlar verilebilmektedir. Usule ilişkin nihai kararlar dava şartı noksanlığı durumunda verilen kararlar olup, süresinde ödeme emrine itiraz edilmemiş olması, itirazın davadan önce geri alınmış olması, davadan önce borcun tamamen ödenmiş olması, hak düşürücü sürede dava açılmaması ve geçerli takibin bulunmaması durumlarında verilecektir. Dava konusu ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile davacı banka tarafından borçlular ..., ...ve ...'e karşı alacağın tahsili amacıyla 27/11/2019 tarihinde icra takibine başlanıldığı, borçlular ... ve ...'...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hakkında kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağı nedeniyle İzmir 7 İcra Müdürlüğü'nün 2012/6232 sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, her iki icra takibine itirazında da davalı borçlu genel olarak borca itiraz etmiş olup özel itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklıdadır. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan rapor, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır. Davalı ... Şti. defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine sunmamıştır. Davacı şirketin defterleri incelemeye sunulmuş ve davacı lehine delil olma vasfını taşımaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacılar vekili, davacılar ile davalılar arasında yapılan protokol uyarınca davacıların üzerine düşen yükümlülük olan gayrımenkulu devir işlemini yerine getirmelerine rağmen davalıların protokolde yer alan icra dosyalarına ait borçları ödememeleri sebebiyle davacılar tarafından başlatılan icra takiplerine davalıların itiraz ettiğini belirterek, öncelikle sözleşmeden dönülerek gayrımenkulun davacılara iadesi, mahkeme aksi kanaatte ise itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, kredi sözleşmesinde yetkili icra dairesi ve mahkeme olarak İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri'nin yetkili olduklarının belirlenmiş olduğu ve icra takibinin süresinde yapıldığı dolayısıyla yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Alacaklı tarafından Ümraniye İcra Dairesi'nin 2011/4800 esas ile başlatılan icra takibinde, borçlu taraf kendisine tebliğ olunan ödeme emrine, süresi içinde sadece borca itiraz etmiş olup icra dairesinin yetkisi kesinleşmiştir. Açılan itirazın iptali davasında ise davalı mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olup, kesinleşen icra takibinin yetkisi incelenemez. Bu durumda mahkemece davaların, mahkemenin yetkisine yaptığı itirazın incelenmesi ve bir karar verilmesi gerekirken, kesinleşen icra takibi yetkisinin incelenmesi usule aykırıdır....


