Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı davalı aleyhine işe iade ve işçilik alacakları talepli davasını birlikte açmışsa da, işe iade davası mahkemece tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve sonucu alacak davası için bekletici mesele yapılmıştır....
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, 12/01/2009 tarihinde işten çıkarıldığını, tekrar işe başlatıldığı 06/10/2009 tarihine kadar işsiz kaldığını ancak 12/01/2009 tarihinde işten çıkarıldıktan sonra işe iade davası açtığını ve 21/05/2009 tarihinde mahkeme tarafından işe iadesine karar verildiğini, kararın 20/07/2009 tarihinde onandığını, karar sonrası müvekkilinin talebi üzerine 06/10/2009 tarihinde işe başlatıldığını, 8 ay 24 gün işsiz kaldığını, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra emredici yasa hükmü nedeniyle müvekkilinin boşta geçirdiği 4 aylık sürenin ... primlerinin işveren tarafından ...'ya ödendiğini, 4447 sayılı Yasanın 52. maddesi gereğince işe iade davasının işsizlik ödeneğinin kesilmesini gerektirmediğini, işe başlatılma halinin bildirilmesinin yeterli olduğunu, yersiz olarak alınan para bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
A.Ş. aleyhine açılan davada feshin geçersizliğine ve işe iadesine, davalının boşta geçen üç aylık ücretinin ve diğer haklarının işverenden tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine davalıya 16.06.2006 tarihinde iş başı yaptırıldığını, davalının iş sözleşmesinin feshinin, işe iade davasındaki karar ile geçersiz hale geldiğini ve bu sebeple, 4447 sayılı Kanun'a göre işsizlik ödeneği ödenmesi bakımından öngörülen temel şartın gerçekleşmediğini, kararın kesinleşmesi üzerine işsizlik ödeneği ödenmesini gerektiren temel şartın da oluşmadığını, davalının 16.06.2006 tarihi itibariyle aynı işverene bağlı olarak yeniden işe başladığını ve bu nedenle geriye dönük 3 aylık (2006 yılı Mart, Nisan ve Mayıs) maaşlarının ödendiği ve SGK primlerinin yatırıldığını, işe iade davasının kesinleşmesi ile davalının işsiz kalmasının hukuki sonuçlarının ortadan kalktığını, işsizlik ödeneğine dayanak kanunun maksadının, iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin gelir kaybının önlenerek zor duruma...
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: işe iade davası sonrasında işe başlama ve başlatmama hususunda tarafların samimi olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu gibi, işçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yaptığı başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Öte yandan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21’inci maddesine göre süresi içinde işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....
Hukuk Dairesinin 2015/30355 Esas ve 2015/22500 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğunu, davacının işe iade kararının kesinleşmesi üzerine yasal süresi içerisinde işe başlamak amacıyla davalı işverene başvuruda bulunduğunu, ancak süresi içerisinde işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı farkı, yıllık izin ücreti, boşta geçen süre ücreti, sendikal tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının davalıdan ödeme talebinde bulunmadığını, doğrudan alacak davası açmasında ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, işe iade kararının tebliğ tarihi itibari ile işyerinin kapandığını, bu nedenle işe iade talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir....
Gerekçe: Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetli olup davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak, işe iade davası netice olarak bir tespit davası olup tespit davalarında yalnızca tespit hükmü verilir, eda hükmü verilemez. Somut olayda, mahkemece bu husus gözetilmeden davacının çalıştırılmadığı süre içerisinde en çok 4 aya kadar ücretinin ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Diğer yandan, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının sekiz aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır....
Kesinleşen işe iade kararı üzerine işçinin işe başlatılmış olması halinde iş ilişkisi feshedilmemiş gibi değerlendirileceğinden daha önce ödenen ihbar tazminatı konusuz kalmış olur ve işçinin bir alacağından mahsubu gerekir. 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 4.fıkrasında sözü edilen mahsup veya iade yükümü de feshin geçersiz sayılmasına bağlı olarak ortadan kalkmasının bir sonucudur. İşçinin kesinleşen işe iade kararı ve süresi içinde başvuruya rağmen işe başlatılmaması halinde de önceki fesih ortadan kalkmakta ve işçinin işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda yine işçiye geçersiz sayılan fesih sebebiyle ödenen ihbar tazminatı konusuz kalmış olur. O halde işçiye daha önce ödenen ihbar tazminatı tutarı, işe başlatmama suretiyle gerçekleşen feshe göre hak kazanılan işçilik alacaklarından mahsup edilmelidir....
E) Gerekçe: 1-Öncelikle yargılama usulleri farklı olan işe iade davası ile disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunun tespit ve iptali istemi, eşit davranma ilkesine aykırılık sebebiyle tazminat ve ücret farkı taleplerine ilişkin yargılamanın birlikte yürütülmesi usule aykırıdır. Mahkemece bu dosyada işe iade davasının değerlendirilmesi, diğer taleplerin ise tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilerek değerlendirilmesi gerekmektedir. 2-Davacı 27.11.2012 tarihli dilekçesi ile iş akdini kendisinin feshettiğini belirtmiştir. Bu dilekçenin irade fesadı altında alındığı kanıtlanamamıştır. İş akdini kendisi fesheden tarafın işe iade talep hakkı olamayacağından işe iade talebinin kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : İŞE İADE Davacı vekili Yargıtay denetiminde geçerek onanan... 27. İş Mahkemesi' nin 29.12.2015 tarih ve 2015/429 E. 2015/53 K. sayılı kararına yönelik olarak tavzih talebinde bulunmuştur. Davacı vekilinin tavzih talebi Mahkemece 18.09.2017 gün ve 2015/429 E. 2015/53 K. sayılı ek kararı ile HMK. nın 305/2. maddesi uyarınca reddedilmiştir. Ek karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı vekili 18.09.2017 tarihli dilekçesi ile "...kesinleşen işe iade kararına dayanılarak icra takibi yapılabilmesi için en son brüt ücretin miktarının dosyadan tespit edilerek kararın tavzihini..." talep etmiştir. Davacı vekilinin tavzih talebi, Mahkemenin 29.12.2015 tarih ve 2015/429 E. 2015/53 K. sayılı ek kararı ile HMK. nın 305/2. maddesi uyarınca reddedilmiştir....
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Somut olayda, Dairemizce verilen ve kesin olan işe iade kararı üzerine mahkemece bu kararın taraflara tebliği ile yetinilmesi gerekirken esasa kaydedilip duruşma açıldığı ve bu hatanın duruşmada farkedilerek sadece esasın kapatılmasına karar verildiği, sonrasında ise kesin olarak verildiği ifade edilen kararın arkasına bu durumu tespit eden tashih şerhi düşüldüğü ve bu şerhte davacının işe iade talebinin söz konusu kararın tarihi olan 09.11.2012 tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesinde hükmün tashihi düzenlenmiştir....


