Mahkeme kararı ile kaldırılmış bir haczin, tekrar ve eski tarihle konulması, malike nasıl izah edilebilir? Yukarıda da belirttiğim gibi icra hukuku borçlar hukukundan farklı bir alandır ve alacaklı, borçlu, icra müdürü ve üçüncü kişiler arasında sözleşmesel ya da kusura dayalı bir sorumluluk ilişkisi kurmaz. İcra müdürünün hatalı davranışı ile ortaya çıkan hak kaybı, üçüncü kişinin hakkının elinden alınması suretiyle giderilmez. IV- Yüksek Genel Kurulun bu kararı ile zaten yasa ile tanınmış bir yol olan "tasarrufun iptali" yolu anlamsız bırakılmıştır. Eğer borçlu taşınmazını iptale tâbi bir tasarrufla üçüncü kişiye devretmişse alacaklının izleyeceği yol, eski tarihli haciz konulmasını istemek değil; taşınmazın mal kaçırmak maksadıyla devredildiği ve/veya yeni malik üçüncü kişinin borçlunun aciz halinde olduğunu bilerek bu taşınmazı satın aldığı iddiasıyla tasarrufun iptali davası ikame etmektir (İİK m.277 vd.)....
Daha sonra tapu iptali ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin, haczin kaldırılması için, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 Esas 2001/516 Karar sayılı kararında ve Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarında da belirtildiği üzere genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açması gerekir. Bu nedenle icra müdürlüğünün bu hususlara ilişkin haczin kaldırılması talebinin reddine yönelik gerekçesi yerinde ve yasaya uygun olup mahkemenin tapu iptali ve tescil kararı verildiğinden bahisle müdürlük kararının kaldırılması gerektiğine ilişkin tespit ve gerekçesinde isabet bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine dair 17.03.2014 tarih, 2013/12604 Esas, 2014/4368 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/13998 sayılı takip dosyasında trafik kaydına 20.09.2012‘de haciz konulan 34 HD 0442 plaka sayılı aracın, noterde yapılan sözleşme ile 27.10.2010’da üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce üçüncü kişiye geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....
Esas dava İİK 99 madde gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması; birleşti- rilen dava ise İİK 16 madde gereğince memur muamelesini şikayettir. Somut olayda mahkemece her iki dava da şikayet olarak değerlendirilmiş ise de esas dava harcı yatırılarak açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkin olduğundan bu konuda istihkak prosedürü çerçevesinde toplanan delillere göre karar verilmesi gerekirken hukuki tavsif de hataya düşülmesi ve istihkak iddiasının kaldırılması yönünden olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişiler ve borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişilere ve borçluya geri verilmesine 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şikayet, taşınmaz maliki 3. kişinin, İİK'nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca taşınmaz üzerindeki haczin düşmüş olduğuna ilişkindir. Davacı tarafça, ilk olarak 10.09.2020 tarihinde konulan haczin davalı takip alacaklısı tarafından süresi içerisinde satış istenmemesi ve satış avansı yatırılmaması nedeniyle 10.09.2021 tarihinde düştüğü gerekçesi ile ikinci haczin ise haciz tarihinde takip borçlusunun mülkiyet hakkının sona ermiş olması nedeniyle 10.09.2020 ve 08.06.2021 tarihli hacizlerin kaldırılması talep edilmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/64540 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusu ......
Bu ilke ışığında davacı vekilinin, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kalan mahcuz üzerindeki haczin kaldırılması istemi, davanın niteliğini ortaya koymak açısından yeterlidir.Bundan sonraki işlemler noksan harcın tamamlanmasını sağlayıcı nitelikte olup, dava değerini gösterir dilekçe de HUMK’nun 83. vd. maddeleri anlamında ıslah dilekçesi olarak kabul edilemez.Bu nedenlerle davalı (alacaklı) vekilinin davanın süresinde olmadığı ve ıslah prosedürünün uygulanmadığı yönündeki usule ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Dava, üçüncü kişinin 3226 sayılı yasa’nın 19/2. maddesi uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 753.36....
kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
kişi vekili ile davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Mahkemece iddia ve toplanan delillere göre; dava konusu haczin İİK 99. maddeye göre yapıldığı,alacaklı tarafından 7 gün içerisinde dava açılmadığından haczin hükümsüz kaldığı, bu durumda davacı 3. kişinin şikayet yerine istihkak davası açmasının gereksiz ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi dahi, haciz tarihindeki mülkiyet durumunu etkilemez. Tescil kararı hacizden sonra verildiğinden ve tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de taşımadığından haczin kaldırılması istemi ancak 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir. Somut olayda, taşınmaz üzerine konulan haczin 21/01/2011 tarihli karar doğrultusunda 24/01/2011 tarihinde tapuya işlendiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin tapu kaydının iptali ve tescil kararının ise 29/05/2013 tarihli olup kararın 09/09/2013 tarihinde kesinleştiği görülmekte olup mahkemece bu nedenle haczin kaldırılmasının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır....


