Ancak taraflar aksine anlaşmalar yapabilir yada hacizlerin konulduğu tarihler ile sözleşmenin tapuya şerh edilip edilmemesi, inşaatın seviyesi gibi hususlar olaya göre değişiklik gösterebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Tescil" başlıklı 1008. maddesinde taşınmaza ilişkin olarak şerhlerin tapu kütüğüne tescil edilebileceği, 1014. maddesinde bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesinin ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabileceği, 1023. maddesinde tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı düzenlemelerine yer verilmiştir....
Ancak taraflar aksine anlaşmalar yapabilir yada hacizlerin konulduğu tarihler ile sözleşmenin tapuya şerh edilip edilmemesi, inşaatın seviyesi gibi hususlar olaya göre değişiklik gösterebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Tescil" başlıklı 1008. maddesinde taşınmaza ilişkin olarak şerhlerin tapu kütüğüne tescil edilebileceği, 1014. maddesinde bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesinin ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabileceği, 1023. maddesinde tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı düzenlemelerine yer verilmiştir....
şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz kararının yetkili mahkeme tarafından verilmediğini, kararın kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür....
Asıl dava İİK'nun 99. maddesi gereğince alacaklı tarafından açılmış 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılması, birleştirilen dava ise İİK'nun 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak davasına ilişkindir....
deliller ile ilk derece mahkemesine sunulduğunu, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edildiğini ancak işbu hususlar gerekçeli kararda kendine yer bulmaksızın taraflarının itirazı kanun kapsamı dışında olmak gerekçesiyle reddedildiğini Salt bu sebeple dahi ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini İhtiyati Hacze Konu Senet Kambiyo Senedi Vasfına Haiz olmadığını Söz konusu senet yetkili temsilci tarafından imzalanmadığını ilk derece mahkemesine dosyasına sunulan imza sirkülerine göre, müvekkili şirketi imzaya yetkili kişinin yalnızca ......
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi Dava, menfi tespit ve haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yaşlılık aylığına konan haczin kaldırılması veya kesilen miktarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir....
Ayrıca mahalle muhtarının kaşe ve imzasının tebliğ alındısı üzerinde bulunmasının nedeni ise tebligatın 213 sayılı Kanun'un 107. maddesi gereğince memur vasıtasıyla, aynı Kanun'un 102. maddesi gereğince tebliğ alacak kişinin itirazına istinaden muhtar nezaretinde yapıldığını gösterdiği şeklinde açıklanmıştır....
Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haczin kaldırılması talep edildiğini, haksız ihtiyati hacizlerden dolayı tazmin edilecek zararın kapsamı hususunda İİK m. 259/1’de bir sınır getirilmemiş, haczin haksız olması halinde alacaklının, borçlunun ve üçüncü kişinin bundan doğacak bütün zararlardan sorumlu olduğu belirtildiğini, illiyet bağının bulunması halinde tazmin edilecek bu zararın kapsamına dolaylı zararların da gireceği kabul edildiğini, zira hükümde açıkça aksi belirtilmediğini, Yargıtay da doğrudan zarar dolaylı zarar ayrımı yapmamakta, ayrıca sadece fiili zararların değil yoksun olunan kar tipindeki zararların dahi istenebileceğini kabul ettiğini, dava konusu olayda ise müvekkil vadeden bir gün önce 19.02.2022 tarihi itibari ile davalı taraf ile iletişime geçmeye başlamış ve ödemek için art arda tekliflerde bulunduğunu, ancak davalı taraf aramalara cevap vermediği gibi APS yoluyla kendisine tebliğ edilen ihtarnameye de cevap vermediğini, hatta aynı gün içerisinde ihtiyati haciz...
CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayete konu taşınmaz üzerine 07.01.2019 tarihinde Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. tarafından 1.400.000 TL borç gösterilerek ipotek tesis edildiğini, borçlunun daha önce ipotek tesis ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin konut kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerektiğini, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesinin bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklandığını, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerin meskeniyet iddiasında bulunulmasını engellediğini, borçlunun taşınmazı üzerine üçüncü kişi lehine ipotek tesis ederek, üçüncü kişinin borcunu ödememesi halinde, lehine ipotek tesis edilen alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla taşınmazın satışını gerçekleştirme riskini göze aldığını, Yargıtay'ın son olarak istikrarla kabul ettiği görüşün de bu yönde...


