WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü’nün 2014/5207 Esas sayılı takip dosyasında taşınmazlarına konan haczin kaldırılmasını talep ettiğinden yukarıda açıklanan maddeler ve kurallar gereğince anılan takip dosyası ile ilgili haczin kaldırılması şikayetini inceleme yetkisi, haciz işlemini yapan icra dairesi olan... İcra Müdürlüğü’nün bağlı olduğu mahkemeye aittir. O halde, mahkemece, haczin kaldırılmasına ilişkin şikayet yönünden yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Diğer taraftan 31.10.2012 tarihinde alacaklının, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlattığı takipte, borçlu ..., taşınmazın asıl borçlunun borcuna karşılık ipotek eden malik olarak üçüncü kişi konumunda olup, icra dosyasında yapılan ihale sonucu, taşınmazın ipotek borç bedelini tam karşılamadığı anlaşılmakla İİK.nun 152. maddesi gereğince kesin rehin açığı belgesinin asıl ipotek borçlusu adına düzenlenmesi gerekir....

Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. 25. İİK’nın 97/a-1. maddesinde borçlu dolayısıyla alacaklı yararına öngörülen yasal karineler borçlu ile üçüncü kişilerin anlaşmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırmalarının engellenmesi amaçlanmıştır. Bu maddenin ilk iki cümlesindeki alacaklı yararına öngörülen bu yasal karinenin aksini ispat külfeti üçüncü kişiye aittir....

Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin yapıldığı yerin borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresi olmadığı, ödeme emrinin burada tebliğ edilmediği, borçlunun burada faaliyet gösterdiğine göre bir bilgi ya da belge bulunmadığı, davacının ise haciz adresini dava ve takip dışı kişilerden kiraladığı, bu durumda mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, davacı şirketin hâkim ortağının borçlu şirket ortağının eşi olmasının iki şirket arasında ortaklar itibarı ile organik bağ bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığı, karinenin aksinin alacaklı tarafından kanıtlanamadığı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Davacı ve borçlu şirketler arasında ortaklar itibarı ile ve aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ vardır....

DAVA Şikayetçi 3. kişi şikayet dilekçesinde; takip borçlusundan satın aldığı taşınmaza, kendi adına kayıtlı iken borçlunun borcu için haciz konulamayacağını, haczin yenilenmesinin yasal olarak mümkün olmadığını ileri sürerek şikayetin kabulü ile taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olmadığı, haciz tarihinde takipte taraf (borçlu) olmayan 3. kişi adına kayıtlı olan taşınmazın haczinin mümkün olmadığı, taşınmazı üçüncü kişinin satın almasından sonra taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle yenileme haczi şeklinde de olsa haczedilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. III. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Usulüne uygun yapılan tebligata rağmen 3 gün içinde itiraz edilmezse bu kez istihkak iddiasının kabul edilmiş sayıldığı belirtilerek haczin kaldırılması mümkün olacaktır. Somut olayda,10.3.2016 tarihinde üçüncü kişi vekili İcra Müdürlüğü’ne istihkak iddiasını içerir dilekçesi sunduğu, 6.4.2016 tarihinde İcra Müdürlüğü takibin taliki veya devamı hakkında karar vermek üzere İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve üçüncü kişinin istihkak iddiasının alacaklı vekiline ve borçluya bildirilmesine ilişkin varaka hazırlandığı, anılan varakanın 12.4.2016 tarihinde alacaklıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır....

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İİNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının ortağı olduğu ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden alınamayan 2005 ila 2008 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazları üzerine uygulanan haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenmiştir. Davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin davacıya bilinen adresinde tebligat yapılamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildiği anlaşılmıştır....

Bu konuda 3. kişinin, borçluya ait bir mal veya hakkın haczedilemeyeceğini ileri sürerek, 89/1 ihbarnamesine dayalı haczin kaldırılması ve ihbarnamenin iptali istemi ile yaptığı şikayetin dinlenilmesi olanağı yoktur. O halde mahkemece, 3. kişinin isteminin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü ile 1. haciz ihbarnamesinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Kişinin borçluya ait bir mal veya hakkın haczedilemeyeceğini ileri sürerek 89/1 ihbarnamesine dayalı haczin kaldırılması ve ihbarnamenin iptali istemi ile yaptığı şikayetin dinlenilmesi olanağı yoktur. O halde, Mahkemece, 3. kişinin isteminin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü ile 1.haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Üçüncü kişi mülkiyet, rehin vb. haklara dayanarak istihkak iddiasında bulunabilir, buna göre dava da üçüncü kişi ya da alacaklı tarafından açılabilir. Borçlu bu davayı açamaz. İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Duruşmalı inceleme yapılması, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4’ünün başlangıçta peşin olarak alınması gerekir. Dava kabul ile sonuçlandığında nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu davalarda genel yetki kuralının yanı sıra özel yetki kuralı da getirilmiştir. Yargılama sonucunda verilecek karar ise istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması ya da satış bedelinin ödenmesine ya da istihkak iddiasının reddine ilişkindir. İİK’nun 16. maddesi uyarınca ileri sürülen şikâyet başvurusu ise teknik anlamda bir dava değildir....

ün borcundan dolayı yaptığı takip sonucunda dava konusu taşınmaza haciz konulduğu, haczin konulduğu tarihte taşınmazın tapu kayıtlarına göre malikinin ... olduğu, 4721 sayılı TMK'nin 1020 ve devamı maddeleri gereği tapu sicilinin aleni olduğu, ayni hakların tescil ile doğacağı, tescil harici yollarla doğan aynı hakların süresinde tescil edilmediği durumlarda 3. kişilerin elde ettiği ayni hakların korunacağı, davacının mahkeme kararı ile mülkiyet hakkını kararın kesinleştiği 29/07/2010 tarihi itibarıyla elde ettiği, ancak tapu siciline tescilin 25/08/2015 tarihinde yapıldığı, fekki istenilen hacizlerin ise tescil tarihinden önceki tarihleri taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık; takipte taraf olmayan üçüncü kişinin, kesinleşen mahkeme kararı gereğince maliki olduğu taşınmaz kaydına uygulanan haczin kaldırılması istemine yöneliktir....

UYAP Entegrasyonu