"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, ....İcra Müdürlüğü’nün 2008/7114 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 15.10.2008’de haciz konulan 33 HH 757 plaka sayılı aracın noterde yapılan sözleşme ile 09.10.2008’de davacı tarafından satın alındığını ve mülkiyetin hacizden önce üçüncü kişiye geçtiğini, haczin kaldırılması taleplerinin İcra müdürlüğü tarafından reddedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava konusu araç kaydının takip borçlusuna ait olması nedeni ile haczin konulmasını isteyen alacaklı tarafın kötü niyetinden bahsedilemeyeceği için İİK’nin 97/15. maddesi kapsamında tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşullar gerçekleşmediğinden, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İstihkak davası kabul ile sonuçlandığına göre nispi karar ve ilam harcının davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur....
D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/4203 Karar No : 2022/3602 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ: Av. … 2- (DAVACI) … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2011 ila 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla aracına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin davacıya geçtiği, ancak yasal süresinde tescil işlemini yaptırmadığı,bu nedenle davalıların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı “gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İstihkak davalarında, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanır ve dava değeri alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir. Somut olayda nispi karar ve ilam harcının alacak miktarı olan 13.075,55.-TL üzerinden hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalıdır....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın kaydına noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce satın alındığı ve mülkiyetin üçüncü kişiye hacizden önce geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Somut olayda davacı üçüncü kişi icra dosyası içinde istihkak iddiasında bulunmadan doğrudan dava açmıştır ve bunu engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yapılan yargılama sırasında alacaklı vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş, ayrıca davadan haberdar olduktan sonraki süreçte haczin kaldırılması önünde herhangi bir girişimde de bulunmamıştır....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın kaydına noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce satın alındığı ve mülkiyetin üçüncü kişiye hacizden önce geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Somut olayda davacı üçüncü kişi icra dosyası içinde istihkak iddiasında bulunmadan doğrudan dava açmıştır ve bunu engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yapılan yargılama sırasında alacaklı vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş, ayrıca davadan haberdar olduktan sonraki süreçte haczin kaldırılması önünde herhangi bir girişimde de bulunmamıştır....
Davacı üçüncü kişinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, her bir davalı lehine ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edildiği görülmektedir....
Hukuk Dairesinin 02.04.2012 tarihli ve 2011/25870-2012/10550 sayılı ilamıyla takipte taraf olmayan üçüncü kişinin icra takibinin iptalini istemesine yasal imkan olmadığı,şikayetçinin takibin iptaline yönelik isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi, haczin kaldırılması talebinin ise istihkak prosedürüne göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacının takibin iptaline yönelik isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, istihkak iddiasının ise araçların davacıya ait olduğu gerekçesi ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin davacıya geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle davalı alacaklı tarafa duruşma günü bildirilirken çıkartılan davetiye üzerinde HUMK’nun 508, 509, 510. maddelerine uygun uyarının yazılmış olmasına ve davanın açılması ile istihkak iddiasından haberdar olan alacaklı tarafın haczin kaldırılması yönünde bir girişiminin olmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Davalı (alacaklı) vekili, istihkak iddiasının yasal hak düşürücü süreden sonra yapıldığını, haczin yapıldığı adresin borçluya ait olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin yapıldığı yerde borçluya herhangi bir tebligat yapılmadığı, vergi kaydına göre davacının, borcun doğumundan önce bu iş yerinde faaliyete başladığı, mahcuzların sunulan faturalar kapsamında üçüncü kişiye ait olduğunun kanıtlandığı” gerekçesi ile; davanın kabulü ile 31.03.2006 ve 09.12.2005 tarihli hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....


