Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli başlattığı icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı yazılı kira sözleşmesine dayanarak 11.8.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 10.8.2011 ödeme tarihli kira bedelinin tahsilini istemiş, ödeme emri davalıya Tebligat Kanunu 21. maddesine göre 12.8.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu , 03.02.2012 tarihli itiraz dilekçesi ile tebligattan 03.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu,borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiş ve ödeme emrinin usulsüz olduğundan bahisle ödeme emrinin düzeltilmesi için .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/65 esasında kayıtlı dava ile şikayette bulunmuştur....
Yerel mahkemece ilgili icra dosyasının tasdikli sureti gönderilmiş ise de tetkikinde, ...İcra Müdürlüğü'nde yapılan takibe yetki itirazı üzerine dosyanın Birecik İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği 2012/37 Esasa kaydedildiği, Birecik İcra Müdürlüğü'nce düzenlenen 25/01/2012 tarihli yazıda masraf yatırılmadığı için borçluya ödeme emri tebliği gönderilmediği, tebligat ücretinin gönderilmesi halinde gereğinin yapılacağı belirtilmiş olup, akabinde davaya temel oluşturan ödeme emrinin düzenlenip düzenlenmediği, davalı borçluya tebliğ olunup olunmadığı anlaşılamadığı gibi itiraz dilekçesine de rastlanılamamıştır. İcra dosyasının tasdikli sureti eklenmiş ise de icra müdürlüğü yazısı içeriğinden de anlaşıldığı üzere sonrasında ödeme emri ve itiraz dilekçesinin mevcudiyetinin araştırılmadan eksik şekilde geri çevirme kararı gereğinin ifa edildiği görülmektedir....
. maddesinde; “Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir” hükmü yer almaktadır....
; mahkemece, borçlu aleyhinde yapılan ilamsız icra takibine karşı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından yasal süresi içerisinde itiraz dilekçesi sunulmadığından icra müdürlüğü işleminde iptali gereken bir husus bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır....
İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK’nun) 265,I hükmü uyarınca, “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu kanun hükmü uyarınca yedi günlük ihtiyati hacze itiraz süresi borçlunun huzuruyla haciz yapılmışsa haciz tarihinden, aksi hâlde haciz tutanağının borçluya tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda mahkemece, borçluların ödeme emri ile ihtiyati haciz işleminden haberdar oldukları gerekçesiyle itiraz süre yönünden reddedilmiş ise de icra dosyası fotokopisinde yer alan ve muteriz ...’na yönelik ödeme emrini içeren tebligat parçasında ihtiyati haciz tutanağının da borçluya gönderildiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Tebliğ edilen ödeme emrinin dayanağı olarak ihtiyati haciz kararı niteliği dahi belirtilmeyen Ankara 15....
tarafından sunulan 04/02/2021 tarihli dilekçede, davaya konu alacağın 24/11/2020 tarihinde tahsil edildiği ve ödeme nedeniyle davanın konusu kaldığı bildirilmiş olup, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin ödeme ile borcun son bulduğuna dair beyanı dikkate alınmak suretiyle ek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine (İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere, İtiraz Hakem Heyeti kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne) İŞLEMSİZ İADESİNE, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18/01/2022.gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne,davalı borçlu ... yönünden davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından davalı ...’a ilişkin karara yönelik olarak temyiz edilmiştir. Alacaklı vekili tarafından davalı kiracılar hakkında başlatılan icra takibinde, 01.08.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözlü kira akdi gereğince ödenmeyen toplam 2.760,30 TL kira alacağının tahsili ve tahliye istenmiştir. Borçlulardan ...’a ödeme emri 26.09.2009 tarihinde, diğer davalı ...’a ödeme emri 29.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalılardan borçlu ... ödeme emrine itiraz etmemiştir....
İİK’nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda; tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde, gecikmiş itirazda bulunacak kişinin, mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu, usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda borçlu vekili ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürdüğüne göre, uyuşmazlığın İİK. nun 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesine göre çözümlenmesi gerekir....
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin Ödeme Şekli başlıklı; 1. maddesinde ödemenin "30 günlük çalışmanın sonucunda takip eden 15 gün içinde 60 - 90 günlük çek ile yapılacaktır" şeklinde kararlaştırıldığı, çalışmanın ne zaman bittiği hususu yargılamayı gerektirmekle birlikte, fatura tarihi olan 31/10/2015 tarihi dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibarı ile borcun henüz vadesinin gelmediği, itiraz eden vekili tarafından sözleşmeye uygun çeklerin verildiğinin beyan edilmiş olması nedeni ile, alacağın muaccel olup olmadığı hususu yargılamayı gerektirip bu hususta tarafların uyuşamadığı, itiraz eden borçlu şirketin ikametgahınında belli olduğu gerekçesiyle vadesi gelmemiş alacaklar hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden itiraz eden borçlu şirketin itirazının kabulüne karar verilmiştir. Kararı, karşı taraf (alacaklı) vekili temyiz etmiştir....
Buna göre; ödeme emrine itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılmış olması gerekir. Çünkü ödeme emrine itiraz tarihi, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp, bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarihtir (HGK. 13.5.2009 tarih ve 2009/12-185 E.-2009/182 K.). İcra müdürlüğünce, itiraz dilekçesi tarihinin, önceki bir tarih olarak bildirilmesine itibar edilemez. Tutanağa geçirilmeyen dilekçeler tanık beyanı ile de ispat edilemez. Ayrıca, İİK'nun 8/a maddesinde de, icra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin kullanılacağı, her türlü veri, bilgi, belge ve kararın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenerek kaydedileceği hüküm altına alınmıştır....


