"İçtihat Metni"Mahkemesi :... 5.İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava ödeme emri tebligatı usulsüzlüğüne dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. İcra Mahkemesince usulsüz ödeme emri tebligatının sıra cetvelinin iptali sebebi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İtiraz edilmediği takdirde borç kesinleşmiş olur. Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Kanun koyucu tarafından, tahsil edilmesi istenen alacak, kamusal nitelikte imtiyazlı olduğundan sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsilinin sağlanması istenmiş, bu nedenle kamu alacağına ilişkin takip kesinleştikten sonra, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılması yönünde herhangi bir hüküm öngörülmemiştir....
ye çek bedelini ödemesi gerektiği, muhatap bankanın ödeme yasağı kararının kapsamı dışında hukuka aykırı olarak hamile ödeme yapmadığı, buna göre çekin yasal süre içerisinde ibraz edildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, hal böyle olunca, müterizin itiraz dilekçesinde ileri sürmüş olduğu çekin kambiyo senedi niteliğini yitirdiği yönündeki iddiaların doğru olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, itiraz nedeni olarak ileri sürülen hususların İİK'nın 265'inci maddesi kapsamında olmayıp bir menfi tespit davasında incelenebilecek mahiyette bulunmasına göre muteriz vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Davalı borçlular vekili 30.09.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, kendisine tebliğ yapılmayan müvekkili açısından da icra takibine itiraz ettiğini, iş bu dosyanın taraflarınca haricen öğrenildiğini, ödeme emrinin zorunlu şartları taşımadığını, icra takibine konu edilen cezai şart, damga vergisi, gecikme zammı ve stopaj bedeli ismi altındaki alacakların örnek 13 ödeme emrine konu edilmesinin mümkün olmadığını, bu alacak kalemlerinin faiz ve ferilerine de itiraz ettiklerini, müvekkili ...Tur. Tic....
İİK’nın 60. maddesine göre; icra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur. Aynı Kanunun 61. maddesi uyarınca ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. 13. İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesinin 1. fıkrası ise; “…İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur…” hükmünü içermektedir. 14. Borçlunun, borçlu olmadığını veya (alacağın müeccel olduğu, şarta bağlı olduğu gibi bir nedenle) alacaklının takip yapma yetkisi bulunmadığını icra dairesine bildirmesine, ödeme emrine itiraz denir (İİK m. 62-66)....
Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesine göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmezse borç kesinleşmiş olur. Diğer taraftan, borçluların nereye ve hangi sürede itiraz edebileceğinin ödeme emrinde bulunması gerekir. Anayasanın 40/2. maddesinde “(Ek fıkra: 03/10/2001 - 4709 S.K./16. md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” düzenlemesine göre bu husus zorunludur....
Yetkisiz icra dairesinde yapılan takipteki ödeme emrine ilişkin yetkiye itiraz yanında borca da itiraz edilmiş olsa bile yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın gönderildiği yetkili icra dairesince yeniden ödeme emri çıkarılacak olup itiraz üzerine takibin durması için tebliğ edilen yeni ödeme emrine de ayrıca itiraz edilmesi gerekir. Yetkisiz icra dairesinde yapılan borca itiraz yetkili icra dairesinde çıkartılan ödeme emri bakımından sonuç doğurmaz. Bu nedenle yeni ödeme emrine itiraz edilmemiş olması halinde takip kesinleşir. İİK 67. maddeye dayalı açılan itirazın iptali davası, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için açılan bir dava olup takibin kesinleşmiş olması halinde itirazın iptali açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. (Yargıtay 15. HD 2017/640 esas, 2017/3350 karar) Somut olayda; davacı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile davalı ahkkında icra takibi başlatılmıştır....
İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.” hükmü mevcuttur. 506 sayılı Yasanın 79. maddesindeki süreler, hak düşürücü süre niteliğindedir. 6183 sayılı Kanunun 58.maddesine göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmezse borç kesinleşmiş olur....
Ödeme emrinin içeriğinin idari para cezası olması başlıbaşına iptaline yönelik davanın idari yargıda görülmesini gerektirmez. 5510 sayılı Yasa'nın 102.maddesindeki prosedüre uygun bir biçimde idari para cezasının iptali halinde ödeme emrinin dayanağı kalmayacağından iptali gerekir ise de anılan prosedüre uygun bir biçimde itiraz edilmez veya dava açılmaz ise idari para cezası kesinleşeceğinden ilgilinin ödeme emrine itiraz halinde borcun yasal dayanağının bulunmadığı yönündeki savunması dinlenilmez. Yapılacak iş, idari para cezasına karşı süresinde itiraz edilip edilmediği, itiraz ile ilgili bir karar olup olmadığı ve var ise davacıya tebliğ tarihi Kurumdan sorulmalı, idare mahkemesinde dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, ... SCM 2012/500 D. İş ( Kapatılan Ula SCM 2011/125 D.İş ) sayılı dosyanın akıbeti sorulmalı, idari para cezasına karşı iptal davası açılmış ise sonucu beklenmeli ve ödeme emrinin iptali istemi hakkında bir karar verilmelidir....
Ödeme emrinin iptali yönünde dava açılacağının kanuni dayanağı olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi; “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi hâle itiraz edilmemiş sayılır. İtirazda bulunan borçlu bu kanuna göre teminat gösterdiği takdirde takip muamelesi itirazlı borç miktarı için ve itiraz komisyonunca bu hususta karar verilinceye kadar durdurulur. İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir....


